| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 14.12.2020 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Coronadan yeni kurtulan Sayın Bakana geçmiş olsun diyorum.
Aslında, ben, öncelikle, veda bütçesinin 8'inci gününde birbirinden kıymetli konuşmalar yapan milletvekillerimize çok teşekkür ediyorum.
HALİL ETYEMEZ (Konya) - Bir dahaki dönem yoksun herhâlde.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan, mesela bir milletvekilimiz "Zenginlerin borcunu sileceğinize gençlerin kredi borcunu silin." dedi. Bunun neresi yanlış?
Bir milletvekilimiz "Çiftçinin traktörünü, ineğini haczetmeyin." dedi. Bunun neresi yanlış?
Bir milletvekilimiz "Tarladan, üreticiden 1 liraya alınan mahsul markette vatandaşa 18 liraya satılıyor." dedi. Bunun neresi yanlış, bunu merak ediyorum.
Genç bir milletvekilimiz "Her 4 gençten 1'i işsiz." dedi. Bunun da neresi yanlış, bunu da çok merak ediyorum ve Sayın Başkan, "Digiturk'ü alan Katarlılara kur farkından dolayı 90 milyon kıyak geçerken milleti perişan etmeyin." dedi. Bunun neresi yanlış, merak ediyorum.
Çok doğal olarak, Parlamentoda muhalefetin bardağın boş tarafını göstermesi görevidir. Yürütmeyi savunan siyasi partilerin, destekleyen siyasi partilerin de bardağın dolu tarafını göstermeleri işin doğasındandır. Ancak şunu belirtmek lazım Sayın Başkan; hani eskiden bu bardak hikâyesi şöyle yapılırdı: Yarısı boş, yarısı dolu. Şimdi bardak örneği verildiği zaman Türkiye'de, şöyle yapılıyor: Dörtte 1'i dolu, dörtte 3'ü boş. Bizim arkadaşlarımızın söyledikleri -bu kısıtlı zaman içinde- az bile, az bile söylediler. Yani bu ülkenin, vatandaşın içinde bulunduğu hâle baktığımız zaman...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bir dakikayı kullandım mı?
BAŞKAN - Hayır, kullanmadınız.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Peki.
Dış politikada da şunu söyleyeceğim: İçeride didişiriz, iç meselelerde didişiriz, tartışırız. Yalnız şunu yapmayın: Yürütmenin dış politikadaki kimi yanlışlarını burada konuştuğumuz zaman iki şeyle bizi itham ederseniz küçülürsünüz: Bir; ne diyorsunuz? "Türkiye düşmanlığı." Bunu yapan alçaktır, şerefsizdir, bu ülkede de yatacak yeri yoktur. (CHP sıralarından alkışlar) İkincisi; milletin değerlerine bağlılık, sadakatsizlikle bizi suçlamayın. Bakın, ben size bir şey söyleyeyim: Müteaddit defalar Sayın Erdoğan'a buradan seslenmişliğim vardır. Dışarıda Türkiye'ye karşı, Türkiye'nin Cumhurbaşkanına edilen her laf bizi incitir. Onun için, Erdoğan'a hep şunu derim: Arkana AK PARTİ Grubunu alma, arkana Türkiye Büyük Millet Meclisini al ki dışarıda başın dik olsun. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Bakan da buradayken Doğu Akdeniz meselesinde bir hatırlatmayı hemen yapmak lazım: 1974, merhum Erbakan ile merhum Ecevit'in güç ve iş birliği simgesinde -o günkü Türkiye sanıyorum 65 milyon falandı- 60 milyonluk Türkiye'nin bir çıkışıydı, hak korumasıydı. Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerimizi çok şükür, aslanlar gibi koruyabildik.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ama yürütmenin şimdi, burayı es geçerek Kıbrıs'ı yeniden fethetmiş bir eda içine girmesini çok yakışık alır bulmuyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)