| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 57 |
| Tarih: | 10.03.2021 |
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gazi Meclisimiz abesle işgale zorlanıyor, gazi Meclisimiz bir suç işlenmesine ortak edilmeye çalışılıyor, değerli arkadaşlar. Böyle bir kanun maddesi olmaz, böyle bir kanun maddesi, bu Meclisin hukukuna saygısızlıktır. Bakın, madde ne diyor: "15/3/2020 tarihinden sonra ihalesi yapılmış -yani ihaleyi yapmışlar, geçen yıl içinde ihale yapılmış- ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte henüz uygulama sözleşmesi imzalanmamış." Niye imzalanmamış? İhalesini yapıyorsunuz, şartnamesi ortada, şartnamesine uygun sözleşmesini yaparsınız, kural budur, değil mi? Ama siz bu sözleşmeyi yapamıyorsunuz çünkü ihale ettiğiniz şirketin bir itibarı yok, bu itibar uluslararası arenada yok, kredisini alamıyor, siz de öyle bir ilkellik yapmışsınız ki "Genel Müdürlük buna garanti verecek." diye yazmışsınız. Karayolları Genel Müdürlüğü nasıl bir garanti veriyor? Sizlerin zamanında icat edilmiş bir şey. Sonra uluslararası bankacılar çıkıyor diyor ki: "Sizin devletiniz batmış, Karayolları Genel Müdürlüğünüz batmış." Yani şirketin itibarı değil devletinizin de itibarı yok diyor; bu, o anlama gelir.
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Alakası yok.
AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - "Genel müdürlüğünüz batmış." diyor bana Bakanlık, hazine garantisi getirin. Şimdi, arkadaşlar, normalde bir hazine garantisi sistemi vardır. Şimdiye kadar hiç kimse duydu mu ulaştırma garantisi? Aha bu kanunla yaptığınız, ulaştırma garantisi. Ya devletin hazine birliği ilkesi var; devletin malını mülkünü, eshamını, tahvilatını, nakdini hazine yönetir. Düşünün şimdi bu işlemin sonucunu. Her bakanlık, kafasına göre garanti vermeye başlarsa bu devlet nasıl yönetilecek? Ulaştırma garantisi diye bir yerde bir şey duydunuz mu? Düşünün ki bir şirket var, şirketin muhasebe müdürü, çeki imzalamıyor "Bu çek, doğru değil." diyor, gidilip şoförüne, bahçıvanına imzalatıyorsunuz. O zaman böyle bir şey olacaksa Tarım Bakanlığı hasta baksın, Sağlık Bakanlığı okulları yönetsin, Millî Eğitim Bakanlığı da Genelkurmaya geçsin. Arkadaşlar, böyle bir şey olmaz. Bu, devlet ciddiyetine saygısızlıktır her şeyden evvel.
Artı, siz bir şartnameyi sonrasında kanunla nasıl değiştirirsiniz ya? Sözleşme değiştireceksiniz, kanunla getiriyorsunuz. Arkadaşlar, eğer bir ihale yapıyorsanız ihalenin şartları kamu aleyhine, kamuyu yükümlülüğe sokacak şekilde daha sonra değiştiriliyorsa bu, suçtur. Türk Ceza Kanunu 236'ncı maddesi, edimin ifasına fesat karıştırma suçunu tanımlamıştır. Yani edimin ifasında, ihalenin gerçekleştirilmesinde kamu aleyhine bir hüküm koyuyorsanız bu, suçtur; siz bunu kanunla yapıyorsunuz. Yazık günah bu millete. Üstelik saçma sapan bir sebep yazıyorsunuz, Covid-19 salgını nedeniyle finansman bulunamıyormuş! Ya, arkadaş daha inşaat başlamamış, bu Covid, yirmi yıl mı sürecek? Bunun işletme süresi, 15-20 yıl. Kimi kandırıyorsunuz? Covid varmış da finansman bulamıyorlarmış!
Öyle bir proje yapıyorsunuz ki bankacı görüyor "Ya, bu, zaten batacak, bunların CDS'i 600 puan, çakalım biz Türklere bu krediyi, 600 puandan ödemeseler de gidip Hazinenin gırtlağına çökelim, bunu alalım." Şimdi Ulaştırma Bakanlığı garanti vermiş, Ulaştırma Bakanlığının bir geliri mi var? Gelir Hazinede. Ulaştırma Bakanlığına icraya mı gidecekler, gelip bunu Hazineden alacaklar ama Hazineciler daha bürokrat kökenli olduğu için, belki Bakanı istemediği için Hazine garantisi verilemiyor. Bu şekilde siz kamu mali yönetimini bozarak nereye varmaya çalışıyorsunuz?
Bu Mecliste bu işlere... Bakın, "2'nci maddeye karşıyız." diye bütün Komisyon boyunca anlattık. Ya, koskoca Türkiye Cumhuriyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 tane firmaya mı yenildi ya? Yaparsınız ihaleyi yeniden, itibarlı bir şirket gelir. Eğer bu krediyi buluyorsa bulur, sen o zaman bu krediyi bulamıyorsan bu ihaleye niye girdin? Yakarsınız teminatını bir daha da böyle bir şey yapmaz. Geliyor size, garanti veriyor "Ben bunu bulacağım." diyor çünkü yap-işlet-devretin mantığı bu. "Yap" demek, parasını bulmaktır. Parayı Hazine garanti ediyor, müşteriyi de hazine garanti ediyor, işletmeyi de hazine garanti ediyor. Kâr niye bu insanların cebinde? O zaman biz gidelim Hazine olarak çok daha ucuza borçlanırız. Biz yapalım 25 yıl vadeyle, vatandaşımıza da bu fahiş fiyatlardan satmayalım, devleti çürütüyorsunuz. Bakın, millet yoksulluktan ölüyor, bu iş olmaz arkadaşlar. Bunu vicdanınız kabul etmesin, buna bir başlarsanız bu işin sonu yok.
Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)