GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:22
Tarih:02.12.2020

CHP GRUBU ADINA AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Varlık Fonu üzerine az sonra bir önerge daha var, daha detayıyla orada konuşacağız ama bugün burada süren bu Tank Palet Fabrikasıyla ilgili kör dövüşüne bir açıklama getirmekte yarar görüyorum.

Değerli arkadaşlar, bizler sonuçta birincil olarak milletvekiliyiz, ikincil olarak da belirli partilere üyeliklerimiz ve aidiyetlerimiz var ama bütün milletvekillerimizin doğru bilgi sahibi olması gerekiyor. Burada görüyorsunuz, birkaç gündür "Tank Palet Fabrikası satıldı mı, satılmadı mı?" tartışması var. Konuya açıklık getirelim: Tam adı "Arifiye Ağır Bakım Fabrikası"dır, ağır silahlar üretmekle görevli stratejik bir tesisimizdir. Bu tesise yapılan işlem özelleştirmeye benziyor, işletme hakkının yirmi beş yıllığına devredildiği özelleştirmeye benziyor. "Özelleştirme" diyemiyorum çünkü bir özelleştirme değil. Çünkü özelleştirmenin prosedürü belli; özelleştireceğiniz tesis önce Yüksek Kurula gider, karar alınır, değerlemesi yapılır, ihalesi yapılır ve yöntemi neyse devredilir. Arkadaşlar, bu özelleştirme değil, bu satış da değil; satış bir bedel karşılığında olur; bu, direkt verildi. Şimdi size bütün kalbimle ve samimiyetimle söylüyorum: Değerli arkadaşlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ağır silahlar üreten stratejik bir fabrikasının bir yabancı devlet ortaklığına verilmesi beni hem ürkütüyor hem çok üzüyor. Şimdi bizim Katar'la ilişkilerimiz iyi. Sizin gözünüzde Katar, zor bir dönemimizde bize yardım eden yabancı, dost bir devlet. Peki, yarın öbür gün bu strateji değiştiğinde, Katar'la aramız açıldığında bu ağır silahları üreten bu tesisimizin bütün teknolojik sırlarının, yönetiminin bu devletin ortaklığına geçmesi sizce doğru mu? Bence kesinlikle doğru değil ve gurur kırıcı, onur kırıcı. Bu ülkenin teknolojisi, bu ülkenin mühendisleri, bu ülkenin çalışma biçimi bu fabrikayı Türk Silahlı Kuvvetlerinin kahraman personeliyle muhteşem bir şekilde çalıştırdı; devam edebilirdik ama yaptığınız işlem dolayısıyla hem çok büyük bir stratejik açığa düştük, millî güvenlik açığına düştük hem de çok incinmiş olduk.

Şimdi gelelim Varlık Fonuna. Değerli arkadaşlar, Varlık Fonu meselesinde -sayın konuşmacılar anlattı- Varlık Fonunun ön koşulu bir varlıktır, keşke olsa. Özellikle cari fazla verirsiniz, cari fazlanız bütçe fazlasına dönüşür, elinizde bir fon olur, bunu gelecek nesillere daha verimli bırakmak amacıyla bir fon oluşturursunuz ve bunun yönetimini oluşturursunuz. Diğer ülkelerde bunlar oluşturuldu; ha, bunu da söyleyeyim, onun da bir sürü tartışması var ülkelerde, ideolojik tartışmaları var ve ideoloji faydalıdır, bildiğinizden daha faydalı bir kavramdır. Şimdi, Türkiye'deki meseleye bakıyorsunuz, bir varlığımız var mı değerli arkadaşlar? Arkadaşlar, yok. Bakın, şöyle bir şey: Varlık verebilmeniz için bir fazla vermeniz gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Biz üst üste cari açık verdiğimiz için bizim varlığımız yok. Bizim 450 milyar dolara yakın dış borcumuz var. Üstelik o kadar varlıksızız ki bizim bugün bir Varlık Fonu kurmamız komik görünüyor çünkü şu an itibarıyla 450 milyar dolar dış borcunuz var, sürekli cari açık vermeye devam ediyorsunuz, bütçeniz 250 milyar lira açık vermiş; tabii ki pandeminin etkisi var, haksızlık etmeyeyim ama daha öncesinde sürekli açık verdiğiniz için kamu borcu devasa bir boyuta geliyor. Şimdi hem cari açık veriyorsunuz hem bütçe açığı veriyorsunuz, üzerine Varlık Fonu koyuyorsunuz. Bir Varlık Fonu yok ortada. Bu Fonun mantığı ne biliyor musunuz? Bu Fonun mantığı, Türkiye hukuk sisteminden Türkiye'nin millî varlıklarını dışarıya almak. Ne ihale hukukuna tabi, ne özelleştirmeye tabi.

Değerli arkadaşlar, Borsanın yüzde 10'u satıldı değil mi? Öyle konuşuyoruz. Az sonra teknik detaylarına gireceğiz. Sattığımız mal kimin malı? Bütün milletin malı değil mi? Hangi hak ve cesaretle hiçbir ihale yapmadan bedelini açıklamadan bir masaya oturup "Ben bu milletin malının yüzde 10'unu sattım." diyebilirsiniz?

Sürem bitti, biraz sonra devam edeceğim.

Teşekkür ediyorum, saygılar. (CHP sıralarından alkışlar)