| Konu: | Ulaştırma sektörünün ve esnafların sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 22.12.2020 |
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, yüce Meclisi selamlıyorum, bizi izleyen tüm vatandaşlarımıza da sevgi ve saygılarımı yolluyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün, özellikle, söz talebim, esnaflarımız, çiftçilerimiz ve asgari ücretle ilgili olacak. Bugün, biliyorsunuz, asgari ücret de görüşülüyor; birazdan o konuya geleceğim. Ancak, ondan önce, bugün çiftçiler artık sokağa çıkmaya başladı, meydanlara çıkmaya başladı. Bugün, Kayseri'de Cumhuriyet Meydanı'nda, çok sayıda ilden birçok çiftçi arkadaşımız, gittiler, gerekli basın açıklamasını yaptılar, dertlerini anlatmaya çalıştılar.
Peki, çiftçimiz ne diyor, ne istiyor? Çiftçimiz ilk önce diyor ki: Bir kere, birinci madde "Hacizler acilen durdurulsun.", ikincisi "Faizler kaldırılsın.", üçüncüsü "Borçları yapılandırın." diyor. Peki, neden? Çünkü çiftçi ürettiğinin, alın terinin karşılığını alamıyor.
Bakın, ilk önce burada AK PARTİ milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum, Grup Başkan Vekili Sayın Cahit Özkan'a sesleniyorum, özellikle Tarım Bakanına ve de onu kontrol eden Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum: Bu Tarım Bakanını çok mu aradınız? Gerçekten, mumla mı aradınız bu Tarım Bakanını? Ya, kendi çiftçisini düşünmeyen... Sanki başka ülkelerin Tarım Bakanı. İthalattaki -buğdaydaki, arpadaki, yulaftaki- vergiyi sıfırlıyor. Çiftçimiz daha geçen ay ekim yaptı -bir buçuk ay önce, bir ay önce- sürdürdü, masraf etti, traktörüyle mazot harcadı, önümüzdeki günlerde gübre atacak, hasadını yapacak vesaire ancak siz ithalattaki vergiyi sıfırlıyorsunuz çünkü çiftçinin para kazanmasını istemiyorsunuz. Yani böyle bir anlayış yok. Ey Tarım Bakanı, sen Türkiye'deki çiftçinin Tarım Bakanı mısın, yoksa başka ülkenin Tarım Bakanı mısın? Gerçekten bunu siz yüce heyetimizle paylaşıyorum, sizlere soru soruyorum.
Burada gördüğünüz işte bu traktör... Sayın Tarım Bakanına sorsak, bu Tarım Bakanı der ki: "Bu traktör arızalanmış, ondan dolayı çekiliyor." Hayır, Sayın Tarım Bakanı, bu traktör haczedildiği için götürülüyor. Bunu anlayabilecek var mı, onu anlar mı, bilmiyorum.
Bir de şunu özellikle Sayın Tarım Bakanına sormak istiyorum: Sayın Tarım Bakanı, niçin Nijerya'dan 1 milyar hektar arazi kiralıyorsun da orada ekim yaptırıyorsun? Türkiye'de arazi mi bitti? Türkiye'deki çiftçinin kullanacak olduğu arazi mi tükendi? Ama işte, Türkiye'deki çiftçisine değil, başka ülkelere çalışan bir Tarım Bakanı var.
Bir de Sayın Tarım Bakanını herhangi bir köye davet ediyorum, bir köy bakkalına girmesini istiyorum. Köy bakkalında acaba neden yumurta, bulgur, fasulye, yufka satılıyor? Gerçi bunu Tarım Bakanına sorsak, gitse görse der ki: "İşte bak, çokluk var, bolluk var, ondan dolayı." İşte bu takdiri Sayın Tarım Bakanına ve bizim çiftçimize bırakıyorum.
Diğer bir taraftan -özellikle ziraat odaları başkanlarımızdan geldi- bugün itibarıyla çiftçimizin borcu 89 milyara ulaştı ve bu rakamın 5 milyar 288 milyonu şu anda takibe düştü. Onun için acilen -Sayın Cumhurbaşkanına ve Ekonomi Bakanına söylüyorum- bir an önce bu hacizler durdurulsun, faizler kaldırılsın ve de borçlar yapılandırılsın.
Bunun yanında, özellikle -çiftçilerimizin sorunları bununla bitmiyor- geçen yıl, bir yıldır verilmesi gereken sertifikalı tohum destekleri de hâlâ verilmemiş, bunu da sizlerle paylaşmak istiyorum.
Şimdi, gelelim, özellikle esnafımızın sorunlarıyla alakalı... Bakın, esnafa 500 TL, 750 TL, 1.000 TL vermeyle bir yere varamazsınız. Bugün, Uşak'a gelin, Atapark'ın civarındaki esnafın durumunu bir görün, İsmet Paşa Caddesi'ndeki esnafın durumunu bir görün, Uşak'ın herhangi bir caddesindeki kapalı olan kafecinin, restorancının, ondan sonra, kahvecinin durumunu bir görün. Ama nerede? Adam ödüyor 3 bin lira, 5 bin lira kira; "500 TL, 750 TL vereyim." diyorsunuz. Ya, üç ay bunu vermeyle nereye varacaksınız? Bu insanlar ne yapacak? Orada çalışan komi, garson, aşçı ne yiyecek? Hiç düşünen yok. 1.177 TL'yle nereye varacak, nereye gidecek, hangi kirasını ödeyecek, çoluğuna çocuğuna nasıl ekmek parası götürecek? Bunu da gerçekten sizlerin takdirlerine bırakıyorum. Bir ülkeye 5 milyon dolar bağış yapmayla, hibe etmeyle, diğer taraftan, başka bir ülkeye 3,5 milyon dolar bağış yapmayla... Kendi esnafını unutan bu anlayıştan dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, yapılan bu işlerden dolayı ben gerçekten utanç duyduğumu buradan özellikle paylaşmak istiyorum.
Bunun yanında, şimdi geleceğiz asgari ücrete.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
ÖZKAN YALIM (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Ben özellikle, esnafa bu yapılanlardan sonra özellikle şunu belirtmek istiyorum: Sayın Cumhurbaşkanı, 5 milyon bir ülkeye; 3,5 milyon bir ülkeye -Afrika ülkelerine- destek verirken kendi ülkeni unutma diyorum. Kendini zengin göstermeye çalışıp da... Aynen şöyle bir atasözü var, onu da sizlerle paylaşmak istiyorum: "Ayranın yok içmeye, atla gidiyorsun bir yerlere." Bunu artık yüce milletimiz tamamlasın.
Bunun yanında, geldik asgari ücrete. Bugün, biliyorsunuz, asgari ücretle ilgili bir görüşme daha yapılıyor. Asgari ücretin... Başta Sayın Genel Başkanımız olmak üzere ekonomide bu konuyla ilgili uzman olan arkadaşlarımız var. Ne dendi? "Asgari ücret 3.100 TL olsun ama vergiden de muaf olsun." Çünkü, adı üzerinde, asgari ücret. Zaten pandemiden dolayı beli bükülmüş olan, esnaf ve de işveren; bu sebepten dolayı gelin, vergiyi kaldırın, asgari ücreti 3.100 TL yapalım, hem işçi kazansın hem işveren kazansın. Çünkü verilecek olan her kuruş para, harcamalarla birlikte, oradan ödenecek olan vergilerle, katma değerle zaten devlete geri dönecek. Onun için asgari ücretin 3.100 TL ve de vergisiz olmasını özellikle talep ediyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)