| Konu: | Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 48 |
| Tarih: | 17.02.2021 |
BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 250 sıra sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Sözlerime, geçtiğimiz hafta sonu eli kanlı hain PKK'lı teröristler tarafından alçakça şehit edilen 13 masum vatandaşımıza ve 3 askerimize Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyerek başlamak istiyor, buradan bir kez daha terörü lanetliyorum.
Değerli milletvekilleri, dünyada bilim ve teknoloji çok hızlı gelişmektedir. Teknolojinin sürekli ve süratli bir gelişim göstermesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ileri teknoloji ürünü silah, araç ve gereçle donatılmasını gerekli kılmaktadır. Bu silah, araç ve gereçlerin kullanımındaki etkinliğin ve sürekliliğin sağlanması da eğitimli ve nitelikli personelle gerçekleşecektir.
Kanun teklifinin 3'üncü maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde profesyonel ordunun temel taşı olan uzman erbaşların emeklilik yaş haddi 55 yaş olarak belirlenmektedir. Kanunda yer alan 45 yaş haddi 2016 yılında çıkarılan 676 sayılı KHK'yle 52 yaşa yükseltilmişti fakat uzman çavuşlarımızın asıl itiraz ettiği konu, emeklilik yaşının orduda değil de sivil memuriyette tamamlanma şartının kaldırılmamasıydı. Teklifin 3'üncü maddesiyle uzman çavuşların yaş haddinin Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine uygun olarak 55 yaşa yükseltilmesi ve sivil memuriyetten değil de ordudan emekli olmalarının sağlanması gecikmiş fakat olumlu bir adımdır. Fakat kanun teklifinin genelinde terörle mücadelede en ön safta yer alan, vatanı için gözünü kırpmadan şehit olan uzman er ve erbaşlarımıza yönelik yeterli düzenlemeler yapılamamıştır. Uzman çavuşlarımızın çalışma koşulları düzeltilmeli, kadro istekleri yerine getirilmeli, astlık, üstlük münasebetleri düzeltilmeli ve statüleri mevzuat içinde netleştirilmelidir. Sözleşmeli erlerimizinse mesai sonrası evlerine gidebilmelerine dair yönetmelik çalışması bitirilmeli ve eş durumu tayinlerinde yaşadıkları sorunlar giderilmelidir. Ayrıca, sözleşmeli erlerimiz, refakat izni, mehil izni, asgari geçim indirimi, yol harcırahı, komando tazminatı ve iyileştirme zammı haklarından faydalanamamaktadırlar.
Teklifte eksik görülen, öncelikle çözülmesi gereken özlük haklarına dair diğer bir konuysa binbaşılarımızın makam tazminatlarıyla ilgilidir. Diğer üst subaylara verilen görev, makam tazminatı binbaşılarımıza verilmemektedir. Ayrıca görevdeki binbaşılarımıza yapılan iyileştirmeler emekli binbaşılara yansıtılmamış ve emekli-çalışan maaş oranı yüzde 41 oranına kadar düşmüştür. Emekli bir binbaşının maaşı astlarından daha düşüktür.
Teklifte diğer eksik de astsubaylarımızın özlük haklarıyla ilgilidir. Astsubaylar 2003 yılından itibaren ön lisans mezunu olarak 9'uncu derecenin 1'inci kademesinde göreve başlamaktadırlar. Fakat devlet memurluğu alımlarında ön lisans mezunları 9'uncu derecenin 2'nci kademesinden işe başlamaktadır. Buradan da görüldüğü üzere bir eşitsizlik vardır.
Sözleşmeli subay ve astsubaylarımız da muvazzaf personele kıyasla özlük haklarındaki farklılıklar, sözleşme yenilenmesinde güvence verilmemesi, hizmet süreleri sonunda sınavsız devlet memurluğuna geçirilme hakkına sahip olmamaları gibi maddi ve manevi yönden pek çok sorun yaşamaktadırlar. Bu sorunlar da teklifte yer almamıştır.
Teklifin geneline baktığımızdaysa teklifin, ordunun "vazifede devamlılık" ilkesini bozduğu görülmektedir.
Genel Kurulu saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)