GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Guatemala Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:85
Tarih:27.05.2021

VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu yıl maalesef Türkiye'nin birçok tarım bölgesi, birçok ili kuraklıkla, donla baş başa kaldı ve büyük zararlar var. Bizim milletvekillerimiz de, Tarım Komisyonu üyelerimiz, başta Ömer Fethi Gürer, İlhami Özcan Aygun olmak üzere çok sıkça dile getiriyor. Hakikaten Türkiye büyük bir kuraklığı yaşıyor. Hububat ve baklagiller ekim alanlarındaki ürünlerde yüzde 80'e varan düşüş olduğu söyleniyor. Ekili alanların birçoğunda çiftçi zaten zordaydı, şimdi, bu kuraklıkla beraber çok daha zora girdi. Maalesef çok büyük bir kayıp yıl yaşanıyor. Bunun çeşitli nedenleri var ama bu HES meselesi aslında, burada dikkat çekilecek bir mesele. HES'ler suyun mülkiyet hakkının devredilmesidir, özelleşmesidir. O nedenle, HES'lerin bu anlamda sulamada ne kadar etkili olduğunu, kuraklığa karşı nasıl bir zarar verdiğini de burada vurgulamak istiyorum. Maalesef artık vatandaş kuru ekmek de bulamayacak. Sizin milletvekilleri diyor ya: "Vatandaş kuru ekmek yiyorsa aç değildir." Ama ekmek yapacak maalesef buğdayı bulamayacak durumdayız. Dönüm başına ortalama 270 kilogram ürün alınırken kuraklığın etkisiyle bu miktar 140 kiloya kadar düştü. Benim kendi ilim Malatya'da da özellikle Arguvan, Yazıhan bölgesinde de yağış olmadığı için maalesef ekinlerin tamamı yanmış durumda.

Değerli arkadaşlar, tabii, sadece kuraklık değil, bir de bizim yaşamış olduğumuz bir don felaketi var ki bunu da dikkatlerinize sunmak istiyorum. Malatya tabii, Türkiye'nin en önemli tarım kentlerinden birisi. Malatya demek kayısı demek, Malatya demek tarım demek, Malatya demek ceviz demek, elma demek, tütün demek, badem demek ve Malatya tabii ki, kayısı demek. Malatya'da 8 milyona yakın kayısı ağacımız var, 60 bine yakın ailemiz ise kayısıdan direkt geçimini sağlıyor, aslında Malatya'da yaşayan herkesi direkt ve endirekt kayısı ilgilendirmekte. Yıllık ortalama 350 bin ton yaş, 110 bin ton kuru kayısımız var ve kayısımız sadece Malatya için değil, Türkiye'nin de gurur duyacağı bir ürün. Dünyada "kayısı" deyince akla Malatya kayısısı gelmekte. Yaklaşık yüzde 80 ila yüzde 90 arasında kuru kayısının üretimini Malatya sağlamakta.

Şimdi, Malatya, değerli arkadaşlar, 23 Nisana kadar çiftçi tedirgin yatar yatağa yatarken, dua eder "Bugün don olmasın." diye. 23 Nisanı atlattık, daha önce yaşamadığımız bir felaketle karşı karşıya kaldık. 9 ve 10 Mayıs geceleri maalesef bir don oldu ve üretici ona göre hazırlamış olduğu ürünleri kaybetti. Müthiş bir felaket yaşandı. Öyle bir felaket ki değerli arkadaşlar, gözünüzle görmeseniz inanmazsınız. Başta kayısı olmak üzere ceviz, elma, armut, kiraz, erik, badem dondu; yenilecek meyve kalmadı. Sadece, bakın, dağdaki bizim "davin" dediğimiz ürünler var, onlar bile yandı, hatta hayvanların yiyeceği otlar bile yandı. "Davin" diye meyvemiz yandı, otlarımız bile yandı.

Bakın, değerli arkadaşlar, size göstermek istiyorum -Sayın Başkanım, müsaade ederseniz- bakın, bu, ceviz, şu, ceviz arkadaşlar. Bakın, bu sanki yanmış gibi, ateş yakılmış gibi. Dokunduğunuz zaman, bak, şu an, kirletmeyeyim burayı, şuraya bakın değerli arkadaşlar, bu, ceviz yaprağı. Bu ceviz yaprağı, gözünüzle görmeseniz buna inanmazsınız. Bu da kayısı arkadaşlar. Bakın, şu kayısıya bakın, lastik gibi olmuş. Şu, çağlamız, o muhteşem çağlamız lastik gibi olmuş durumda. İnsanlar ağlıyor. Bunu hakikaten gözümüzle görmesek inanmayız. Değerli arkadaşlar, sadece meyve yanmadı, ağaç yandı, ağaç. Bakın, şu ceviz ağacı -resimlerden göstereyim ben size- arkadaşlar, bakın, simsiyah, altında ateş yanmış gibi. Şu bir ceviz bahçesi arkadaşlar. Yine, bu ceviz.

Bakın, şu tarlaya bakın arkadaşlar, şuraya bakın değerli arkadaşlar. Burası, komple, sanki yangın çıkmış gibi bir yer. Yine, şu kayısı ürünü arkadaşlar. Buradan milletvekillerine seslenmek istiyorum. Başta Sayın Mahir Ünal, kimse bilmez ama Darendelilerin yeğenidir. Darende'nin yüksek kesimlerinde, Hekimhan'da Kurşunlusundan başlayıp Kozderesine kadar yenilecek ürün kalmadı, çiftçi ürün yanıp da kurtulmuyor, buna bakmak zorunda, bu ağaca su vermek zorunda, gübre vermek zorunda; bu ağaca masraf etmek zorunda.

Sizden ricamız şu: Bir komisyon mu kurulur, bir araştırma mı yapılır, hakikaten Malatya Darende, Kuluncak... Örneğin, ben yarın Kuluncak'ta olacağım, yaklaşık 12 köyü gezeceğim ve herkes buradan, Meclisten umutlu. Başta AK PARTİ Grup Başkan Vekili Sayın Mahir Ünal olmak üzere, Grup Başkan Vekilimizden, diğer Grup Başkan Vekillerinden rica ediyoruz; hakikaten Malatya çok mağdur durumda, bu mağduriyetin giderilmesini sizden rica ediyoruz, çok önemli bir durum bizim için. Bu konuda, başta iktidar partisi milletvekilleri olmak üzere, hepinizden rica ediyorum. Bu yakarışımı, sizden bu ricamı Malatyalılar adına da kabul etmenizi hepinizden diliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir dakika Veli Ağbaba, buyurun.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Tabii, Türkiye'nin gündemi yoğun Değerli Başkanım, bazı şeylere değinmeden de insanın dili şişiyor.

Şimdi, bu 10 bin dolar meselesi, dünyanın herhangi bir ülkesinde olsa hükûmet yerle bir olur. Hani "eski Türkiye" diyorsunuz ya, eski Türkiye'de bu utanç vesilesiydi. Eski Türkiye'de bakanlar istifa etti değerli arkadaşlar, eski Türkiye'de bakanlar istifa etti. Ne oluyor peki? Hakikaten utanma duygumuzu kaybettik, utanma duygumuzu kaybettik ya! (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bakıyorsunuz, ülkede yeni yeni insan türleri türedi. Ne o; Thodex'in kurucusu, 28 yaşında, lise mezunu; adama bakıyorsun, 2 milyar dolar dolandırıyor. Hele bir Çiftlik Bank var ya, Çiftlik Bank, ben bunu AKP'ye benzetiyorum, Mehmet Aydın, onun da anahtar kelimeleri sizin kullandığınız anahtar kelimeyle aynı. Türkiye... Âdeta ahlakımızı kaybettiğimiz, utanma duygumuzu kaybettiğimiz bir ülkeyle karşı karşıyayız.

Değerli arkadaşlar, Rize'de yaşanan olay... Bugün 27 Mayıs, diyorlar ki: "27 Mayısta Menderes idam edildi." Kınıyoruz, şiddetle kınıyoruz. Ama bir siyasi partinin Genel Başkanına "Bu az bile, daha iyi günlerin." demek de o zihniyetle, Menderes'i idam eden zihniyetle aynı zihniyette arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Arkadaşlar, siyaset sözle yapılır, siyaset mücadeleyle yapılabilir. Siyaset şiddetle yapılmaz değerli arkadaşlar. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - 128 milyar dolar ne oldu? 128 milyar dolar nerede?

VELİ AĞBABA (Devamla) - 128 milyar dolar unutuldu, 10 bin dolar unutuldu. Arkadaşlar, diyorum ya, utanma duygusunu kaybetti bu ülke.

Sayın Başkanım, milletvekili 10 bin dolar maaş alıyor. Şimdi, yakında o 10 bin doları alan milletvekili suçlanmaz, veren suçlanır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Teşekkür ederim.