| Konu: | İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un 230 sıra sayılı 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 231 sıra sayılı 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasında CHP'ye sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 24 |
| Tarih: | 07.12.2020 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan. Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna bir sözüm var: Mehmet Muş'u anlamıyorsunuz, Mehmet Muş'u çok hırpaladınız yani sataşma bir ritüeldir ama çok yordunuz. Arkadaşlar, Mehmet Muş, burada kendini muhalefete hazırlıyor, anlamadınız mı? (CHP sıralarından alkışlar) Kendini muhalefete hazırlıyor. Burada Sayın Muş'un, partisinin savunduğu yürütmenin bütçesini savunduğunu görmedik ki baştan sona Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında gitti geldi, gitti geldi, maşallah. Tabii, bu da şundan, anlayışlı olalım arkadaşlar, Sayın Genel Başkanımızın bugün bütçede yaptığı konuşma Mehmet Bey'in muvazenesini bozmuş, normaldir. (CHP sıralarından alkışlar) Bunu böyle karşılayacağız bir. Mehmet Muş kürsü işgaline kadar gitti, genelde kürsü işgalini muhalefet yapar, o ayrı.
2002 öncesi eleştirilere cevap vermeyeceğim sevgili kardeşim çünkü sizden önce Türkiye'yi yöneten koalisyonun içinde Sayın Devlet Bahçeli de vardı, onlar uygun görürlerse sizden önceki dönemle ilgili eleştirilere cevap verirler, biz yoktuk. (CHP sıralarından alkışlar)
MEHMET MUŞ (İstanbul) - 90'ları söyledim, karıştırmayın.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Yalnız, Sayın Kurtulmuş, Kıbrıs konuşulursa Kıbrıs'la ilgili hamaset yapılırsa bu, hepimizin tüylerini ürpertir; güzeldir, iyidir de bir Fazıl Küçük demek lazım, bir Rauf Denktaş demek lazım, bir Necmettin Erbakan demek lazım, bir Bülent Ecevit demek lazım. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Bunu da sizin takdirinize bırakıyorum.
Menemen Belediye Başkanını biz bu tutuklamadan önce ihraç ettik, bunu bilin. Yalova Belediye Başkanı, bu usulsüzlüğü yapan kişiyle ilgili suç duyurusunu kendisi yaptı,
İBB'de şunları işten çıkardılar, doğru: Bankamatik memurlarını, AK PARTİ il ve ilçe başkanlıklarına tahsis edilmiş çalışanları ve araçları tasfiye ve tahliye ettiler; bunu da doğru yapmışlar. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Altay, tamamlayın lütfen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ben de Mehmet Muş gibi kürsüyü işgal edeceğim.
BAŞKAN - Hayır ama bu sefer size bağıran yok, siz konuşuyorsunuz.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Yunan basını, gemi hikâyesini gerçekten böyle ustaca istismar etmeniz, siyaseti epey öğrendiğinizi ve profesyonelleştiğinizi gösteriyor. Sayın Genel Başkanımızın üzüldüğü, bizim üzüldüğümüz şudur: Altı saat boyunca, beş saat boyunca Türkiye'den hiçbir yetkilinin "Arayamazsın o gemiyi." diyememesidir. (CHP sıralarından alkışlar) Niye diyemediniz, onu söyleyeyim, şunun için diyemediniz: Her şeye Sayın Erdoğan karar verdiği için. Bu konuda Dışişleri Bakanının, diğer sayın bakanların bir yetkisi yok. Erdoğan'a sorulmadan cevap verilemeyeceği için böyle bir kepazelik yaşandı. Ve ben, o gemiye helikopter indiği gün "Ha İzmir Konak Meydanı'na bir yabancı devletin askerî helikopteri inmiş ha o gemiye inmiştir; aynı hadsizliktir, Türkiye, gereğini yapmalıdır." dedim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Öyle konuşursan yarın kendini Yunan televizyonlarında...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bırak sen, bırak!
BAŞKAN - Sayın Özkan... Sayın Altay...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Orada oturup laf atacağına... Fransa'da Macron'un Yüce Peygamber'imize ve Türkiye Cumhurbaşkanına yaptığı hadsizliğe bile cevap vermediniz siz, hiçbiriniz, hiçbiriniz vermediniz. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Altay, teşekkür ederim.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, Demirtaş meselesine gelince...
HALİL ETYEMEZ (Konya) - Kürsüyü işgal ediyor.
BAŞKAN - Sayın Altay... (CHP sıralarından gürültüler)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hiç PKK'yla ilişki içinde olmadık. HDP burada, biz Selahattin Demirtaş'ın hakkında kesinleşmiş bir hüküm olmadığı için cezaevinde tutulmaması gerektiğini söyledik, bundan sonra da söylemeye devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar) Ama biz şunu da yapmadık: Biz seçim kazanmak için Abdullah Öcalan'a elçi gönderip ondan mektup alıp kardeşini TRT'ye çıkarıp sonra HDP seçmenine dönüp "Bu Öcalan'ı niye dinlemiyorsunuz?" demedik. (CHP sıralarından alkışlar) PKK'yla ilişki içine girmiş bir parti aranıyorsa bence önce AK PARTİ'ye bakılacak, bence oraya bakılacak.
BAŞKAN - Sayın Altay, lütfen... (CHP sıralarından gürültüler)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, şöyle bitireyim: Bir Anayasa hikâyesi var... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Arkadaşlar, sataşmadan kürsüde iki dakika veriyoruz, ilave süre vermiyoruz.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Başkanım, şunu söyleyeyim...
BAŞKAN - Bir dakika verdim, bir dakika verdim. (CHP sıralarından gürültüler)
ENGİN ALTAY (Devamla) - "Şimdi, efendim, HDP, İYİ PARTİ, CHP oturmuş Anayasa çalışması yapmış." Ben bu partinin yedi senedir Grup Başkan Vekiliyim, yedi senem bitti; benim böyle bir çalışmadan haberim yok. (AK PARTİ sıralarından "Yuh!" sesi)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Yuh sana! (AK PARTİ sıralarından "İbrahim Kaboğlu..." sesleri)
Dur, dur, göstereceğim, bak, göstereceğim.
BAŞKAN - Arkadaşlar...
HALİL ETYEMEZ (Konya) - Korsan sunum yapıyor.
ENGİN ALTAY (Devamla) - 26'ncı Dönem Parlamentosu, CHP, AK PARTİ, HDP, MHP, Anayasa Uzlaşma Komisyonu yapıldı; açık, gizli.
24'üncü Dönemde gene bir Komisyon kuruldu, uzun da çalıştı. Sayın Başkanım, zatıaliniz de varsınız. AK PARTİ'den Ahmet İyimaya, Mustafa Şentop, Mehmet Ali Şahin; CHP'den Süheyl Batum, Rıza Türmen, Atilla Kart; MHP'den Tunca Toskay, Oktay Öztürk, Faruk Bal; Barış ve Demokrasi Partisinden -o zamanki BDP, şimdiki HDP- Ayla Akat, Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder vardı. Bu çalışma hem de iki-üç sene sürdü.
Şimdi, tutturmuşsunuz, bir "Anayasa, Anayasa..." Böyle bir şey yok, yapılan çalışmalar burada, 26'ncı Dönem, 24'üncü Dönem. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Sayın Altay, lütfen Sayın Altay...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, son cümlem -çok şey var ama- şu olsun, efendim, ne demişsiniz: "Türk Silahlı Kuvvetlerine, ordumuza 'satılmış' diyenlerden ordu sevgisi, orduya destek noktasında demokrasi dersi alamayız, almayacağız." Ben de o zaman derim ki: "Sayın Öcalan aldığı kellelerin bedelini ödüyor." diyenlerden bizim alacağımız ders hiç olmaz. Ordu sevgisini onlardan öğrenemeyiz! (CHP sıralarından alkışlar)
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Çarpıtma, çarpıtma!
ENGİN ALTAY (Devamla) - 36 askerimizin ölümünde dahli olan Rusya'nın kapısına, Putin'in kapısına gidip bekleyenlerden öğreneceğimiz devlet terbiyesi de olamaz. 11 askerin başına çuval geçirildiğinde "Nota verin." dediğimiz zaman "Müzik notası mı!" diyenlerden alacağımız ordu sevgisi de olamaz. FETÖ terör örgütüyle birlik olup Türk Silahlı Kuvvetlerine kumpas kuranlardan alacağımız, öğreneceğimiz ordu sevgisi de olmaz. Süleyman Şah Türbesi'ni kaçıranlardan öğreneceğimiz millîlik ve yerlilik zaten olmaz ve Genelkurmay Başkanıyken karargâhında derdest edilen, boğazına kemer geçirilen, sonra da Millî Savunma Bakanı olanlardan alacağımız ordu sevgisi de zaten olmaz. (CHP sıralarından alkışlar) Ben isterdim ki AK PARTİ çıkıp burada "Benim bütçemde EYT'linin sorununu çözmek var. Benim bütçemde işsiz kalan garsonun, aşçının, kominin sorununu çözmek var. Benim bütçemde çiftçi var, işçi var, iş arayan işsiz var. Benim bütçemde öğrenci var." deseydi.
BAŞKAN - Sayın Altay...
HALİL ETYEMEZ (Konya) - Sayın Başkan, kürsüyü işgal ediyor.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Diyemezsiniz çünkü bütçenizde 5'li çeteye ve Katar'a peşkeş var. Devleti çürütmüşsün "Otobüs kirli." diyorsun. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Altay, lütfen...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Son cümlem Başkanım.
AK PARTİ 2008'den sonra tefessüh etti, mutasyon geçirdi ve 2008'den sonra devleti parti devleti yaptınız; yetmedi, devleti aile devleti yaptınız; şimdi o da yetmedi, devleti eş dost devleti yaptınız; bu ayıp da size yeter.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)