GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: (2/3256) esas numaralı Çanakkale Savaşlarına Katılanlara Şeref Madalyası Verilmesine Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/114) münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:59
Tarih:16.03.2021

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli vekiller; Çanakkale Savaşlarına Katılanlara Şeref Madalyası Verilmesine Dair Kanun Teklifi'm üzerine söz aldım.

Vatan uğruna toprağa düşen tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla anıyorum, şehitlerimizin ruhları şad olsun diyorum. İki gün sonra Çanakkale Zaferi'nin 106'ncı yılını kutlayacağız. Tarihimizin en temiz sayfalarından birini canları pahasına yazan Yarbay Mustafa Kemal'in Mehmetlerini, evlatlarını, onbeşlilerini onurlandıracağız, yani Conkbayırı'nda, Kilitbahir'de, Anafartalar'da tarih sayfalarına yeni bir destan yazanları anacağız.

Değerli vekiller, Çanakkale, Edirne'den Kars'a, İstanbul'dan Diyarbakır'a, Ankara'dan Van'a 16, 17, bilemediniz 18 yaşındaki yiğitlerin bir vatan uğruna uyanmaz uykuya daldığı yerdir. Çanakkale, varlık ve yokluk arasında gidip geldiğimiz bir zamanda memleketin dört bir yanından gelen isimsiz kahramanların emperyalizme karşı verdiği şanlı direnişin adıdır; Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle bir ulusun bütünleştiği, bir olduğu yerdir. Çanakkale, en acı hatıraların yazıldığı en şerefli savaş meydanıdır. Sonuçları itibarıyla da tarihin akışını değiştirmiştir. Kuşkusuz bu zafer kolay kazanılmamıştır. Mehmetçik tüm olanaksızlıklara karşın, bağımsızlık tutkusuyla inanılmazı gerçekleştirmiştir. Vatan şairi Akif, bu destanı İstiklal Marşı'mızda "Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar/Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var/ Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar/ Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" dizeleriyle anlatır.

Unutulmasın ki Çanakkale Savaşı bir özgürlük direnişidir. Yurdumuzun bağımsızlığa taşındığı ilk çoban ateşidir. Bu bakımdan, Yarbay Mustafa Kemal'in "Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum." sözü Türkiye Cumhuriyeti'nin özgürlük karakteridir tam da. Yani Çanakkale Mustafa Kemal Atatürk'tür, Türkiye Cumhuriyeti'dir; Çanakkale millî iradedir. Hüseyin Ragıp'ın "Kendi yurdumuzda hiçbir milletin bize efendi olmasına tahammül edemeyiz." ifadesiyle tarif ettiği Kuvayımilliyedir. Evet, Çanakkale Seyit Onbaşı'dır, doğru ama aynı zamanda, cephede çarpışan Mücahide Hatice Hanım'dır, Nezahat Onbaşı'dır, Kosovalı Zeynep Çavuş'tur, Reşit Paşa Vapuru'nun başhemşiresi Safiye Hanım'dır. Onlar, cumhuriyetin temelindeki kadın devriminin neferleridir ve Çanakkale yalnızca savaşın bir cephesi değil, Millî Mücadele'nin de ön sözüdür aslında. Anadolu halkının Çanakkale'de gösterdiği azim, umut ve kararlılık Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini ateşlemiştir. Her siperinde ayrı bir destan yazan kahramanlarımız dünya tarihine altın harflerle "Çanakkale geçilmez!" diye yazdırmıştır. Bu sebepledir ki Çanakkale'ye gelenler Değirmenburnu Tabyası'na nakış gibi işlenmiş "Dur yolcu, bilmeden bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir." yazısıyla karşılaşırlar. Bu yazı bağımsızlık mücadelesinin nasıl verildiğini bizlere anlatan bir ibret belgesidir tam da. Bu belge, en kıymetli mirasımızdır.

Değerli vekiller, unutulmasın ki Mehmetçik vurulunca değil, unutulunca ölür. Geçmiş bize doğru yolu gösteren bir rehberdir ve geçmişi unutanlar, çarptıranlar ya da yok sayanlar çok geçmeden, tarihte izleri bile kalmadan silineceklerdir. Tarih, unutulan nice medeniyetlerin enkazıyla doludur. İşte, bu nedenle yüz altı yıl sonra bugün, Gazi Meclisin önünde tarihî bir sorumluluk vardır; siyasetüstü olması gereken ve bizi biz yapan, bir yapan, bütün yapan ortak değerlerimizin başında gelen tarihsel geçmişimize sahip çıkmaktır.

Buradan tüm siyasi partilere ayrım yapmaksızın çağrıda bulunuyoruz: "Çanakkale geçilmez." diyen kahramanlarımıza şeref madalyası verilmesini talep ediyoruz. İnanıyorum ki Gazi Meclisimizin her bir üyesi bu talebi düşünmeden kabul edecektir çünkü bu Meclisin harcında Çanakkale ruhu vardır.

Sözlerimi, saygıyla andığım Faruk Nafiz Çamlıbel'in yazdığı Çanakkale şiirinden dizelerle bitirmek isterim:

"Bir destana benziyor senin bugünkü hâlin,

Okurken duyuyorum sesini ihtilalin.

Övün, ey Çanakkale ki, Sen Mustafa Kemal'in

Yüz milletle yüz yüze ilk görüştüğü yersin!"

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Teşekkür ederim.

Son olarak, bu toprakları bize vatan olarak armağan eden tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün kahramanlarımızı rahmet ve şükranla anıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)