| Konu: | 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü'ne, 10 Nisan Polis Günü ile Türk polis teşkilatının 176'ncı kuruluş yıl dönümüne, sosyal medya dedikodularıyla bir belediye başkanının bir arabaya çarpıp kaçtığının Meclis gündemine getirilmesini garipsediğine, Cumhuriyet Halk Partisi olarak suni gündemlerin peşine takılmayı doğru bulmadıklarına, Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken generallere mektup yazıp "Siyasi iktidarı uyarın." diyenlerin şimdi emekli amirallerin basın açıklamasını "Darbeye davet." diye yorumlamalarını demokrasi bakımından olumlu bir gelişme olarak gördüğüne, çiftçilerin sorunlarına ve vergi barışıyla ilgili yapılandırmanın revize edilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 68 |
| Tarih: | 06.04.2021 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Zatıalinizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim.
Sayın Başkan, dün 5 Nisandı; Avukatlar Günü'müzü, bütün avukatların gününü tebrik ediyorum. Yargının çürüdüğü, yargıya güvenin dip yaptığı bugünlerde, savunma makamının iddia makamıyla aynı düzlemde görev yapması hâli gerçekleşmedikçe yargıya tam bir güvenin sağlanması mümkün değildir. Her şeye rağmen, bütün olumsuz koşullara rağmen, aşağılanan, ötekileştirilen, bazen terörist gibi gösterilen sevgili avukatlarımızın günlerini tebrik ediyoruz ve bilmelerini istiyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında avukatlar yani savunma makamı, iddia makamıyla aynı düzlemde görev yapacaktır.
Sayın Başkan, bu hafta Polis Haftası başlıyor. 10 Nisan Polis Günü'müz cumartesiye denk geleceği için ben, şimdiden, haftanın da başlaması hasebiyle kahraman Türk polis teşkilatının 176'ncı kuruluş yıl dönümünü tebrik ederken, Allah'ımdan ayaklarına taş değdirmemesini, görevlerini huzur ve güven içinde yapmalarını temenni ediyorum. Ancak bilinmesini isterim ki... Müteaddit defalar söyledim, sanıyorum bu İçişleri Bakanımız ben bunu söylediğimden beri 7'nci İçişleri Bakanı. Abdülkadir Aksu -kulakları çınlasın- İçişleri Bakanıyken kendisine ve yüce Genel Kurula şöyle hitap etmiştim: "Türk polisi şehit olmaktan korkmuyor, Türk polisi emekli olmaktan korkuyor. Bu sorunun çözülmesi lazım."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Nitekim, Sayın Erdoğan'ın, 3600'le ilgili iki yıl önce söz verdiği hâlde sözünü tutmamasını da Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısından eleştirmek... Ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk polisine verdiği -sadece Türk polisine değil, öğretmenimize, hemşiremize ve din görevlilerimize verdiği- sözü tutmasını buradan talep ediyorum. Bu vesileyle polisimizin haftasını ve gününü tebrik ediyorum.
Biraz önce Genel Kurula hitap eden Sayın Özsoy, Maltepe'de geçtiğimiz hafta meydana gelen maddi hasarlı bir trafik kazasını gündeme getirdi. Şöyle bir önerim var: Bu trafik kazalarını yapıp kaçma, saklanma, örtbas etme, şu bu noktasında belki biraz geri gitmemiz lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yani benim Sayın Özsoy'a önerim şöyle olacak Sayın Başkan: 11 Mayıs 1998 tarihinde İstanbul Şişli'de bir trafik kazası meydana geldi; kamuoyunun da yakından bildiği Sevim Tanürek, bu kazadan dört gün sonra, kazanın oluşturduğu hasar sebebiyle hayatını kaybetti. Yani geçen hafta meydana gelen, sadece maddi hasarlı bir trafik kazasını gündeme getiren sayın milletvekilimize önerim ve teklifim şudur: Sevim Tanürek'in ölümüne neden olan trafik kazasından başlayarak bu işlere bir el atalım. Var mısınız? Ayıptır ya, çok ayıp! Yani kimi dedikodularla, sosyal medya dedikodularıyla bir Belediye Başkanımızın bir arabaya çarpıp kaçtığını Meclis gündemine getirmeyi doğrusu garipsediğimi belirtmek istiyorum ama Sevim Tanürek'in ölümüne neden olan kaza çok açık.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Zira kusur raporu vermekle sorumlu Adli Tıp İhtisas Dairesinin o günkü Başkanı da pek kısa bir süre sonra, nedense, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketinin Genel Müdürü oldu. Beyler, isterseniz bu konuyu tartışırız ama tavsiyem, bu konuya daha fazla girmemenizdir.
Sayın Başkan, Türkiye'nin gündemi çok. Biz, suni gündemin peşine takılmayı Cumhuriyet Halk Partisi olarak doğru bulmuyoruz ama bizi, bu son günlerdeki suni gündemle ilgili sevindiren bir husus şudur: Vaktiyle, Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, generallere mektup yazıp "Siyasi iktidarı uyarın." diyenlerin şimdi, emekli generallerin basın açıklamasını "Darbeye davet" diye yorumlamalarını, kendileri adına, demokrasi bakımından olumlu bir gelişme olarak gördüğümü de belirtmek isterim.
Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin asli işi milletin derdiyle dertlenmektir, milletin yaşadığı sorunları çözmektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Milletvekillerimiz haftalardır "Çiftçinin traktörü, ahırdaki öküzü hacizde." diye feryat ederler, milletvekillerimiz haftalardır "Çiftçinin mahsulü ambarda kaldı, tarlada kaldı, çiftçi perişan." diye feryat ederler, Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri haftalardır "Çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifi borçlarının yeniden yapılandırılması lazım." diye feryat ederler. Şimdi, önümüzde bir tablo var: Dalga geçer gibi, alay eder gibi, kredi borç faizi yüzde 11'den 18'e çıkarılıyor, yapılandırmada geçen süredeki faiz yüzde 5'ten 12'ye çıkarılıyor, yapılandırma faizi yüzde 18'e çıkarılıyor ve bunun yüzde 30'unun peşin yatırılması isteniyor. Ben çok merak ediyorum; siyasi iktidar, Türk çiftçisinin beyninin yok olduğunu mu düşünüyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yani bunu hiç yapmamak, böyle bir şeyi yapmaktan, çiftçi bakımından daha yararlıdır. Çiftçiyi içine düşürdükleri durumdan dolayı utanacaklarına -yürütmeyi kastediyorum burada- çiftçiyi içine düşürdükleri durumdan daha zor duruma sokacak, tefeci kıskacına alınmış Türk çiftçisi yaratma anlayışını da kınadığımızı, yadırgadığımızı belirtiyoruz.
Türk çiftçisine, Türk köylüsüne buradan sesleniyorum: Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, Millet İttifakı iktidarında çiftçilerin bütün faizlerini sileceğimize namus ve şeref sözü veriyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
Öte yandan, "vergi barışı" diye söylendi, hem SGK primleri bakımından hem vergi borçları bakımından bir yeniden yapılandırma ortaya koyuldu. "İyi" dedik, "güzel" dedik, "makul" dedik lakin pandeminin de biteceği öngörülerek şubat ayında yapılandırılmış vergi borçlarının ilk taksitlerinin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bitiriyorum Başkan.
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...ödenmesiyle süreç başladı ama pandemi bitmedi; tam tersine, vaka sayıları arttı, izolasyon ve kapanma devlet yoluyla daha yaygınlaştırıldı. Özetle, vergi mükellefleri dükkânını açamaz bir hâldeyken bu mükelleflerden şubat, mart, nisan aylarında yapılandırdıkları verginin taksitlerinin ödenmesi talep ediliyor. Bu, şu demek: Hiç kimse -yani tüketilen kâğıda, evraka yazık- hiçbir esnaf şubat ve mart taksitini ödeyemez. Eğer maksadınız samimiyse, vergi borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili gerçekten küçük esnafı, KOBİ sahiplerini düşünüyorsa Hükûmet, birinci çağrımız -aşılama devam ediyor yetersiz de olsa- hiç değilse bu taksitlerin temmuzda başlamasıdır, başlatılmasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şubatta, martta taksitini ödeyemeyen esnafın yapılandırması da sona erecektir yani barış bitecektir. O zaman bu iş niye yapılmıştır? Yapılandırmaya giren hiçbir esnaf, şubat ve mart ayında dükkânlarını açamadıkları için bunu ödeyemez, ödeyemedi, ödeyemeyecek. Buradan yürütmeye çağrı yapıyorum: "Vergi barışıyla ilgili yapılandırmanın ilk taksitinin temmuz ayında ödenmesi." şeklinde bir revize yapılması elzemdir. Aksi hâlde, böyle devam edilirse Türk çiftçisine yapılan Türk esnafına da yapılmış olacak ve âdeta milletin aklıyla ve hâliyle alay edilecektir. Cumhuriyet Halk Partisi, Covid döneminde mağdur olan esnafın da borçlarının faizlerini -tıpkı çiftçi faizleri gibi- temelli silecektir. (CHP sıralarından alkışlar)