| Konu: | Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Honduras Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 27.05.2021 |
OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uluslararası anlaşmaları konuşuyoruz. Siz, uluslararası ticareti çok yapıyorsunuz. Türkiye, özellikle son yıllarda, maalesef, ithal ürünler cenneti oldu, her şeyi ithal ediyoruz. Ben de biraz araştırdım. Neyi ithal ediyorsunuz? Türkiye 20 milyon ton buğday üretiyor, siz 10 milyon ton ithalat yapıyorsunuz; yani üretimin yarısı. Bu sene üretimde 5 milyon ton düşüş olacak, siz eminim bunu ithalatla karşılayacaksınız, yani, geçen seneki ithalat faturamız 2,5 milyar dolar idi, şimdi, herhalde 3 milyar doları geçer. Ya, 3 milyar dolar -üç kere sekiz yirmi dört- destekleme bütçesinden fazla yani bir yılda 8 milyon çiftçiye buzağı desteği, mazot desteği, gübre desteği, prim desteği veriyorsunuz toplamda 22 milyar ama sadece Rus çiftçisine, Kanada çiftçisine buğday ithalatı için 24 milyar vermeyi vallahi göze alıyorsunuz. Bu sadece...
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Yanlışın var.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Yanlış değil, doğru. Yanlış değil, TÜİK rakamları arkadaşlar. GTİP numarasını da verebilirim, girersiniz, bakarsınız. Ayçiçeğinde "360 dolar" dedik, bas bas bağırdık, "Üretelim artık, bir gün size vermeyecekler." dedik, 760 dolardan satın alıyoruz. Ya, tedarikçiler, biz gümrük vergilerini indirdikçe sürekli zam yapıyorlar. Yani, pandemi var, dünya o kadar çok önlem aldı ki, bizim haricimizde, biz dünya ülkesi değil miyiz? Niye önlem almıyoruz? Niye üretimi, üreticiyi destekleyici politikaları gündeme getirmiyorsunuz? 11 defa yapılandırma çıktı, o kadar yalvardık "Ya, şu çiftçinin borcunu da yapılandırın." dedik, biraz ucundan tuttunuz, o da eksik. Dün, yine, Plan ve Bütçe Komisyonuna gittik, orada önerge verdik. Dedik ki: "Bu pandemi nedeniyle hacizler, icralar durdurulmuştu..." Geçen kasım ayında burada traktörleri göstermiştim, traktörler ve inekler, inekleri de haczettiniz, traktörleri de haczettiniz. "Aynı görüntüler olacak, yanlış çıkartıyorsunuz bu yasayı." diye tekrar söyledik. Şimdi, çiftçiler, bakın, yeniden yürümeye hazırlanıyorlar, bunu söyleyeyim. Önümüzdeki hafta bu yapılandırma geldiği zaman siz önleminizi buna göre alın, onu tekrar düzgün bir hâle getirin. Yani, siz, dünyanın gerçeklerini bilmiyorsunuz.
Bakın, Türkiye, üretebileceği bütün ürünleri maalesef ithal ediyor. Soya üretebilir ama siz 2 milyar dolar buluyorsunuz, soya için ithalat yapıyorsunuz, hem de GDO'lu. Türkiye, arpa üretebilir ama siz arpayı dışarıdan satın alıyorsunuz. Neden bunu yapıyorsunuz? Bu sene arpalar çok kötü durumda. Geçen hafta Genel Başkanımız bizleri görevlendirdi, ben Şanlıurfa'ya gittim, Mardin'e gittim, Diyarbakır'a gittim. İnanın kahverengi bir kuraklık tablosu var. Kahverengi değil, siyah; ürün yok. Çiftçi "Ya, biçerdöverin parasını veremeyeceğim, bari tohumluğun parasını kurtarabilsem." diyor.
Şimdi, siz ne yapıyorsunuz? Genel Başkanınız çıkıyor, açıklama yapıyor: "Çiftçinin borçlarını erteleyeceğiz." Arkadaşlar, yetmez. Bu çiftçi çiftçilik yapmayacak mı? Mazot, gübre, ilaç, tohumluk almayacak mı? Nasıl alacak? Hangi parayla alacak? Hangi borçla alacak? Siz, borçlarını yapılandırmıyorsunuz, işi de inanın bilmiyorsunuz ya da çok iyi biliyorsunuz. Neden? Başkalarına para kazandırmak için. Bakın, ithalat politikanız yemde 4,5 milyar dolara ulaştı. Yani yem bile... Yem hammaddelerini yani buğdayı, arpayı, soyayı, mısırı, küspeleri, melası bile ithal ediyoruz; yazıktır arkadaşlar, günahtır yani.
Yem kaç para oldu biliyor musunuz? Bir çuval yem 160 lira oldu. Hep sizi eleştiriyorduk, "1 litre süt satarak 1 kilogram yem alamıyor." diyorduk, şimdi, 1 kilogramı geçtik, 900 grama düştü arkadaşlar. Yani siz hayvancılığı bitirmek üzere mi geldiniz? Üretimi bitirmek üzere mi geldiniz? Yoksa bu uluslararası anlaşmaları siz yani ithalat olarak mı anlıyorsunuz? Sizin defterinizde hiç ihracat yok mu, üretim yok mu, destekleme yok mu? Ben bunu anlamakta inanın güçlük çekiyorum. Neden üreticiye gelince iyi bir destek vermiyorsunuz?
Şimdi, şu anda, Türkiye'nin bütün bölgeleri inanın yanıyor. Bakın, benden önce bizim partili konuşmacılarımızın her biri kendi bölgelerinden örnekler verdi; ya cevizlerde sorun var ya kayısılarda sorun var ya buğdayda sorun var ya arpada sorun var ya da samanda sorun var. Sizinle sonra... Söylüyoruz, "Biz saman ithal etmiyoruz." diyorsunuz. Ya, biz sizin samanları Edirne'deki tren garında yakalıyoruz, fotoğraflarını çekiyoruz, videolarını çekiyoruz, belgeliyoruz, hâlâ yok diyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Arkadaşlar, buğday ekilmezse, arpa ekilmezse saman da olmaz; kırmızı mercimek ekilmezse onun samanı da olmaz; yonca sulanmazsa, mısır sulanmazsa bundan silaj da olmaz. Siz "GAP projesi kırk altı yıl önce büyük bir seferberlikle başladı." diyorsunuz ama son on sekiz yılda bir tane çivi çakmadınız. Ya, tarlaların yanından su geçiyor, kanal yok, suyu aktaramıyorlar; sonra yer altına iniyorlar, 500 metreye iniyorlar. Ben size elektrik faturalarını göstersem, dekardan ton alsa çiftçi -ton, ton, ton almıyoruz buğdaydan, 500 kilogram, 600 kilogram- o elektrik faturalarını ödeyemez. Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Birazcık takip edin, bizim fikirlerimizden biraz yararlandırın; ya, şu çiftçinin borcunu yapılandırın, kamucu politikalar izleyin. Yani, Toprak Mahsulleri Ofisi, orada ne yazıyor: "Ofis çiftçinin kara gün dostudur." Nerede Ofis? 2.250 lira fiyat açıklıyor, piyasada 2.500 lira; ya, siz takip etmiyor musunuz? Arpayı 1.750 lira açıkladınız, gidin Mardin Kızıltepe'deki ticaret borsasında 2.700 lira, yani bin lira fazlaya arpa satılıyor, birazcık bu gerçekleri görün.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)