GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:09.02.2021

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün AK PARTİ grup önerisi eğer kabul edilirse -ki edilecek gibi de görünüyor- bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi, uluslararası anlaşmaları ve Mecliste çalışma süresi tamamlanan araştırma komisyonu raporlarını görüşecek. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak uluslararası anlaşmalar söz konusu olduğu zaman meseleye hakikaten millî bir duruşla baktık, bakageldik, bugün de bu hafta da tavrımız böyle olacak. Nitekim, Azerbaycan'la, Gürcistan'la, komşu ülkelerimizle, Kazakistan'la, muhtelif ülkelerle yapılmış uluslararası anlaşmalar bugün, yüce Meclisin onayına sunulacak ve inşallah, bizlerin de müspet oylarıyla kabul edilerek kanunlaşacaktır. Bu çerçevede, gene bu hafta Rabia Naz Vatan Komisyonunun çalışması tamamlandı; onu görüşeceğiz. Bilişim teknolojileri bağımlılığının etkilerinin araştırılmasıyla ilgili komisyon raporunu ve yetiştirebilirsek Down Sendromlu çocukların sorunlarıyla ilgili komisyon raporunu görüşeceğiz. Yani Meclis bu hafta, milletin çok direkt menfaatine olmasa da milletin açlık, feryat çığlıklarını duymasa da olumlu işler görüşecek. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler de olumlu katkılarımızı ortaya koyacağız.

Değerli arkadaşlar, AK PARTİ grup önerisinde söz almamın bir sebebi de şudur: Siyasette münakaşa ederiz, sert tartışmalar yaparız, bağırırız, çağırırız; bunlar işin doğasında vardır, Meclis de tartışma yeridir, münakaşa yeridir, bunları yapacağız. Siyasi partiler, hiç şüphesiz kendi baktıkları pencereden Meclisteki konumlarını belirlerler. Siyasi partiler münakaşa ve kavga etsin, bunda bir sorun yok ama Türkiye'de, AK PARTİ'nin, özellikle bu ucube sistemle birlikte, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle birlikte devletin çürüdüğünü, tefessüh ettiğini üzülerek izliyoruz. Her gün devlet adabına yakışmayan beyanatları, hareketleri, tutumları görüyoruz. Valilerden kaymakamlara, rektörlere kadar -biraz önce AK PARTİ'nin sevgili Grup Başkan Vekilinin de asla tasvip edemeyeceği noktada- işgüzarlık ve lidere biat etme, lidere yaranma konusunda kamu görevlilerinin kendi aralarında bir yarışa girdiğini de görüyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu sandalyeler bugün var, yarın yok. Devlet ebedîdir. Devletin çürümemesi, çürütülmemesi lazım. Kaç oy alırsanız alın, yüzde 99,9 oy alsanız bile devletin, öbür yüzde 0,1'inin de devleti olduğunu unutmamanız lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, bir müsamaha rica ediyorum.

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Devleti çürütürseniz iktidarınız iktidar olmaktan çıkar; bunu bilmeniz lazım.

Türk polisi -benim 3 kuzenim, ağabeyim polislikten emeklidir- hepimizin medarıiftiharıdır. Polisimiz şehit olmaktan korkmaz, emekli olmaktan korkar diye yüz defa bu kürsüde söyledim. Ama polise kanunsuz emir vermek, polisi toplumu kutuplaştırmanın bir aracı gibi kullanmak da asla kabul edilemez.

Değerli arkadaşlar, sene 2017. Barış Kerem, Oğuzhan Erkul; bu çocuklar lise mezuniyetlerini kutladılar Gazi Mahallesi piknik alanında ve bu pırıl pırıl çocuklar -çocuk diyorum- liseyi yeni bitirmiş çocuklar, piknik dönüşü polis tarafından tarandılar. Taranma gerekçesi de ne sayın milletvekilleri?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Arabanın penceresinden bağlamanın kılıfı sarkmış -bunlar sonra tespit edildi- "Vay efendim, bu bir silahtır." demiş polis, Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul'un içinde olduğu arabayı taramış. Şunu soruyorum ya: Bu araba, Gazi Mahallesi'nde değil de Bağdat Caddesi'nde görülseydi taranır mıydı? Bu araba, Gazi Mahallesi'nde değil de Sultanbeyli'de bu şekilde görülse taranır mıydı? Polis, büyük bir kusur işlemiş, bana göre cinayet işlemiş. Daha vahimi şu, devlet çürümesin diye bunun için söylüyorum: Bu 2 polisimize -ve bunlara bu "Vur!" emrini verene hiç ceza yok zaten- ne ceza verilmiş biliyor musunuz değerli milletvekilleri? Hepimizin evladı var. Bu 2 polise yirmi dörder bin lira 24 taksitle ceza verilmiş. İşte, bu, devletin çürüdüğünün işaretidir.

Arkadaşlar, birisi 16 yaşında, birisi 15 yaşında. Sanıyorum, Barış Kerem'in annesi şöyle diyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Hemen bitiriyorum Başkanım.

Bir devlet için bundan büyük ayıp olmaz. "O 24 bin lirayı ben vereyim, çocuğumu bana geri verin." diyor. Bu, hepimizin, buradaki bütün siyasi partilerin başını öne eğip düşünmesi gereken bir hâldir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)