GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Vefatının 3'üncü yıl dönümünde millî halterci Naim Süleymanoğlu'na ve vefatının 2'nci yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Erdin Bircan'a Allah'tan rahmet dilediğine, pandemi sürecinin başından beri Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yı desteklediklerine, Hükûmetin sağlık tedbirleri konusunda bir kafa karışıklığı içinde olduğunu gördüklerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı tedbirler dışında bir önerileri olduysa bunu kamuoyuyla paylaşmaları için Bilim Kurulu üyelerine seslendiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:17
Tarih:18.11.2020

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim.

Öncelikle Türk milletine büyük gurur yaşatan, dünya ve olimpiyat şampiyonu millî halter sporcumuz Naim Süleymanoğlu'nun, Cep Herkülü'nün aramızdan ayrılışının 3'üncü yıl dönümü. Kendisini rahmet, minnet ve şükranla anmayı bir görev sayıyorum Sayın Başkanım.

Yine, bugün Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekilimiz, hepimiz için çok ayrı değeri ve kıymeti olan Erdin Bircan dostumuzun aramızdan ayrılışının 2'nci yıl dönümü. Ona da Allah'ımdan rahmet diliyorum.

Sayın Başkan, devletlerin kriz yönetme noktasında, kriz zamanlarında şüphesiz devlet sırrı sayılabilecek hususlar da olur. Devlet idaresinin çok yüksek hassasiyet gerektirdiği bir gerçek lakin bir pandemi sürecinde bu hassasiyetin çok çok daha fazla yüksek olması ve bu pandemi sürecinde, bu Covid-19 virüsüyle mücadelede hiçbir siyasi kaygı düşünülmeden, hiçbir siyasi tasarrufa bakılmaksızın devletin sevk ve idaresi, 83 milyonun sağlığı, huzuru, refahı açısından büyük önem taşır. Şimdi buna "Niye böyle bir girizgâh yaptın." derseniz, şunun için yaptım: Dün akşam yeni önlemler açıklandı ve biz Türkiye olarak, biz parti olarak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hep birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisinin çok saygıdeğer üyeleri olarak Bilim Kurulunun Hükûmete neleri tavsiye ettiğini bilmiyoruz, sadece Hükûmetin neleri yaptığını -biraz önce mevkidaşlarım da söyledi- vallahi de billahi ben anlamadım daha yani anlama özürlü değilim, anlamadım. Ne zaman yasak var, kaçı... Yani o kadar karışık bir iş yapılmış, o ayrı bir mesele ama... Ben, şimdi şuna çok üzülüyorum: Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca'yı başından beri destekledik; performansını, gayretini, çabasını takdir ettik ama uyarılarımızı da yaptık, dedik ki: Sayın Bakanım, kişisel olarak özverinize, çabanıza, iyi niyetinize tek laf edemeyiz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şöyle bir laf ederiz, bu sistemin şöyle çalışması lazım: Siz Bilim Kurulunu dinleyeceksiniz, Sayın Cumhurbaşkanı da sizi dinleyecek. Lakin bizim görebildiğimiz kadarıyla sistem ters çalışıyor yani Sayın Sağlık Bakanı Cumhurbaşkanını dinliyor, Bilim Kurulu da Sayın Sağlık Bakanını dinliyor gibi yapıyor. Dolayısıyla asıl olan şu: An itibarıyla benim görebildiğim, Sağlık Bakanımız, saray ile Bilim Kurulu arasında tost olmuştur, sıkışmıştır; hani bir atasözüyle söylemek gerekirse iki arada bir derededir. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanını iki arada bir derede bırakmaya kimsenin hakkı yoktur çünkü Bilim Kurulunun Hükûmete yaptığı önerilerin halkla paylaşılmasını çok önemli buluyoruz. Neden önemli buluyoruz Sayın Başkan? Şunun için önemli buluyoruz: 13 Kasım tarihinde Millî Eğitim Bakanı bir açıklama yaptı, dedi ki: "Ara tatilden sonra inşallah bütün kademelerde, bütün sınıflarda yüz yüze eğitime geçeceğiz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Genel Kurulun ve sizin sabrınıza sığınarak, bunlar önemli konular.

Ne zaman dedi? 13 Kasımda bunu söyledi Sayın Bakan. Beş gün sonra bugün, 18 Kasımda, hatta dün 17 Kasımda okulların ikinci bir emre kadar on-line eğitime geçeceğini... Açıkları da kapattık bak şimdi; yıl sonuna kadar bazı sınıflar açıkken, yüz yüze eğitim yapılırken "Ara tatilden sonra hepsi yüz yüze olacak." denirken birden bire yüz yüze olanlar da gitti. Sağlık Bakanı iyi niyetle, aynı tarihte, 13 Kasımda yani bundan beş gün önce dedi ki: "Sanıyorum iyi gelişmeler var -elbette iyi niyetle söylüyor- maskeyle vedalaşacağız inşallah yakın bir zamanda." Şimdi "Çift maske takalım." noktasına geldik. Bunu bir eleştiriyle söylüyor değilim Sayın Başkanım, burası Meclis, 83 milyonun hayatından, kaderinden bahsediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hükûmetin, bu konuda bir tutarsızlık, -tutarsızlık demeyelim hadi- bir ikirciklik, bir çelişki, bir kafa karışıklığı içinde olduğunu görüyoruz. "E, ben on dört gün karantina yapamam." Niye yapamazsın? "Yaparsam, evine giden insanları nasıl besleyeceğim?" O zaman sen devlet olma özelliğini kaybetmişsin. Her vesileyle "Büyük devletiz." diye hava basan yürütme organının, on dört gün Türkiye'yi evde, karantinada, izolasyonda, adına ne derseniz deyin tutabilecek gücü, muktediratı vardır diye ben biliyorum. Türkiye, büyük bir devlet diye övünmek lafla olmaz, böyle zamanlarda olur.

Tekrar altını çizerek bitireyim; sabrınıza teşekkür ederim.

Ben, şimdi, buradan Bilim Kuruluna çağrı yapıyorum: Saygıdeğer Bilim Kurulu üyeleri, toplantınız sonrası Cumhurbaşkanınca açıklanan kısıtlamaların dışında bir öneriniz olduysa -on dört gün kapanma buna dâhil- bunu lütfen kamuoyuyla paylaşın; kamuoyuyla paylaşın ki 83 milyon olarak Hükûmetin bu ikircikli politikalarının kurbanı olmayalım.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)