GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:57
Tarih:10.03.2021

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli emekçi arkadaşlar, değerli milletvekilleri; yine bir AKP enteresan düşüncesi. Çok merak ettim bu Komisyon ile bu maddenin ilişkisi nerededir diye. Herhâlde kaçak kesime giden hayvanların kamyonda taşınmasıyla bir alakası var, başka da bir alakası yok. (CHP sıralarından alkışlar) Kısaca şunu söylemek lazım: Kaçak hayvan kamyonda gidiyor, yakalanırsa kesime engel olacak; kuzularda ve keçilerde altı aydan daha küçük, büyükbaşta 1 yaştan daha küçük. Amaç: Et veriminin artmasını sağlamak.

Değerli milletvekili arkadaşlar, değerli iktidar yetkilileri; bir fotoğrafın bütününe baktığımızda tarımın ve hayvancılığın temel sorunlarını çözmeden çıkaracağınız kanunlarının mevcut sorunları çözebilme olanağının olmadığını aşağı yukarı hepinizin bildiğine inanıyorum. Şu sorulara cevap vermeden bu dengeyi, düzeni tutturma şansınız yok:

Bir: Neden besici, çiftçi hayvanının doğumunu görür, doğumu olur ama bunu resmî olarak kaydettirmez, küpe almaz? Bu sorunun cevabını lütfen kendinize sorun.

İki: Neden bu hayvanı büyütüp daha fazla para kazanmayı tercih etmez -size göre- bunu kaçak satar? Çok net, hayvancılığın en önemli gideri yemdir. Yemi iki alandan karşılarız: Bir, meralarımız; iki, fabrika yemi. Evet, Bakan bugün açıklama yapmış, diyor ki: "Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık, en fazla büyükbaş hayvan 2020'de, tarihe geçtik." Söyleyelim Bakana çünkü yeni, 2018'den sonra Bakan olduğu için eskiye dair bir bilgisinin olmadığı net. Sene 1980, 44 milyona yakın nüfus var, 88 milyon baş hayvan var yani 1 kişiye 2 baş hayvan düşüyor. Şu anda nüfus 84 milyon, mültecileri, turistleri ilave edin 90 milyon, eğer 1980'le karşılaştırırsak tam 160 milyon baş hayvan olması lazım. E, tabii, Bakan burada yaşamadığı için bundan doğru haberi yok.

Bir de "Rekor kırdık." diyor. Söyleyeyim o kırdığı rekorları: İki yıldır dünya rekoru kırıyorsunuz, dünya rekoru. Buğdayda, pamukta, ayçiçeğinde dünya rekoru kırmaya devam ediyorsunuz. Rekorlar deyince üst üste, dünyada hiç olmayan rekorları kırıyorsunuz.

Diğer bir konu, gene bu maddeyle ilgili. Şunu söyleyelim: Sınırdaki kaçak hayvancılık işinde bu yasayı nasıl uygulayacaksınız? Trakya'da, ari bölgede hayvan geçişleri olduğunda bu yasayı nasıl uygulayacaksınız? Arabada yakaladığınız hayvanların sahibi kim? Tüccar mı, kasap mı, çiftçi mi? Sahibi nerede? Dolayısıyla, bütününe baktığımızda hayvancılığın sorununu çözmeden bu kanun maddesini sadece yazarsınız, ne et üretimini arttırırsınız ne başka bir şeyin.

Yine buradan Bakana bir gönderme yapalım. Diyor ki: "Hayvancılıkta şuraya geldik." E, doğru; gelirsin kendine göre. Nasıl gelirsin? On yılda 8,5 milyar dolara küçükbaş, büyükbaş hayvan ithalatı yaparsın, 130 milyon ton yem ithalatı yaparsın çok istikrarlı bir şekilde; dünya rekorudur, bunu da bilin. 2002'de 146 milyon dönüm mera var, hâlâ 146 milyon dönüm mera; ne 1 metrekare azalma ne 1 metrekare fazlalık var. Bu da Tarım Bakanlığının, AKP iktidarının özel, tarihe yazacağı TÜİK rekorudur. Bu kadar istikrarlı, hiç değişmiyor ama, metrekare bile değişmiyor. Şimdi, böyle bakıldığında, hayvan ithal, 8,5 milyar dolar; yem ithal, 58 milyar dolar; Bakan çıkıyor "Ben hayvan sayısını artırarak cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdım." diyor. E, doğru çünkü Bakanın Türkiye gerçeğinden kesinlikle ve kesinlikle haberinin olmadığını net bir şekilde söylemekte yarar var.

Bir başka temel meselede de açıkçası şunu söylemek lazım: Tarım Bakanı ve iktidar tamamen ithalat kaynakları üzerinden bir zenginleşme modeline doğru gidiyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sarıbal.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Bugün Türkiye'de kişi başına 14 kilogram civarında et düşüyor fakat aslında, kişi başına 14 kilo kırmızı et herkes tarafından eşit tüketilmiyor. Bir eli yağda, bir eli balda olanlar 200-300 kilogram civarında kırmızı et tüketiyorlar ama öbür taraftan, yoksul halkın -ki toplumun çok büyük bir kısmı- eğer Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı olmasa sofrasına kırmızı et gelmeyecek. Belki çok sonra söyleyeceğimizi hemen baştan söyleyelim yani, hani, bu çok ironi bir sözdür ama kıymetlidir: Domuz eti yemekten korktuğunuz kadar halkın hakkını, emeğini yemekten korksaydınız Türkiye bugün bu hâllere gelmezdi. (CHP sıralarından alkışlar)

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim Başkanım.