GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Milliyetçi Hareket Partisinin kuruluşunun 52'nci yıl dönümünü tebrik ettiğine, 8 Şubat 1935 seçimlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisine 17 kadın milletvekili seçildiğine, başta Satı Kadın olmak üzere seçilen ilk 17 kadın milletvekiline ve daha sonra görev yapan bütün kadın milletvekillerinden ahirete irtihal edenlere Allah'tan rahmet dilediğine, tam demokrasinin gerçekleştiği Türkiye'de, 600 üyeli Parlamentonun 300'ünün kadın milletvekili olmasını arzu ettiklerine, gazeteci Ayşen Şahin'in "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla polis tarafından gece evinden alındığına, Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Cevdet Kılıç'ın attığı "tweet"e, çoğunluk partisi Grup Başkan Vekiline bu "tweet"i tasvip edip etmediğini sorduğuna, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı özgürlüğe ses olanlara kulak vermeye, demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu unutmamaya çağırdığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:09.02.2021

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Son zamanlarda pek anlaşamasak da Milliyetçi Hareket Partisinin kuruluşunun 52'nci yıl dönümünü tebrik ediyorum, kendilerine başarılar diliyorum.

Sayın Başkan, bugün 9 Şubat, dolayısıyla dün 8 Şubattı. 8 Şubat 1935 seçimlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisine 17 kadın milletvekili seçildi ve girdi. Başta Satı Kadın olmak üzere 1935'te seçilen ilk 17 kadın milletvekilimizden ve sonra görev yapan bütün kadın milletvekillerimizden ahirete irtihal edenlere Allah'ımdan rahmet diliyorum, yaşayanlara sağlıklı, huzurlu uzun ömür diliyorum. İnşallah tam demokrasinin gerçekleştiği Türkiye'de, lider sultasının yok olduğu, milletvekillerini halkın özgür tercihleriyle seçtiği bir dönemde 600 üyeli Parlamentonun 300'ünün kadın milletvekili olmasını arzu ediyoruz, temenni ediyoruz ve bu gaye doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bundan sonra da çalışmalarımızı sürdüreceğimizi beyan ediyoruz.

Sayın Başkan, tezatlar ülkesi, çelişkiler ülkesi, ucubelikler ülkesine döndük âdeta. Gazeteci Ayşen Şahin, polis tarafından gece 22.22'de evinden alınıyor. İsnat edilen suç; halkı kin ve düşmanlığa tahrik, 216.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok kolay, bu ara en çok kullandığımız madde, 216. Gece 02.30'da da âdeta "Pardon." deyip Emniyetten salıveriliyor. Şimdi, gazetecilik yaptığı için, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan bir gazeteciyi gecenin yarısı alıp sabahın köründe gönderen Emniyet, savcılık, ilgili, etkili, yetkililer şuna ne diyecek, merak ediyorum -biraz önce Sayın Beştaş da söyledi- ben tamamını okumak istiyorum: "Boğaziçili misiniz, boğazdışılı mısınız, onu bunu bilmem. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Biz abdest alır dışarı çıkmayız. Bizim zaten abdestimiz var, bilin istedik de."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Allah bilir. Onu ben ekledim "Allah bilir"i. "Şöyle söyleyeyim: Siz hani bir ayı geçti eylem yapıyorsunuz ya. Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz, bilin istedim." Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı ve Üniversite Genel Sekreteri Profesör Doktor Cevdet Kılıç.

Ben, çoğunluk partisinin Sayın Grup Başkan Vekiline de bunu göstermek istiyorum. Bir, bunu tasvip ediyor mu diye soruyorum. İki, Meclisi izleyen helal süt emmiş; devletine, vatanına bağlı Emniyet yetkililerini, cumhuriyet savcılarını uyarmak istiyorum. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik aranıyorsa; burada. Bakalım, devlet ne yapacak, çok da merak ediyorum. Ama ben bu edepsiz, hadsiz Dekana, sözde Dekana...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...şunu da söylemek istiyorum: Biz bir ara diyorduk ya "Rektörler, valiler, kaymakamlar devlete bağlı olsun; Erdoğan'ın şahsına değil, parti devletinin başındaki, partinin başındaki şahsa değil, bayrağa ve devlete bağlı olun, parti militanı olmayın." dedik, bir ton gürültü koparıldı. Bu gürültü koparanlara da soruyorum, biraz sonra kürsüden de birkaç örnek vereceğim, bu ayıptır, bu kepazeliktir, bu yüzsüzlüktür, hadsizliktir, millete saygısızlıktır, insana saygısızlıktır, edepsizliktir, ağır bir tehdittir, tahriktir ve bu suçu işleyen sözde Dekan hakkında görev yapmayan Emniyetinden savcısına herkese de sesleniyorum: Nerede abdest alırsınız onu bilmem ama Allah'tan korkun!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu bayrağa, bu ülkeye, bu millete, bu milletin çocuklarına bu hadsizlik, bu şımarıklık bir yerden güç almanın şımarıklığıdır. Sayın Erdoğan, bu şımarıklıklara, bu edepsizliklere daha ne kadar müsaade edeceksin merak ediyorum. Biz seninle kavga ederiz, konuşuruz, müzakere ederiz, sen bize çok ağır laflar edersin ama devletin memuru, rektörü, valisi, kaymakamı parti militanı gibi davranamaz, Boğaziçi öğrencilerini tehdit edemez. Demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu bilmeyenlere, demokrasiyi böyle zannetmeyenlere karşı Cumhuriyet Halk Partisi var olduğu sürece bu mücadeleyi sürdürecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Müsamahanıza sığınarak Sayın Cumhurbaşkanına seslenmek istiyorum:

Sayın Cumhurbaşkanı, bu topraklar gençlerin bölünmesinden çok çekti; bölme, birleştir; ötekileştirme, dinle; özgürlüğe ses olanlara kulak ver.

Sayın Cumhurbaşkanı, gençlere devletin gazını, copunu değil, şefkatli elini uzat, onlara kulak ver ama sakın boş verme.

Sayın Cumhurbaşkanı, demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu unutma. Gösteri ve protesto, senin uymaktan imtina ettiğin anayasal bir haktır. Demokrasi, yediden yetmiş yediye 83 milyonun hakkı, hukukudur. "Bana özgürlük, sana yasak." mantığının adı faşizmdir, bunu yapma.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Başkanım, müsamahanızla bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Cumhurbaşkanı, yeni anayasa tartışmaları açtın. Bir inat uğruna ülkenin gençlerine zulmeden anlayışın yeni anayasayla özgürlük ve demokrasi istemediği açıktır; inandırıcı ol.

Sayın Cumhurbaşkanı, bu ülke, gençlerine çok kıydı; tarihten ders al, Z kuşağına da kıyma.

Sayın Cumhurbaşkanı, öğrenci, istediğin şekilde olursa "makbul" eleştirirse "terörist" deme. Tarafsız olman hatırlatılınca muhalefete saldırma, temiz bir dil kullan ve makul ol. Bu ülkenin en gözde gençlerinin girdiği, başarılarıyla yüzümüzü güldüren öğrencileri, demokratik haklarını savundu diye terörist ilan etme. Gençleri kriminalize etme. Seni Cumhurbaşkanı yapan cumhuriyettir, demokrasidir. Gençlere kıymak, cumhuriyete ve demokrasiye kıymaktır. Yapma! (CHP sıralarından alkışlar)