| Konu: | İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 13 |
| Tarih: | 05.11.2020 |
BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 239 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 19'uncu maddesiyle ilgili önerge üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, eski Başbakanlarımızdan, 3'üncü Genel Başkanımız, devlet adamı, mütevazı insan Bülent Ecevit'in ölüm yıl dönümü. Onu da saygıyla ve rahmetle anıyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün Genel Kurulda görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, genel kabul görmüş yasama ve kanun yapma teamüllerine aykırı bir biçimde, birbiriyle ilişkisiz 19 ayrı kanunun maddelerinde değişiklik yapan ve yaklaşık iki hafta önce kanun teklifinden çıkarılan 5 maddenin yeni bir düzenlemeyle yeniden Genel Kurul gündemine getirildiği, 51 maddeden oluşan bir torba kanun teklifidir. Teklifin içeriği ağırlıklı olarak işsizlik sigortası, sosyal yardım ve yine ağırlıklı olarak vergi konularında düzenlemeler yapılması şeklindedir. Torba yasa uygulaması nitelikli yasa kavramının bir tür kemiricisi konumuna gelmiş bulunmaktadır. Yeni sistemle artık kanun tasarılarının bakanlıklar eliyle değil, doğrudan milletvekilleri eliyle teklif olarak hazırlanması, görüşülmesi ve vatandaşın ihtiyaçlarına daha net çözümler üretmesi amaçlanmaktaydı ancak bugün bunu bir türlü görememekteyiz.
Teklifin 19'uncu maddesine baktığımızda, burada yapılmak istenen, menkul kıymetler ve devlet tahvili, mevduat faiz gelirleri ve borsa kazançları gibi diğer sermaye piyasası araçlarının alım satım sürecinde elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67'nci maddesinin süresinin uzatılmasıdır. Bu geçici madde on altı yıl önce düzenlenmiş ve bugün 5+5 sistemiyle tekrardan uzatılmak istenmektedir. Kısacası buradaki amaç, faiz geliri elde edenler için avantajlı vergilendirme sisteminin devam etmesidir.
Anayasa'mızda "Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür." maddesi yer almaktadır fakat teklifin 19'uncu maddesi, Anayasa'mızın bu maddesinde belirtilen vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılım koşullarına aykırıdır. Memurun, işçinin, çiftçinin ve diğer dar gelirli kesimlerin üzerindeki dolaysız ve dolaylı vergi yükü dikkate alındığında bu durumun adil bir vergilendirme olmadığı ortadadır. Burada asıl yapılması gereken, gerçek usulde beyana dayalı vergilendirmedir. Yüksek oranda gelir elde edenlerin düşük oranda vergilendirilmesi kamu vicdanını yaralamaktadır. Ülke ekonomisinin kötü olduğu bu dönemde, mutlak suretle gelir eşitsizliğinin ortadan kaldırılması ve geliri yüksek kesimden fazla vergi alınması sağlanmalıdır.
19'uncu maddede karşı çıktığımız bir başka konu ise ülke ekonomisi dibe vurmuşken, kasa boşken, devletin gelire ihtiyacı varken düşük vergilendirme kıyağıyla devletin bu gelirlerden mahrum bırakılmasıdır. 2018 finansal krizinin etkileri yaşanırken bir de pandemiden dolayı ülke ekonomisinin daha da kötüye gittiği bu dönemde vatandaşlarımız kirasını, elektrik, su, doğal gaz gibi zorunlu ihtiyaçlarının faturalarını ödeyememekte, mutfaklarında bir tencere yemek dahi kaynatamamaktadır. Yani devletin pandemiyle, ekonomik sorunlarla ve yoksullukla mücadele etmesi için kaynak bulması ve bu kaynakları kullanması gerekmektedir. Tüm dünya iş yapmayan esnafını korumak, çiftçisini desteklemek için tedbirler alırken Hükûmet bugün Meclise getirdiği kanun teklifiyle işçinin hakkını ve emekliliğini zedelemiş, farklı amaçların peşine düşmüştür.
Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)