GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:15
Tarih:11.11.2020

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İşsizlik Sigortası Kanun Teklifi'nin 45'inci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, iktidar şimdi pandemiyi bahane ederek, işçi haklarını tırpanlamak için büyük bir çim biçme makinesi almış, çim biçme makinesiyle beraber işçinin bütün haklarını gasbediyor, biçiyor; işçinin birikimlerini de tazminatlarını da yok ediyor. İşçiye zor dönemde destek olmak gerekirken İşsizlik Fonu içinden işverene destek oluyorsunuz ama asıl ihtiyaç sahibi olan işçilere geldiği zaman ise maalesef hiçbir destek yok. İşsizlik rekor kırıyor; gençlerimiz umutsuz, mutsuz. Mart 2002 tarihinden 30 Eylül 2020 tarihe kadar 14 milyon kişi işsizlik maaşı için başvuru yapmış ama kaç kardeşimize acaba bu işsizlik maaşı bağlanmış bilir misiniz? Tam yarı yarıya; 8 milyon 127 bin kişiye işsizlik maaşı bağlamışsınız. Yani siz bu fonu işçilere değil işverenlere kullandırıyorsunuz. Sendikaların Meclis önünde eylem yapmasına dahi engel oluyorsunuz.

Sayın Başkan, değerli vekiller; "Dünya 5'ten büyüktür." diyor Cumhurbaşkanımız ama siz her zaman torpilli 5 iş adamını kolluyorsunuz, onlar için çalışıyorsunuz. Sürekli "Onların vergi ve prim borçlarını nasıl sileriz, nasıl yok ederiz, onlara daha da fazla nasıl kazanç sağlarız?"ın mücadelesini veriyorsunuz. Yakın zamanda Genel Başkanımızın talimatıyla Anadolu'daydık, 81 ildeydik. CHP'li vekil arkadaşlarımızla beraber Anadolu'yu dolaştık. Bizler de Bingöl'deydik. Bingöl'deki esnafın, işçinin, çiftçinin AKP ve küçük ortağına selamı var. Esnaf perişan. Esnaf siftahsız kepenk kapatıyor. Çiftçi perişan, KOBİ'ler perişan ama bunu anlayan yok, birileri de saraylarda çok rahat bir şekilde yaşamını sürdürüyor.

Bakınız, pandemi süresince ekonomik destek alamamaktan, bazı işçilerini çıkaramamaktan dolayı zor durumda olan, SSK ve BAĞ-KUR primlerinin ödemelerinin ertelenmemesi sebebiyle sıkıntı çeken birçok esnafımız, KOBİ'miz var ama siz bunlara kulak asmıyorsunuz. Veresiye defterleri kabarmış, onları görmüyorsunuz ama bir torba getiriyorsunuz, bu torba içerisinde 500 milyar liralık bir affı getiriyorsunuz ama bu ülkenin efendisi olan, Atatürk'ün takdir ettiği çiftçiyi unutuyorsunuz.(CHP sıralarından alkışlar) Tarım Kredi Kooperatifinin devlete olan borçlarını siliyorsunuz, destekliyorsunuz, tarımsal kooperatiflerle ilgili yine çözüm buluyorsunuz ama çiftçiye, Tarım Kredi Kooperatiflerinin gerçek üyesi olan çiftçiye geldiğiniz zaman ise kapıları kapatıyorsunuz. Yazıklar olsun diyoruz size. Ülkenin dinamiği olan çiftçileri hiçbir zaman kabul etmiyorsunuz, tanımıyorsunuz ama kalkıyorsunuz, Bosna Hersek'ten, FAO verilerinde kırmızı mercimek üretimi olmayan Bosna Hersek'ten kırmızı mercimek ithalatında gümrüğü sıfırlıyorsunuz. Yazıktır, ayıptır kendi çiftçinize; Şanlıurfa'daki, Antep'teki, Diyarbakır'daki mercimek üreten çiftçinize yazıktır diyorum. Hiç gitmiyor musunuz seçim bölgenize, bakmıyor musunuz, size bir şey söylemiyorlar mı?

TAMER DAĞLI (Adana) - Her hafta oradayız.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Evet, evet ama oradaki çiftçi kan ağlıyor. Elektrik borçları, sulama borçları, Tarım Kredi, Ziraat Bankası borçları...

2002'de 2,4 milyar lira olan çiftçinin borcu sizin başarınız sayesinde, on sekiz yıllık başarı hikâyenizle çığ gibi büyüdü, 170 milyar liraya geldi arkadaşlar.

Bakınız, 2002'de 1 ton buğday sattığı zaman 30 gram altın alan çiftçimiz, sizin sayenizde 2020'te 1 ton buğday sattığı zaman 4 gram alıyor, 4 gram. Nerede hani sizin büyüttüğünüz çiftçi? Borç batağında yatıyor. Gelin artık -bu yasada yolumuz daha erken- çiftçinin Tarım Krediye olan borçlarını, Ziraat Bankasına borçlarını yapılandıralım. Gidip 5 tane çetenin borçlarını kurtarmayalım arkadaşlar. Gelin, bu ülkeye bir iyilik yapın; gelin, bu ülkenin efendilerine bir iyilik yapalım, hep beraber borçlarını yapılandıralım, faizlerini silelim. Gidip 5'li çetenin ve Cengiz İnşaatın vergilerini sıfırlamayın. Çiftçilerin vergi faizlerini sıfırlayın ki o zaman sizi yerli ve millî olarak baş tacı yapalım diyorum.

Bakınız, gençlerimiz var, umutsuz; beyin göçü var, neden acaba? Bu ülkeden umutlarını yitirmişler. Yine bakınız, bir teklif verdim: Gelin, üniversiteyi bitiren öğrencilerimize dokuz ay -Avrupa'da da örneği var- işsizlik maaşından birer asgari ücretin yarısı destek verin diyoruz. Anne babasının avuçlarına bakmasınlar; üniversite okumuşlar, adam olmuşlar ama hâlâ daha işsizlikle boğuşuyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Kalkıyorsunuz, Somali'nin IMF'e borcunu sıfırladığınızı söylüyorsunuz ama kendi öğrencilerinizin kredi borçlarına geldiği zaman ise ahkâm kesiyorsunuz, ancak onları "Yapılandıralım." diyorsunuz. Siz önce kendi insanlarınızın borçlarını yapılandırın. Öğrencilerinize iş bulun, onların borçlarını bir kere silseniz ne olur acaba, batar mıyız? Çiftçimizin 178 milyara yaklaşan borcuna bir yapılandırma yapsanız batar mıyız? Ama siz Cengiz İnşaata geldiğiniz zaman feriştah kesiliyorsunuz ama kendi çiftçinize geldiği zaman ondan sonrada hiç sesiniz çıkmıyor, sessiz bir şekilde kediler gibi sakin duruyoruz. Arkadaşlar, açın uykunuzu; pandemide tarımın önemi ortaya çıktı, yol yakınken gelin, Tarım Kredi Kooperatiflerinin borçlarını yapılandıralım, Ziraat Bankası borçlarını yapılandıralım ve ülkenin efendisini tekrar baş tacı yapalım diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)