| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 66 |
| Tarih: | 31.03.2021 |
CHP GRUBU ADINA ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Geçtiğimiz haftalarda Van, Hakkâri, Şırnak, Batman, Mardin, bu bölgede bir haftalık bir seyahat yaptık. Birçok sorun var, başta işsizlik ama ikinci sorun elektriğe ulaşım ve elektrik faturaları. O yüzden İYİ Partiye de böyle bir konuyu getirdikleri için teşekkür ediyorum. Buradaki vatandaşların tamamını, köylerdeki, ilçelerdeki, illerdekini bu elektrik dağıtım şirketleri "hırsız" olarak yaftalıyor, hırsız olarak. Bunun ispatını da şöyle size göstermek istiyorum; bu, Başkale'de bir köyde elektrik sayaçlarının direklerin tepesine dikildiği fotoğraftır yani evlerin içinde olması gereken sayaçlar direklerin tepesinde. Gelen faturalarda evde kullanılan televizyon, beyaz eşya, her neyse, bunlar hesap edilip afaki faturalar kesilmesi; faturalar ödenmediği zaman da, faturalar ödenmediği zaman da ihbar edilmeden evlere icraların götürülmesi; insanların oturdukları koltuk, buzdolapları, çamaşır makineleri icra ediliyor. Bu, bir, Dicle Elektrik Dağıtım Şirketi, sadece o değil, Vangölü Dağıtım Şirketi de aynı uygulamaları bire bir yapıyor. Şimdi bu bir zulüm ve iktidar sahiplerine biz bunu sıklıkla götürüyoruz, iktidar sahipleri de -biraz önce HDP vekilimiz söyledi- "Bu köyden şu kadar üye, bu köyden bu kadar üye talebiyle biz bu işleri çözeriz." diyorlar. Bu zülüm değil de nedir?
Bir ikincisi de -isim vererek örnekleyeceğim- Siirt'ten. Siirt'in Eruh ilçesi Çimencik köyü. Bizim önceki il başkanımızın köyü, burada evleri var. Şu anda da parti meclisi üyemiz Nevaf Bilek'in evine gelen bir fatura var, 4.500 liralık bir fatura. Eve gelen fatura aslında ortalama 150 lira, gelen faturaysa 4.500 lira olarak geliyor ve itiraz ediyor. "Nedir kardeşim bu 4.500 liralık fatura, ben fabrika mı işletiyorum?" diyor. Gelen cevap şu: "Kaçak elektrik kullandığınız için böyle bir fatura geldi size". "Ya, bunu deme de başka bir şey söyle, yani kaçakla ilgili böyle bir suçlamayı ben kabul etmiyorum." diyor. Perakende Şube Müdürlüğüne müracaat ediyor. Perakende Şube Müdürlüğü geliyor, evine bakıyor, evinde kaçak elektrikle ilgili bir şey bulamayıp özür diliyor. Fakat burada yapılan yani bizim il başkanımız olmasa, hakkını arayabilecek durumda olmayan biri olmuş olsa, bu insanın evini başına geçirecekler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Ve durum bu kadar vahim arkadaşlar. Biz ilçelere de gittik, Çukurca'ya gittik, Cizre'ye gittik, Nusaybin'e gittik; farklı bir sorun konuşulmuyor. Yani, çiftçilerin durumu zaten felaket. O köylerde şebeke olmadığı için yer altı sularını elektrik vasıtasıyla çekiyorlar, elektrik kesintilerinden dolayı da şu anda birçok köy susuz durumda, sınır köylerinin tamamı maalesef bu durumda. Bu insanlar devletin sorunlarına çözüm üretmediğini, kendilerini yalnız hissettiklerini söylüyorlar. Ben şurada bir konuya daha değineceğim, zaman çok kısıtlı. Habur 2 köyü diye bir köy var, yine Irak sınırında, Uludere'ye bağlı bir köy. Uludere'deki bu köyde içme suyuna foseptik karışıyor, her 3 çocuktan biri böbrek hastası arkadaşlar ve biz o köyde bu çocukların isyanlarını duyduk. Geçen seneden beri eğitim alamıyorlar, okulları kapalı, EBA'ya ulaşamıyorlar, bir de Habur Çayı taştığı zaman iki ay boyunca köyleri boşaltılıyor, başka bir köye taşınıyorlar.
Şimdi, üç dakikada ancak bunlar anlatılabilir. Bu bölgeyle ilgili sorunlar son derece derin ve Meclis bunları, özellikle de iktidar bunları seyrediyor.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)