| Konu: | Atama bekleyen öğretmen adaylarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 16 |
| Tarih: | 17.11.2020 |
ABDULKADİR KARADUMAN (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Atanmayı bekleyen öğretmen adaylarının beklentilerini ve taleplerini ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, öğretmenlik mesleğinin hak ettiği değeri bulamadığı, öğretmen olmaya aday olan kişilerin âdeta örselendiği, yıprandığı ve türlü mağduriyetlerle baş başa bırakıldığı bir ortamda yaşıyoruz. Öğrenme faaliyetine ve öğretmene değer vermeyen bir yönetim anlayışı hiçbir zaman sağlıklı bir geleceği inşa edemeyecektir. Bu ülkede mesleğine atanmayı bekleyen yüz binlerce öğretmen adayı her yıl sınavlara girerken aynı zamanda gelecek kaygısı içerisinde geçim derdiyle boğuşmaktadır. Bu ülkede öğretmen adayları geçinebilmek için garson, çaycı, pazarcı, seyyar satıcı olarak çalışmak zorunda bırakılırken, güvenlik soruşturmaları, mülakat adaletsizliği ve yeterli sayıda atamanın yapılmaması sonucunda da mesleklerini icra edememektedir.
Ne yazık ki artık basında takip ettiğimiz, sıradanlaşan haberlerden bazılarını ifade etmek istiyorum: "Ataması yapılmayan öğretmen adayı intihar etti." "Atama bekleyen İngilizce öğretmenliği bölümü mezun genç yaşamına son verdi." "Ataması yapılmayan öğretmen adayı İbrahim Yeşilbağ intihar etti ve cebinden sadece 6 lira çıktı." "Atamayı bekleyen Mikail Cengiz, çalıştığı inşaatın 6'ncı katından düşerek hayatını kaybetti."
Bakınız, son iki yılda 100'den fazla öğretmen adayı intihar etti. Yine her yıl onlarca öğretmen adayı farklı işlerde çalışmak zorundayken yaşamını yitiriyor. Bu acı tabloyu görmek mecburiyetindeyiz. İnsanlar ve gençler yaşamını yitiriyor. Bugün görevlerine atanmayı bekleyen 700 binden fazla öğretmen adayı varken okullarda "ücretli öğretmenlik" gibi garip bir yöntemle okulların öğretmen ihtiyacı giderilmeye çalışılıyor. Ücretli öğretmenlik uygulamasıyla, farklı bölümlerden mezun olan kişiler asgari ücretin altında bir ücret karşılığında okullarda çalıştırılıyor. Ücretli öğretmenlik uygulaması, bu kapsamda çalışan kişiler ve atanması yapılmayan yüz binlerce öğretmen için ağır bir hakarettir. Bu çarpık uygulama derhâl sonlandırılmalı ve atama bekleyen öğretmenlerin görevlerine ataması yapılmalıdır.
Öğretmen adayları hayatını kaybederken öğretmenlere ödenen maaşların yük olarak görüldüğü bir millî eğitim anlayışına burada bir şeyler söylüyoruz. Öğretmenlere ödenen maaşlar bu ülkede yük olarak görülecek en son şeylerden biridir. Öğretmenlere ödenen maaşlar değil, asıl "İtibardan tasarruf olmaz." anlayışıyla kaynakların israf edilmesi bu ülke için ciddi bir yüktür. Öğretmenlere ödenen maaşlar değil, holdinglerin milyarlarca liralık vergilerinin tek kalemde silinmesi ülkemiz için asıl ağır bir yüktür. Öğretmenlere ödenen maaşlar değil, günlük harcaması 10 milyon lirayı geçen Cumhurbaşkanlığı sarayı ülkemiz için ağır bir yüktür. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, yine, Genel Kurulda görüşülecek olan yeni bir torba yasa gündemimizde. Bu teklifle, doğadan ve insandan çalarak bazı şirketlere çeşitli imtiyazların sağlanması apaçık şekilde hedefleniyor. Dağıtım şirketleri, yenilenebilir enerji yöntemini istismar eden işletmeler ve maden şirketlerine çeşitli imtiyazların sağlanması amaçlanıyor. Bu şirketlere sağlanan imtiyazlar, bir taraftan çevre kirliliğine sebep olurken diğer taraftan vatandaşların ödediği faturalara da ek ücret olarak yansımaktadır. Araba lastiği ve atık çöpleri yakarak enerji üretme yoluna giden işletmelere ruhsat vermek insan sağlığını ve doğayı hiçe saymaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.
ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Çiftçilerimizin ve üreticilerimizin fatura borçlarını ödeyemediği takdirde elektrik ve suları kesilirken sadece 2019 yılında enerji üretimi yapan şirketlere 25 milyar lira teşvik verilmiştir. Teklifte, aynı zamanda maden şirketlerine ruhsat dışına çıkma hakkı tanınmaktadır. Geçici tesislerin ruhsat alanına yapılması bir zorunlulukken ilgili maddeyle ruhsat alanı dışında tarım arazisi, mera ve yerleşim yeri dâhil herhangi bir yere tesis açılmasına izin verilmiş olunacak. Teklif henüz görüşülmeye başlamadan yanlışları burada ifade ediyoruz. Bu torba yasa teklifi getirilen diğer birçok teklif gibi insanı ve doğayı değil; rantı, sermayeyi ve piyasayı öncelemektedir. Saadet Partisi olarak insan sağlığını hiçe sayan, doğayı ve canlı yaşamını tehdit eden, tarım alanlarını işgal eden, su kaynaklarını kirleten bu düzenlemeyi kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(CHP sıralarından alkışlar)