| Konu: | Tütün ticareti yapanlara, Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ile Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık'a yapılan saldırılara, erken seçim istemenin teröristlik olmadığına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ermeni soykırımı ile Afganistan Kandahar Havalimanı'nın korunmasıyla ilgili sözlerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 15.06.2021 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Adıyaman başta olmak üzere Malatya, Çanakkale, Artvin, Bitlis, Düzce, Mardin, Muş, Bingöl, Batman, Diyarbakır, Hakkâri ve Hatay illerimizde yoğun tütün üretimi var ve maalesef, yetki belgesi almadan tütün ticareti yapanlar hakkındaki Kaçakçılık Kanunu'nda yer alan üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası 1 Temmuz 2021 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek ama kooperatiflerin kuruluşuna ilişkin yönetmelik üç yıl aradan sonra ancak 31 Aralık 2020 tarihinde çıkarıldığından saydığım illerdeki vatandaşlarımız, çiftçilerimiz, köylülerimiz, kooperatifleşme sürecini devletten kaynaklı bir aksamadan dolayı tamamlayamadılar. Bu kanunun yürürlüğe girmesi daha önce de Meclisimizce ertelenmiş idi. Adıyaman Milletvekilimiz Avukat Abdurrahman Tutdere, bugün, siyasi parti grupları arasında mekik dokuyor, Adıyaman başta olmak üzere biraz önce saydığım illerdeki tütün üreticilerinin kaçakçı damgası yememesi için feryat ediyor, cansiparane çalışıyor. Mecliste bulunan diğer siyasi parti gruplarına Adıyaman Milletvekilimiz adına buradan çağrı yapıyorum: Adıyaman başta olmak üzere biraz önce saydığım illerdeki köylülerin kaçakçı damgası, yaftası yememesi için bu kanunun yürürlük tarihinin tekraren ertelenmesi bir zorunluluktur.
Genel Kurulun takdirlerine arz ediyorum.
Sayın Başkan, Yomra'da Belediye Başkanı kurşunlanıyor, Didim'de Belediye Başkanımız Deniz Atabay 5 kişi tarafından hunharca darbediliyor. Bu insanlar bu cüreti nereden alıyor? Bu insanların arkasında kimler var? Bir belediye başkanı kaçak binayı mühürlediği için sokak ortasında beyzbol sopalarıyla darbediliyorsa bu devlet nerededir? Sayın Genel Başkanımızın müteaddit defalar söylediği gibi, hakikaten artık Türkiye'de kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yürütme organından bu konuda bize bilgi vermesini ve suçlarla ilgili gerekli işlemlerin yapılması konusunda adil davranılmasını ve hak edilen noktada gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyoruz.
Sayın Başkan, erken seçim istemek dünyanın hiçbir ülkesinde erken seçim isteyenleri terörist yapmaz ama Türkiye'de Cumhur İttifakı yöneticileri, liderleri erken seçim istediğimiz zaman bizi teröristler korosuna katılmakla itham ediyorlar. Genel olarak muhalefetin seçim istemek, olmazsa olmaz görevlerindendir. Seçim istemenin teröristlikle nasıl bir bağı kuruluyor merak ediyorum, bunun açıklanmasını istiyorum. Memleket yangın yerine döndüğü için seçim istiyoruz, memleket yönetilemediği için seçim istiyoruz ancak terörist ilan ediliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Gerçi Erdoğan'ın huyudur; hoşuna gitmeyen bir şey söylendiği zaman hemen bir terörist damgası; olmadı, FETÖ damgası; olmadı, PKK damgası; olmadı, "Ce-Ha-Pe" der hamdolsun.
"Hamdolsun" demişken Sayın Başkan, Ermeni soykırımı iddiasının Türk milletine yapılmış ağır bir iftira olduğunu öteden beri söyleyegeldik ancak buna itiraz etmemenin ve bu iddiayı yapan Devlet Başkanıyla görüşmesinde "Hamdolsun, bu konu gündeme gelmedi." demenin bizim nezdimizde karşılığı bir teslimiyettir, görevin gerektirdiği niteliklere sahip olmamaktır, aziz milletimizin tarihine ihanettir. Buradan sormak istiyorum: Sayın Erdoğan 13 Haziranda yola çıkmadan önce "Biden'a 24 Nisanı ve F-35'i soracağım." dedi, güzel; dedi de 13 Haziran 2021 saat 15.00'te iki saat otuz dakika süren bir uçak yolculuğu yaptı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu iki saat otuz dakika süren uçak yolculuğunda -Sayın Akbaşoğlu'nun da buradan dikkatini çekmek isterim- bir hain var, bu uçakta bir hain var. Erdoğan'a "Hamdolsun 1915 gündeme gelmedi." dedirten, Erdoğan'ı, Biden'a "Bu 1915 kepazeliğinin hesabını ver." demekten alıkoyan hain Erdoğan'ın uçağında, Erdoğan'ın uçağında. (CHP sıralarından alkışlar) İki saat otuz dakika süren o yolculukta... Ben o uçakta kimlerin olduğunu da söyleyeceğim: Dışişleri Bakanı var, Millî Savunma Bakanı var, İletişim Başkanı var, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü var, Ömer Çelik var, Osman Aşkın Bak var. Erdoğan'a "Hamdolsun 1915 gündeme gelmedi." dedirten hain bunlardan hangisidir? (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Türkiye Cumhuriyeti adına, Türk milletinin tarihi adına bunu bir utanç olarak görüyor ve algılıyoruz.
Öte yandan, Sayın Başkan, Afganistan Kandahar Havalimanı'nı beklemek ve orayı Taliban'dan korumak konusunda çok hevesli olan Erdoğan'ın şu sözleri bana 2003 Irak'ı hatırlattı, o sözler şu: "Eğer Afganistan'dan çıkmamız istenmiyorsa, özellikle orada belli bir desteğin verilmesi isteniyorsa, diplomatik, lojistik, bunun yanında mali konularda Amerika'nın bize vereceği destek büyük önem arz ediyor." Yuh artık! Yuh ki yuh! Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı diyor ki: "Ben Afganistan'da senin bekçiliğini yaparım, sen yeter ki paradan haber ver." Bu ülke, bu devlet, bu millet bu aşağılanmayı hak etmiyor. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok sağ olun Başkanım.
Biz bu senaryoyu 2003'te gördük. Kuzey Irak'la ilgili tezkere öncesinde yine Erdoğan Başkanlığındaki Hükûmette -o zaman Erdoğan Başkan değildi herhâlde- yani Erdoğan'ın partisinin devleti yönettiği dönemde Dubai'de 8,5 milyar dolar karşılığı, bir kısmı hibe, bir kısmı kredi olarak Kuzey Irak'ta Türk askerlerini Amerika'nın emrine vermek; limanlarımızı, üslerimizi Amerika'ya açmak karşılığı 8 milyar dolar pazarlığının utancını daha unutmamışken, Kandahar Havalimanı'nı beklemek için Amerika'dan para istemek, "Para verirlerse yaparız." demek, bu milletin şan ve şerefini ayaklar altına almaktır. Yazıklar olsun. (CHP sıralarından alkışlar)