GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:27
Tarih:10.12.2020

CHP GRUBU ADINA BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Enerji Bakanlığı bütçesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Arkadaşlar, konuşmama başlamadan önce bir konuya değinmek istiyorum. 3 Aralıkta, Kahramanmaraş'ta bir polis memurumuz şehit edilmişti; Osmaniye'nin Düziçi ilçesinden hemşehrim Barış Göl şehit edilmişti. Onun şehit edilişinin bugün yedinci günü. Yedinci günü münasebetiyle ona tekrar Allah'tan rahmet diliyorum, kederli ailesine tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum, sevenlerine sabır diliyorum.

Arkadaşlar, son on yılda meskenlere uygulanan elektrik tarifesi yüzde 179, sanayiye uygulanan tarife ise yüzde 379 artış göstermiştir.

Elektrik tarifeleri iki ana bileşenden oluşmaktadır. Birincisi, elektrik üretim maliyetine yansıyan perakende tarifesi; diğeri ise dağıtım ve iletim şebekelerinin işletme, bakım ve onarım yatırımlarının yansıtıldığı ve kayıp kaçakların da dâhil olduğu dağıtım tarifesidir. Rakamlara baktığımızda, meskenler için tarifenin perakende bölümü yüzde 152 artarken dağıtım tarifesi ise yüzde 251 oranında artmıştır. Üretim maliyetlerindeki yüzde 150 artış, doların yükselmesi, yenilenebilir kaynaklara dolar cinsinden verilen teşviklerin etkisi olarak izah edilebilir ancak dağıtım tarifesindeki yüzde 251 artış izaha muhtaçtır.

Bugün, bütün dağıtım bölgeleri özel sektör tarafından işletilmektedir. Özelleştirmenin başladığı 2008-2010 yıllarında dağıtım tarifesi kilovatsaat başına 5-6 kuruş iken bugün 21 kuruş olması ne enflasyonla ne de dövizdeki artıştan dolayı işletme bakım bedellerinin artmasıyla izah edilemez. (CHP sıralarından alkışlar)

Özelleştirme ihale şartlarına göre, özelleştirme için şirketlerin ödedikleri bedeller tarife unsuru değildir. Dağıtım tarifesindeki bu artış, dağıtım şirketlerinin hesapsız kitapsız teklif ettikleri, dolar bazındaki özelleştirme bedellerini ödeyemedikleri içindir.

Uluslararası kabul standartlarına göre, eğer enerjiye ödenen bedel hane halkı harcanabilir gelirinin yüzde 10'unu aşarsa o kişi için "Enerji yoksulluğu vardır." denilir. Türkiye'de ayda sadece 200 kilovatsaat tüketse dahi, alt gelir gruplarında sadece elektrik bedeli harcanabilir gelirin yüzde 10'unu geçmektedir. Buna doğal gaz bedelleri de dâhil edildiğinde, toplumun çoğunluğunu oluşturan düşük ve orta gelirliler enerji yoksulu sayılabilir. Bu sebeple, pandemi nedeniyle işini, gelirini kaybeden kesimleri korumak için elektrik ve doğal gaz borçları yapılandırılmalı veya devlet tarafından ödenmelidir.

Bahsetmek istediğim diğer önemli bir konu ise elektrik üretimiyle ilgilidir. Kamunun elindeki üretim santrallerinin çok büyük bir bölümü özelleştirildi. Özelleştirilirken onlara herhangi bir alım garantisi verilmedi ve onlar da üretimlerini elektrik piyasasında rekabet koşullarında satmak üzere santralleri satın aldılar. Fakat bugün bu santrallere, zarar etmesinler, ayakta kalsınlar, hesapsız kitapsız teklif ettikleri özelleştirme bedellerine ilişkin kredi borçlarını ödeyebilsinler diye kapasite bedeli ödenmektedir. Hatta, linyit santrallerine alım garantisi verilmekte ve üretimlerinin bir bölümü devlet tarafından alınmaktadır. Değerli milletvekili arkadaşlarım, böyle olacaksa neden özelleştirildi buralar? (CHP sıralarından alkışlar) Özellikle linyit santrallerinin emisyonlarını sınırların altına çekmek ve çevresel etkilerini en aza indirmek üzere yatırım yapmaları için verilen süre 2020 başında dolmuştu. Bir kısmı bu yatırımları yapmadıkları için kapatılmıştı fakat bugün bu santrallerin çoğu geçici işletme ruhsatıyla çalışmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

BAHA ÜNLÜ (Devamla) - Diğer değinmek istediğim bir konu yenilenebilir enerji desteğiyle ilgilidir. Bu destek mekanizmaları hem dışa bağımlılığı azaltmak hem de karbon emisyonlarını azaltmak için prensip olarak doğrudur. Destek uygulamasının başladığı yıllarda rüzgâr ve güneş santrallerinin yatırım bedelleri çok fazla olduğundan destek fiyatları rüzgâr için 7,3 sent/kilovatsaat ve güneş için 13 sent/kilovatsaat idi, bu da makuldü ancak teknolojideki gelişmeler nedeniyle yatırım maliyetleri hızla düştü. Üstelik doların aşırı değer kazanması nedeniyle yenilenebilir santrallere ödenen bedel aşırı şekilde artarak tüketiciye yük olmaya başladı. Aslında yeni yasal düzenlemede destek fiyat uygulamasından vazgeçilmesi gerekirken finans ve iş çevrelerinin baskısıyla bu uygulamanın devam edeceği ancak 2021 ortasından itibaren destek fiyatlarının TL cinsinden Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceği hükmü getirilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAHA ÜNLÜ (Devamla) - Başkanım, bir dakika daha rica edebilir miyim?

BAŞKAN - Selamlayın efendim.

BAHA ÜNLÜ (Devamla) - Bu yanlıştan vazgeçilip dünyaya benzer olarak ihale yönteminin uygulanması ve en ucuz fiyatı verene üretim lisansı verilmesi uygulamasına geçilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, Türkiye enerji sektörü, dünyadaki gelişmelere paralel olarak iklim değişikliğiyle mücadele çabalarına katkı sağlayacak politikalar uygulamalıdır. Bunun için daha fazla yenilenebilir enerji üretimi ve enerjinin verimli kullanımını sağlayacak yatırımlar gereklidir.

2021 bütçesinin ülkemize hayırlı olmasını diliyor, saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)