GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:18
Tarih:19.11.2020

BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri; 238 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 14'üncü maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kanunun 18'inci maddesiyle yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin yatırım ve işletme dönemlerinin ilk on yılında uygulanan kira, izin ve irtifak indirimlerinin lisans tarihinden itibaren uygulanmasına on yıl daha devam edilmesi ve kapsamın 2025 yılına kadar işletmeye girmiş olan işletmeler olarak düzenlenmesi öngörülmüştür. Madde, daha çok, şirketler lehine, şirketlerin eksikliklerini gidermeye ve sorunlarını çözmeye yöneliktir.

Geneline baktığımızda, teklifin halk ve çevre sağlığını göz ardı ettiği, vatandaşlarımızın elektriğe kolay ve ucuz erişimini sağlamadığı ve vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm aramaya yönelik olmadığı anlaşılmaktadır. Örneğin teklifin 35'inci maddesinde "Bakanlık, denetim yetkisini EPDK de dâhil olmak üzere kısmen veya tamamen ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşlarına devredebilecek ve yetki devredilen kuruluşların denetim işlemleri için yapmak zorunda olacağı masraflar Bakanlık bütçesinden karşılanacaktır." hükmü yer almaktadır.

Dağıtım şirketlerinin denetimi mutlaka yapılması gereklidir ancak kanunda yer alan "İhtisas sahibi kurum ve kuruluşlar" tanımında yer alan kurum ve kuruluşların yeterlilikleri konusunda yeterli açıklama yoktur. Bu hususun da değişiklik önerisinde detaylandırılması gerekmektedir. Dolayısıyla bu kurum ve kuruluşlar hangi ölçütler dikkate alınarak belirlenecektir? Zira lisans sahibi elektrik dağıtım şirketleri özel mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenlemeye tabi olarak faaliyet göstermektedir.

36'ncı maddede ise üreticilerin bağlantı bedelinden muaf olmaları önerilmektedir. Bu durum 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17'nci maddesiyle çelişmektedir. Bağlantı tarifesi ancak lisans sahibi dağıtım şirketleri tarafından kendi faaliyetleri çevresinde önerilir ve kurum tarafından onaylanır. Üretim şirketlerinin böyle bir tarife önerme yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca geçmişte bu tür yatırımları kendi yapan üretim şirketlerine haksız bir uygulama yapılmış olacaktır. Bu nedenle, talep haksız uygulama doğuracağından olumsuz değerlendirilmektedir.

Teklifin 40'ıncı maddesinde ise fiyat eşitleme mekanizması ve ulusal tarifenin 2025 yılına kadar uzatılması önerilmektedir. Bu sebeple, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesiyle ilgili 17'nci maddesiyle bu da çelişmektedir. Bu nedenle, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması, rekabet ortamında şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması, kayıp ve kaçakların azaltılması, bölgesel tarifeye geçilmesi ve çapraz sübvansiyonların sona erdirilmesini amaçlayan kanun hükümlerinin şimdiye kadar uygulamaya alınması gerekmekteydi. Bu süreç hep ertelenmiş olup şimdi Meclise sunulan kanun teklifiyle de 2025 yılına kadar bir kez daha ertelenmesi istenilmektedir. Hâlbuki bölgeler arasında işletme ve yatırım maliyetleri, kayıp ve kaçaklar nedeniyle farklı olmasına rağmen tüm tüketiciler ülke genelinde aynı birim bedeli ödemeye devam etmektedirler. Fiyat eşitleme mekanizmasıyla devam ettirilen çapraz sübvansiyonun tarifeyi kötü yönde etkilediği herkes tarafından kabul edilen bir husustur. Bu nedenle, kanunun özüne uygun olarak bu teklifin kabul edilmemesi, ulusal tarifenin uygulamasının meydana getirdiği çapraz sübvansiyonun bir an önce sonlandırılması, elektrik kayıp kaçak oranlarının bölgeler bazında en uygun değerlere çekilmesi için uygulama ve denetleme mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir.

Teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)