GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ramazan ayını kutladığına, Cumhurbaşkanlığına alınan Mercedes S600 Guard'ların israf olduğuna, Libya'ya 150 bin doz aşı gönderilmesinin abesle iştigal olduğuna ve aşıda kötü bir yönetim sergilendiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:71
Tarih:13.04.2021

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Benden önce konuşan mevkidaşlarımın da işaret ettiği üzere mübarek ramazan ayının ilk günündeyiz. Sayın Başkan, ramazan hayırdır, hasenattır, israf etmemektir, haram yememektir, kul hakkından sakınmaktır, yardımsever olmaktır, komşusu açken başını yastığa koymamaktır. Bu duyguların 83 milyonda bu mübarek ayda yoğunlaşarak yaşanacağından hiç şüphem yok, arzu ederim ki yürütme organında da bu duygular bu ay münasebetiyle yoğunlaşarak yaşansın. Cenab-ı Allah'tan dileğim, bu mübarek ayda tutulan oruçların, yapılan duaların, ibadetlerin, hayır ve hasenatın kabul olmasıdır. Bu mübarek ayın önce ülkemize, sonra tüm İslam âlemine ve insanlığa da hayırlar getirmesini, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Mübarek ramazan ayımız kutlu olsun.

Sayın Başkan "ramazan" dedik, "israf etmemek" dedik. Sayın Cumhurbaşkanı 12 Mart 2021'de ekonomik reform paketi açıkladı ve orada Sayın Erdoğan şöyle bir söz etti, benim de katıldığım bir söz etti: "İsrafa kesinlikle tahammülümüz olmadığı için kamu idarelerinde tasarruf anlayışını yaygınlaştıracak önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Kamuda taşıt alımı ve kiralanması, temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarına sınırlamalar getiriyoruz. Bunların ayrıntılarını bilahare kamuoyuna duyuracak ve takibini de yakından yapacağız." dedi AK PARTİ Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Başkan.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Baktığınız zaman "Ne güzel." diyesi geliyor insanın. Ne zaman söylemiş? 12 Mart 2021'de. Sayın Başkan, aradan on sekiz gün geçmiş, 30 Mart 2021'de Cumhurbaşkanlığı 3 adet Mercedes S600 Guard almış. "Ne var bunda?" denilebilir. E, daha on sekiz gün önce "Kamuda taşıt alımı ve kiralamada israf var." diyor Sayın Cumhurbaşkanı. "E, şimdi, koskoca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının 3 Mercedes almasını çok mu gördünüz?" denebilir. Mahir Bey, kötü kötü bakıyor oradan. Bir ton Mercedes var. Vahim bir tablo var. İsyanım...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Tabii, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı düzgün bir arabayla gezecek; bir şey demem ama var, ben biliyorum, Meclise geliyor, ikiz. 3 tane Mercedes S600 Guard'ın maliyeti ne kadar, biliyor musunuz? Bu devlete, bu millete, bu mübarek ramazanın ilk gününde bunu söylemekten ben eziliyorum, utanıyorum. 3 tane arabanın aziz milletimize, beytülmale maliyetini okuyorum tane tane: 52 milyon 188 bin 265 lira 92 kuruş. [CHP sıralarından "Yalan, yalan(!)" sesleri]

Oradan bağırıyorlar "yalan" diye.

Daha ayrıntılı bilgi de vereyim: Bunların her bir tanesi 474.950 avroya alındı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Araba çok lüks olduğu için buna yüzde 220 ÖTV ve yüzde 18 KDV'yi eklediğimiz zaman bu arabaların 1 tanesinin maliyeti 1 milyon 793 bin 411 avroya geliyor. Yani bu itirazıma herhâlde biraz sonra konuşacak olan AK PARTİ'nin Sayın Grup Başkan Vekili de karşı çıkmayacaktır. Arzu ederim ki "Sayın Cumhurbaşkanımızı yanıltmışlar, bürokratlar Cumhurbaşkanımızı kandırmış, böyle bir lükse Cumhurbaşkanımızın da tahammülü yok ve bu arabaları tekrar satıyoruz." diyebilse; der mi bilmem. Ama ben şunu deme hakkını kendimde görüyorum: Millete soğan, patates, saraya Mercedes; olmaz olsun! (CHP sıralarından alkışlar)

Ben buna itiraz etmeyeceksem burada milletvekili olarak oturmamın hiçbir manası olamaz Sayın Başkan, 52 milyon TL'den bahsediyorum, küsuru da var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, Toprak Mahsulleri Ofisine Cumhuriyet Halk Partisinin müteaddit defalar yaptığı uyarılardan sonra, çiftinin elinde kalan patatesi, soğanı Toprak Mahsulleri Ofisi çiftçiden alacak -onu da tabii çok ucuza alacak- vatandaşa dağıtacak, aç kalmış vatandaşa dağıtacak; bu, iyi. Ama bu yapılırken 3 Mercedes'e... Bunların herhâlde muhtemelen 1'ine Fahrettin Altun, 1'ine de İbrahim Kalın binecek, 3'üncüye kim biner ben onu bilmem. Ama bu, ayıptır; bu, Allah'tan korkmamaktır; bu, kul hakkı yemektir; bu, mübarek ayın içinde bulunduğu iklime uymaz! Bundan sarayın derhâl vazgeçmesi lazım. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, büyük devlet olmanın özellikleri vardır, yapılması gereken şeyler vardır. 2003'te Erdoğan Başbakandı, Moğolistan'a gittik, Orhun Anıtları'na Türkiye yol yaptı, ben iftihar ettim. Ama kapıda dilenci varken pencereden sadaka dağıtılmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun toparlayın.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Bizim Libya'yla tarihsel bağlarımız, kadim dostluğumuz var; kabul. Ama şu anda Türkiye'de biz vaka sayısında Avrupa 1'incisi iken; bütün milletvekillerine seçim bölgelerinden yoğun bakım yatak için, torpil yapması için telefonlar gelirken; hastanelerde yatak, yer kalmamışken; 1 aşı bile çok kıymetliyken Libya'ya 150 bin doz aşı göndermeyi abesle iştigal sayarım, Sultan Ahmet'te dilenip Ayasofya'da sadaka dağıtmak sayarım, ayranı yok içmeye atla gider çeşmeye derim. Sayın Erdoğan dünyaya caka satacak diye 1 aşı bile çok önemliyken 150 bin aşıyı başka bir ülkeye yollamak ucube bir iştir, saçma bir iştir. Tekrar söylüyorum: İyi başlayıp çok kötü yürütülen bir Covid mücadelesinde bir aşı bile çok kıymetli.

Randevu sistemine göre...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hemen son...

BAŞKAN - Buyurun toparlayın.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Randevu sistemine göre aile hekimlerindeki sağlık merkezlerindeki randevusuna gelmeyenlerin aşıları, yapılmadığı için bozuluyor her gün. Çok basit bir şey yapacaksınız: Sağlık merkezlerinde vatandaş bekleyecek, gelmeyenlerin yerine o bekleyen vatandaşa o aşıyı bozulmadan yapmak bu kadar zor mu? Bunu da merak ediyorum.

Böyle kötü bir yönetimi de bu ülke hiç görmedi. Bunun da altını çiziyorum.

Teşekkürler Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)