| Konu: | Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 18.02.2021 |
MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; öncelikle tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.
Sevgili arkadaşlar, bundan beş yıl önce 17 Şubat 2016, Genelkurmayın hemen burnunun dibi, Meclise beş dakika mesafede, Kara Kuvvetlerinin ve askerî lojmanların yanında 29 canımızı şehit verdik Merasim Sokakta. Sizlere onları hatırlatmak istiyorum. Niye onları hatırlatmak istiyorum? O şehit edilen canlar kimdi biliyor musunuz değerli arkadaşlar? Bugün görüştüğümüz kanun teklifinde ismi geçmeyenlerdi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yardımcı hizmetlerinde doktor, hemşire, uzman personel, teknik personel, belki o zaman ismini duyduğunuz sivil memurları size hatırlatmak istiyorum değerli arkadaşlar. Kimdi o şehit edilen canlar? Daha birkaç gün önce şehit olan, arkasından hep birlikte gözyaşı döktüğümüz Astsubay Semih Özbey'in, Astsubay Ömer Halisdemir'in silah arkadaşları astsubaylar değerli arkadaşlar. Bu kanun teklifinde ismi geçmeyen astsubaylardan bahsediyorum.
Tabur yönetmiş, ülkesi için can vermiş emekli binbaşılardan bahsediyorum değerli arkadaşlar.
16 Mayıs 1970, yine, bugün görüştüğümüz gibi, Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu görüşülüyor Mecliste ama o zaman da astsubaylarla ilgili bir ilerleme olmadığı gibi özlük haklarında geriye gitme var. Tabii, mevcut askerî kanunlar gereği, astsubayların eli kolu bağlı olduğu için o zamanki adı "TEMAY" olan derneğe üye astsubayların eş ve çocukları bir yürüyüş düzenliyorlar. Düzenlenen yürüyüşteki pankartlarda şunlar yazıyor arkadaşlar: "Araba değil, mesken istiyoruz." "Albaylara havyar, astsubaylara çavdar." "Ordu bölünmez bir bütündür." "Türkiye'de imtiyazlı bir sınıf yaratılamaz."
Bu defa 1975'e gidiyoruz 1970'ten, beş sene sonrasına. Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra enflasyon almış başını gitmiş, memurlara zam yapılmış. Genelkurmay bir teklifte bulunuyor, sanki Kıbrıs Barış Harekâtı'nı sadece subaylar kazanmış gibi, subaylara tazminat ve yan ödeme. Bu arada, onunla da yetinmiyor, astsubaylar için de diyor ki: "Ordunun hiyerarşisi gereği, binbaşıya denk olan kıdemli başçavuşun maaşını yüzbaşı seviyesine düşürün." Böyle bir düzenleme geliyor Meclise. Bu sefer 600'ün üzerinde astsubay, 60 astsubay eşi Ulus'tan başlıyorlar Kızılay'a kadar eksi 5 derecede yürüyorlar arkadaşlar. Kızılay'a 60 metre kala panzerler durduruyor. Bir astsubay eşinin panzerin önünden kaçmayıp söylediği "Değil su, kurşun yağdırsanız da davamızdan vazgeçemeyeceğiz." sözlerini buradan hatırlatıyorum. Bu yürüyüşten dolayı astsubaylar ordudan atıldı, hapse atıldı, kuvvet değiştirildi, sürüldü değerli arkadaşlar. Aradan elli yıl geçti, bu elli yılın yirmi yılında da neredeyse siz iktidarsınız, bugün yine astsubaylar bu kanunda yok değerli arkadaşlar.
Tarihe not düşmek için söylüyorum: Sıcak ofisinde çalışan memur 9/2'den başlıyor; dağda, karda, kışta kıyamette dağ başında çalışan, canını veren o astsubay 9/1'den başlıyor. Astsubayların göreve başlama derecesi 9/2 olmalı arkadaşlar.
Emekli maaşını doğrudan etkileyen tazminat sorunu var. Adına "kıdemli başçavuş tazminatı", "görev tazminatı", "makam tazminatı" ne derseniz deyin ama bu sorun çözülmeli değerli arkadaşlar.
Yine, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kanayan yarası, emekli binbaşıların emekli olduklarında onları ciddi sıkıntıya sokan sorunları çözülmeli değerli arkadaşlar.
Uzman jandarmalar var, her ne kadar bugün İçişleri Bakanlığı personeli de olsa Türk ordusu üniformasını taşıyorlar. Onların da statü problemini biz hep beraber çözmeliyiz, ya astsubay yapalım, astsubay çavuş ya astsubay yardımcısı yapalım; eğitimlerini, okullarını meslekten sayalım değerli arkadaşlar. Onları da çözelim.
Anadolu insanı için söz namustur. Bir sözü hatırlatmak istiyorum buradan. Kayseri Komando Tugayı, 2018 yılı, haziran ayı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan astsubaylara müjde veriyor, diyor ki: "Astsubaylarımızın göreve başlama kademelerini eğitim yıllarına göre bir üste çıkarıyoruz. Mesela şu an iki yıllık yükseköğrenim mezunu bir astsubayımız 9'a 1'den başlıyor, 9'a 2'den başlayacak. Aynı şekilde dört yıllık yükseköğrenim mezunu 9'a 3'ten başlıyor, onları da 8'in 1'ine yükselteceğiz." diyor. Tekrar hatırlatayım arkadaşlar, sözünüzü tutarsanız o sözün hükmü olur, sözünüzü tutmazsanız o söze kimse bir daha itibar etmez, astsubaylar da itibar etmez.
Değerli arkadaşlar, ben burada kendi adıma konuşmuyorum, şu an benim konuşmamı dinleyen emekli binbaşısı, astsubayı, uzman jandarması, uzman çavuşu, sivil memuru, yüz binlerce Türk Silahlı Kuvvetleri personeli var; eşi, çocuğu, emeklisi, onlar için konuşuyorum ve son olarak şunu söylemek istiyorum Sayın Başkan.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Grup Başkan Vekillerimizin aldığı karar sebebiyle uzatma vermiyorum yani sadece süreyi tanıyoruz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyle bir şey var, veremiyor. Bir tek tutanağa geçsin.
MURAT BAKAN (Devamla) - Sayın Başkan, son konuşmacıyım, selamlayayım lütfen, çok önemli.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hayır, hayır, Murat Bey, çok kesin karar verdik. Tutanağa geçsin.
MURAT BAKAN (Devamla) - Tutanağa geçsin o zaman.
Cibuti'ye "dostluk barajı" adı altında hibe olarak baraj yapmaya, Etiyopya'da Kral Necaşi Eshame Türbesi'nin restorasyonuna, makam arabalarına, saraylara, geçmediğimiz köprülere, uçmadığımız havalimanlarına harcadığınız parayı eksi 30 derecede Gabar'da, Cudi'de, Kato'da, Gara'da görev yapan, bire bir ölüme giden bu vatan evlatları için harcayın.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)