GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:40
Tarih:26.12.2020

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar...

Bir milletvekilinin en önemli görevi nedir arkadaşlar? Yasama yani yasama organının bir üyesiyiz. Yasama organında da yapacağımız işler belirli; kanun teklifi veriyoruz, ihtisas komisyonlarında çalışıyoruz, dönüyoruz Parlamentoda Genel Kurulda çalışıyoruz, başka enstrümanlar da var elimizde. Bu işin en önemlilerinden biri, yasamanın mutfağı, komisyon çalışması.

Bütçenin son günü, bütçe hakkının, hani o sekiz yüzyıldır verilen demokrasi mücadelesinin, Magna Carta'dan bugüne gelişerek gelen bütçe hakkının kullanıldığı, bizim Parlamento olarak yürütmeye "Senin yetkin mutlak değil, bizim denetimimizdesin ve bütçeyi de biz veririz." dediğimiz gün, arkadaşlar, bir bakıyorum bir hukukçu milletvekili olarak, Adalet Komisyonu çalışıyor. Allah Allah! Yani bir parlamentonun, dünyadaki parlamentoların en önemli görevi bütçe hakkının, bütçe oylamasının geneli üzerinde konuşmaların olduğu gün Adalet Komisyonu çalışıyor. Bunun altında ne var? Niye bugüne kadar gelmemiş bir kanun bütçe günü geliyor Parlamentoya, milletvekilleri katılamıyor, hukukçu milletvekilleri katılamıyor? Dönüp geriye doğru bakıyoruz, Çevre Kanunu'nda olduğu gibi, Çevre Ajansı Kanunu'nda olduğu gibi bunun altında bir çapanoğlu var diye düşünüyoruz ister istemez.

Kanunu incelemeye çalışıyoruz pek az zamanımız olmasına rağmen. Kanun nedir, işte bu kitle imha silahlarıyla ilgili kanun? Aslında kanun kitle imha silahlarıyla ilgili değil. "Mali Eylem Görev Gücü" diye bir organizasyon var 1989'da kurulmuş, 91'de biz bu organizasyona katılmışız. Batı Bloku ülkeleri var, bunun dışında Çin var, Hindistan var, Rusya var. Bakıyorsunuz, bu ülkeler de kendi ülkelerinde ayrılıkçı terörle sorunu olan ülkeler. Biz de buraya katılmışız. Bir sebebi belki PKK'nın finansmanıyla ilgili destek almak ama başka sebepleri de var mutlaka. Ve burada alelacele gelmesinin gerekçesi olarak ne anlatılıyor? "Türkiye gri listeye girecek." Hepimiz endişe ediyoruz "Türkiye gri listeye girmesin." Nedir bu gri liste? Ama sonra bakıyoruz ki aslında biz bu gri listeye daha önce girmişiz. 2010 yılında Türkiye gri listeye girmiş, 2014 yılına kadar izlemeye alınmış, 2014 yılında izlemeden çıkartılmış, 2012 yılının şubat ayında demişler ki bize: "Eğer siz bu şubat ayına kadar bununla ilgili yasal düzenleme yapmazsanız sizi üyelikten çıkartacağız." Biz onunla ilgili düzenlemeyi 2012'nin şubat ayında yapmışız, 2014'te buradan çıkmışız. Yeniden bir değerleme raporu getirmiş, değerlendirme raporu yapmış bu Mali Eylem Görev Gücü. Bu değerlendirme raporu uzun bir rapor arkadaşlar, burada konuşulmadı, 238 sayfa rapor. Tabii hepsini okuyamadık ama yönetici raporunu okuduk. Raporda özetle diyor ki: "Türkiye, bir devlet olarak bütünüyle terörün finansmanıyla ilgili mücadele edemiyor. Son yıllarda yaptığı mücadele FETÖ/PDY'yle ilgili mücadele ve el koyduğu mal varlıklarının yüzde 99,99'u da bunlara ilişkin, bunları tespit etmek ve el koymaktan ibaret. Bunların bağlantılarını, transferlerini de araştırmamış. MASAK ve Emniyet Genel Müdürlüğünün bu konuda çalışması var, bir bakış açısı var ama devletin bu konuda bir çalışması, bakış açısı yok." Aslında neyi söylüyor biliyor musunuz? O 40 tane tavsiye kararından 12'ncisine işaret ediyor. "Siyasi nüfuz sahibi insanlarla ilgili adım atmadınız." diyor. (CHP sıralarından alkışlar) Bu siyasi nüfuz sahibi insanlardan kastettiği sadece Türkiye'deki siyasi nüfuz sahibi insanlar değil yabancıları da kastediyor, gözden kaçan şey o. Mesela, Yasin el-Kadı'yı işaret ediyor. Mesela, şeyhleri, şıhları, kralları... Türkiye'de son yıllarda her 100 dolarlık cari açığının 77 dolarının kaynağının belirsiz para girişiyle finanse edildiğinden bahsediyor. Mesela, Türkiye'de ithalatı gizli ülkeler yani TÜİK'in rakamlarını sakladığı işten bahsediyor. 2003 yılında yüzde 2,7 artış, 2010 yılında yüzde 39,4. Yani "Siz, kendi siyasilerinizle ilgili ve yurt dışındaki kimi siyasilerin Türkiye'deki paralarıyla ilgili gerekli doğru bilgileri vermiyorsunuz bu uluslararası kuruluşlara." diyor. Ve "Türkiye'ye kaynağı bilinmeyen bir para geliyor." diyor. Bunun sonunda, bu yaptırım olursa Türkiye'ye, ne olacak biliyor musunuz? Vergisini ödeyen dürüst vatandaş, namuslu vatandaş, ihracat yapan, üreten vatandaş tüm dünyada finansal denetime girecek. Türkiye uluslararası kuruluşlardan dışlanacak, parya devlet muamelesi görecek. Ve bunun sebebi aslında, bu kara para işinde sizin iktidarınız döneminde gereği gibi hareket edilmemesi değerli arkadaşlar. Bizim, hepimizin, bu Parlamentonun sorumluluğudur siyasi nüfuz sahibi kişilerle ilgili...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MURAT BAKAN (Devamla) - ...yabancılarla ilgili bu yasaları buradan çıkartmak değerli arkadaşlar; vicdani sorumluluğumuzdur, ahlaki sorumluluğumuzdur, insani sorumluluğumuzdur, siyasi sorumluluğumuzdur.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)