GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye Cumhuriyeti ile Filistin Ulusal Yönetimi Adına Filistin Kurtuluş Örgütü Arasında Geçici Serbest Ticaret Anlaşması ile Kurulan Ortak Komite'nin; Temel Tarım Ürünleri ve İşlenmiş Tarım Ürünleri ile Balıkçılık Ürünlerinde Taviz Değişimine Dair Protokol I'e Ait Tablo I'in Tadili Hakkında 1/2020 Sayılı Kararı ile Geçici Serbest Ticaret Anlaşması'nın "Menşeli Ürünler" Kavramının Tanımı ve İdari İş Birliği Yöntemlerine İlişkin Protokol II'sinin Tadili Hakkında 2/2020 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna ve Anlaşmanın Protokoller ve Eklerine İlişkin Değişikliklerin Cumhurbaşkanınca Doğrudan Onaylanmasına Dair Yetki Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:43
Tarih:28.01.2021

CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında, Filistin halkının özgürlük ve yaşam mücadelesinde Filistin halkıyla, Filistin Kurtuluş Örgütüyle omuz omuza mücadele eden, antiemperyalist Deniz Gezmiş'i ve tüm devrim şehitlerini saygıyla sevgiyle anıyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, devletler arası ilişkileri düzenleyen uluslararası bazı temel kurallar vardır: Bu kuralların birincisi komşuların iç işlerine karışmamak kuralıdır. Karıştınız mı? Vallahi billahi karıştınız. Suriye'de karıştınız, hem ülkeyi mahvettiniz hem Türkiye'yi mahvettiniz. Türkiye'nin başına bir mülteci sorunu açtınız ve Suriye de darmadağın oldu. Yanlış politikalarla, Suriye'de bu mülteci meselesinin dışında, Aylan bebek gibi, on binlerce insanın Ege'nin ve Akdeniz'in karanlık sularında kaybolmasına neden oldunuz. Bu yanlış politikaların öyle acı bir sonucu var ki hem gururumuzu incitti hem bu ülkenin onurunu aşağıladı hem de 36 ana kuzusunu şehit verdik. Bir seferde, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra en fazla şehidi bu olayda verdik; Suriye'de 36 canımız, 36 kardeşimiz, evladımız maalesef geçen yıl bu zamanlar şehit oldu.

Bir başka ilke, komşuların toprak bütünlüğüne saygılı olmak. Oldunuz mu? Vallahi olmadınız. Hatırlarsınız, "Suriye'de cuma namazı kılacağız." dediniz, kendi toprağımızı kaybettik; Süleyman Şah Türbesi'ni taşıdınız ve mobil türbeye dönüştürdünüz. Kiminle taşıdınız? Onu da hatırlayalım. PYD'yle taşıdınız, PYD'yle; PYD'den yardım aldınız, beraber taşıdınız.

Değerli arkadaşlar, öyle bir çark var ki burada, herhâlde dünya tarihinde gözükmeyen bir çark; devlet konukevinde ağırlanan PYD liderinden "terörist PYD"ye doğru anormal bir dönüşe şahit olduk. PYD, Türkiye'de ağırlanırken de yandaş medyanız ve sizler alkışlıyordunuz, PYD teröristken de alkışlıyorsunuz. Değerli arkadaşlar, buna en hafif deyimle "çark" denir, bunu yapanlara da "çarkçı" denir. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Sizin duruşunuz nedir?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Başka bir konuyu daha hatırlayalım değerli arkadaşlar. Suriye sınırında Rusya uçağı düşürüldü; Cumhurbaşkanı, Başbakan "Biz düşürdük." diye yarıştı, Putin dişini gösterince "Biz değil, FETÖ düşürdü." dediniz. Şimdi, değerli arkadaşlar, Rusya, Türkiye'ye yaptırımlar uygulamaya başlayınca, Rusya "Doğal gazı keseriz." deyince "Gerekirse tezek yakarız." söyleminden "Gerekirse İncirlik'i Rus uçaklarına açarız." dediniz. Rusya'yla barışmak için yalvardınız, yakardınız, araya elçiler soktunuz, özür mektupları yazdınız değerli arkadaşlar ve Rusya'yla barıştınız. Bakın, bir askeri öldüğü için Rusya, dünyayı başımıza yıkmaya kalktı; bizim Suriye'de 36 yoksul, fakir Anadolu çocuğu şehit oldu, gıkınız çıkmadığı gibi Erdoğan, heyetiyle beraber gitti, Putin'in kapısında bekledi. Türkiye'nin onuruyla, gururuyla oynadınız ve oynattınız. Bu ayıp da size yeter arkadaşlar ve bunu tarih yazacak, bu unutulmayacak. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi size Sefter Taş, Fethi Şahin isimlerini hatırlatmak isterim. Size ne hatırlatır bilmem ama ben bu isimleri görünce çocuklarım aklıma geliyor, yüreğim yanıyor, gözlerim doluyor. Değerli arkadaşlar, şu fotoğraflara bakın değerli arkadaşlar, buna bir bakın. Bir başka fotoğraf daha var ama gururumuzu kırdığı için o fotoğrafı burada göstermiyorum. 2 askerimiz -bakın, bakın, bunlar ana kuzusu- cayır cayır yakıldı. Kim yaktı? Sizin büyüttüğünüz, beslediğiniz, sınır kapılarını açtığınız IŞİD katilleri, bu topraklara gelmiş geçmiş en barbar örgütün mensupları katletti bu çocukları. Bu çocukların kanı sizin elinizde!

Değerli arkadaşlar, peki, ne yapıldı? Sadece yayın yasağı getirildi.

Değerli arkadaşlar, AKP dış politikası deyince akla çark gelir, çarkçılar gelir. Bakın, Avrupa Birliği en temel hedeflerimizden biriyken Ankara'nın Kızılay Meydanı'nda "Avrupa Birliğiyle anlaşma imzaladık." diye havai fişekler fırlatırken ne yaptınız? "Avrupa Birliğiyle yolumuz ayrıdır." dediniz. Daha dün "Faşist Avrupa Birliği" Hitler'e benzetilirken, Almanya'ya "Nazi Almanyası." Hollanda'ya "Nazi kalıntısı." derken, ekonomi krize girince, para bitince ne yaptınız? "Kendimizi Avrupa'da görüyoruz." dediniz, "Avrupa'yla ilişkileri rayına oturtmamız gerekir." dediniz. "Ey Birleşmiş Milletler, sen ne işe yarıyorsun? Alnımızda enayi mi yazıyor? Kapıyı açar hayırlı yolculuklar dileriz." dediniz. Alkışlarla mültecileri Edirne sınırına yığdınız, yandaş basın alkışladı. Milletvekilleri burada konuşmalar yaptı, İçişleri Bakanı "Türkiye de mültecileri Avrupa'ya gönderdi." diye nutuklar attı. Kendi belediye otobüslerinizle Edirne'ye insanları yığdınız. Ne oldu, ne oldu? Geri döndünüz, biraz para alınca sustunuz.

Değerli arkadaşlar, Merkel'i Hitler'e benzettiniz. Şimdi, Merkel'e sırçalı saray aynası hediye ediyor beyefendiler.

Bakın, söze bak, mahallede söylenmez, diyor ki: "Zihinsel tedaviye ihtiyacı var." Başka? Diyor ki: "Macron, Fransızların başının belasıdır."

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Kavgada söylenmez.

VELİ AĞABABA (Devamla) - Kavgada söylenmez, doğru söylüyorsun.

Sonra ne yapmış biliyor musunuz? Mektup sızdı, mektup -gülüyorum- 20 Ocak 2020'de bir mektup basına sızdı: "Sizinle ilişkilerimizi geliştirmek istiyorum sevgili Emmanuel." Kim o? Macron. (CHP sıralarından alkışlar) "Sevgili Emmanuel, siz iyileşir iyileşmez ilişkilerimizi düzeltmek istiyoruz." demiş dünya lideri, hatta muska yazdıracak belki Emmanuel Macron iyileşsin, tekrar görüşsün diye. Arkadaşlar, olacak iş mi ya? Vallahi billahi gülüyorum. Diyor ya "U dönüşlerinin partisi, çarkların partisi..." Vallahi billahi gülüyorum değerli arkadaşlar.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Kendi kendinizi tarif ediyorsunuz!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Ne diyordu? "Ey Macron..." Ne oldu "Ey Macron..."a? Yakında beraber fotoğraf verirler.

Değerli arkadaşlar, Emmanuel Macron'a ne zaman söylemiş? 6 Aralıkta hakaret etmiş, 20 Ocakta -daha kırkı çıkmadan- Emmanuel'le barışmış.

Şimdi, Avrupa Birliğinde böyle, Amerika Birleşik Devletleri'nde nasıl? Onun da pek farkı yok değerli arkadaşlar.

Şimdi, bir başka resim göstereceğim değerli arkadaşlar bulabilirsem. "Er ya da geç bir cuma Gazze'ye gideceğim." dedi. Kim? Reis. Bakın arkadaşlar, Erdoğan Gazze'ye niye gidemedi? 12 Eylül 2011, ne diyor? "Nisanda Gazze'ye gideceğim." 14 Nisan 2013 "Tarih kesinleşti, mayıs sonu gibi Gazze'ye gideceğim." 21 Nisan 2013 "ABD Dışişleri Bakanı John Kerry 'Erdoğan'a Gazze'ye gitme.' dedim." 14 Mayıs 2013 "Kerry'nin demeci hiç şık değil, haziranda Gazze'ye gideceğim." (CHP ve HDP sıralarından gülüşmeler) 18 Mayıs 2013 "Haziranda Gazze'deyim." Ocak 2021, hâlâ gidecek. Kaç cuma geçmiş? Tam 489 cuma geçmiş, hâlâ gidecek. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar) Peki, kim bu? Orta Doğu'nun lideri. Orta Doğu'da selam veren ülke yok, beyler diyor ki: "Orta Doğu'nun lideri."

Değerli arkadaşlar, bakın, Mavi Marmara'yı da unutmayın. Mavi Marmara'yı giderken Bakanlar uğurladı, samimi, Filistin davasının yanında olan 10 insanımız şehit oldu; "katil devlet" oldu. Sonra ne oldu? "Mavi Marmara'yla İsrail'e giderken, Gazze'ye giderken dönemin Başbakanına mı sordunuz?" dedi. Kim dedi? Sizinki.

Şimdi değerli arkadaşlar, nereden tutsak elimizde kalıyor. Orta Doğu'da sorun çözen bir ülkeden, sorunun kaynağı bir ülkeye dönüştük. Orta Doğu'da selam alacak ülke yok.

Bakın, değerli arkadaşlar -Suudi Arabistan 100-150 yaşında vardır herhâlde- kral öldü, Suudi Arabistan kralı, üç gün yas ilan ettik. Bu kral Türkiye'ye geldiği zaman, Cumhurbaşkanı, Başbakan oteline gitti, selam durdu. Şimdi nedir ilişkimiz? Şimdi Suudi Arabistan bisküvi almıyor, bisküvi. Ali Şeker diyor ki: "Karaman'da bisküviciler 'Ya, kimseyle kavga etmeyin, bisküvi satamıyoruz, bisküvi.' diyor." Arkadaşlar, geldiğimiz durum bu Suudi Arabistan'la.

Başka? Mısır... Bakın, arkadaşlar, Mısır'da, Suriye'de, İsrail'de büyükelçiliğimiz yok. Mısır tarihsel dostumuzdu. Mısır'da kınadığımız bir darbe yaşandı, Mısır'la bütün ilişkilerimiz kesildi değerli arkadaşlar. Şimdi, Mısır'la barışmak için alttan alta elçiler gönderiliyor, heyetler gönderiliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Başkanım...

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Türkiye'nin geleceğini gören Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Mısır'a 2 milletvekilini göndermişti. Siz o zaman Sisi'nin yanında olmakla suçladınız bizi. Değerli arkadaşlar, yakında Sisi'yle barışır, Emmanuel'e yazdığınız mektubu Sisi'ye yazarsanız şaşırmayız. Ne derler? "Sevgili kardeşim Sisi, sen bizi yanlış anladın!" diye söyleyebilirler.

Yine, bakın, arkadaşlar, eskiden Arap dünyasını birleştiren bir şey vardı. Kimdi? Arap dünyasını birleştiren İsrail'di, Arap dünyası İsrail karşıtlığında bir araya gelirdi. Şimdi üzülerek, utanarak söylüyorum, Arap dünyasını kim birleştiriyor? Türkiye karşıtlığı birleştiriyor, Türkiye karşıtlığı. Geldiğimiz nokta bu değerli arkadaşlar.

Başka sayayım mı? Sayacak çok şey var. Oruç Reis'i gönderdiniz büyük bir gösterişle, şimdi Antalya Körfezi'nde. Allah aşkına hiç düşünüyor musunuz?

Başka bir şey sözlerime son verirken arkadaşlar, bakın, AKP döneminde tarihimizde akmadığı kadar Müslüman kanı aktı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Evet, hadi selamlayalım Sayın Veli Bey.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Suriye paramparça oldu, Irak'ta 1,5 milyon Müslüman katledildi, yüz binlerce kadına tecavüz edildi ve hepsini izleyen bir Türkiye devletiyle, Türkiye Hükûmetiyle karşı karşıya kaldık. Ben bu çarkçılığınızı sizlere hatırlatmak isterim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)