GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:92
Tarih:16.06.2021

BURAK ERBAY (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, öncelikle, dün İzmir'de mesleğini icra ederken kafasına silah dayanarak saldırıya uğrayan avukat meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, bunun son saldırı olmasını temenni ediyorum. Yaşanan bu olay bile ülkemizde hukuk tanımazlığın, mafya düzeninin ne duruma geldiğini göstermektedir. Siyasi parti liderlerine yapılan saldırıların faillerinin maalesef ellerini kollarını sallayarak hâlâ sokakta gezdiğini görüyoruz. Bakanlığı sırasında kendi şirketinden Bakanlığına mal satıldığı gerekçesiyle görevden alınan kişi hakkında hâlâ bir soruşturma açıldığını duymadık. Kadınların yaşam hakkının teminatı olan İstanbul Sözleşmesi'nden bir kişinin kararıyla bir gece ansızın çekildiğimizi öğrendik. Halk tarafından seçilmiş birçok kişinin hâlâ cezaevinde tutuklu olduğunu biliyoruz. Mahkeme kararıyla tahliyesine karar verilen Osman Kavala'nın başka bir soruşturma gerekçe gösterilerek yaklaşık dört yıldır tutuklu olduğunu biliyoruz. Birçok habere hukuksuz bir şekilde erişim engeli kararı verildiğini biliyoruz. Daha bugün 301 maden işçisinin ölümüne sebep olan davada alt sınırdan ceza verildiğine şahit olduk. Yine, bugün, tüm kamuoyu tarafından bilinen ve bütün kumpasın hazırlayıcıları ve karar vericileri FETÖ iddiasıyla tutuklu bulunan Balyoz davasıyla ilgili Yargıtay tarafından bozma kararı verildiğini gördük. İşte, yirmi yıllık ucube iktidarınızın ülkemizi getirdiği son durum budur. Bu yüzden gençler ülkemizden kaçıyor, bu yüzden gençler umutsuz. (CHP sıralarından alkışlar) Bu çelişki ve hukuksuzluklar yumağı içerisinde Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun da değişiklikler yapıyoruz.

Değerli milletvekilleri, yasalar toplumun ihtiyacı için çıkarılır, değiştirilir ve kaldırılır. Bu kanunların nitelikli, kapsayıcı ve köklü çözüm üretebilmesi için sorunların doğru tespit edilmesi, buna göre çözüm önerileri hazırlanması ve yasal değişiklikler yapılması gerekmektedir ama yine, bu yasa teklifi gelirken gerekli tartışma ortamları maalesef sağlanmamıştı. Oysaki milletvekillerimizin gerçekten bu konuda teferruatlı hazırladığı raporlar var; Aydın Vekilimiz Süleyman Bey'in hazırladığı Adalet Raporu, yine Ankara Vekilimiz Ali Haydar Hakverdi Bey'in hazırladığı cezaevi raporları komisyonlara sunulmuş, öneriler getirilmiş olmasına rağmen hiçbir şekilde maalesef dikkate alınmadı. (CHP sıralarından alkışlar)

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni bir raporda çok ciddi tespitler yapılmakta. Bakın, bu tespitlerden birkaçını paylaşmak istiyorum: Raporda, açık ceza infaz kurumlarında toplam 350-360 hükümlünün barındığı ve vardiyalarda da 1 koruma başmemuru ile 4 infaz ve koruma memurunun görev yaptığı, izin veya dış görevde olması hâlinde nöbetçi personel sayısının daha aşağıya düştüğü belirtilmiştir. Yine bu raporda yapılan bir tespitte, Ordu Açık Cezaevi İnfaz Kurumunda 2015 yılında 13, 2016 yılında 19, 2017 yılında 28, 2018 yılında 22, 2019 yılında ise 49 hükümlünün, toplamda da 126 hükümlünün duvardan atlayarak firar ettiğini biliyor musunuz? Bu raporlarda işte bunlar tespit ediliyor ama maalesef, bunlar bile dikkate alınmadan bir yasa teklifi getirildi.

Şimdi üzerinde konuştuğum 8'inci madde de Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da düzenleme yapmakta. Bu maddeyle; mektup, faks ve telgraf alma, gönderme haklarına ek olarak teknik altyapının bulunduğu kurumlarda hükümlülere, elektronik yöntemlerle mektup alıp gönderme hakkı tanınmaktadır. Bu madde, iletişim alanındaki gelişmeler ışığında değerlendirildiğinde, çağın gereklerin uygun, olumlu bir adımdır. Ancak, madde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8'inci maddesi, Anayasa'mızın da 20 ve 22'nci maddelerine aykırılık içermektedir. Maddede muğlak ve keyfîliğe açık bir şekilde kısıtlamalar getirilmekte ve hükümlüler tarafından gönderilecek mektup, faks, telgrafların dijital ortamda kaydedilmesi ve bir yıl süreyle saklanması hükme bağlanmaktadır. Ancak, maddede muğlaklıklar vardır; bunların nasıl kayıt altına alınacağı, hangi şartlarda saklanacağı, kimlerin erişim hakkı olacağı, hangi durumlarda kullanılacağı, kimin izniyle erişim sağlanacağı, hâkim ve savcının karar verip vermeyeceği düzenlenmemiştir. Bunların hiçbiri belli değildir. Tamamen keyfiyete bırakılmış durumlar olduğu görülmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu konuyla ilgili yakın zamanda Anayasa Mahkemesinin verdiği bir karardan bahsetmek istiyorum. Konya Cezaevinde bulunan bir anne; 3 çocuğu var, 1'isi ilkokula, 2'si de anaokuluna gidiyor. Onlarla sabahları 9.00 ile 11.00 arasında görüşmesine izin veriliyor. Okulda oldukları gerekçesiyle bir dilekçe veriyor; bunun 16.00 veya 17.00'ye çekilmesini, mümkünse hafta sonuna alınmasını talep ediyor. Yerel mahkemede konu tartışılıyor, reddediliyor; tabii ki talebi reddedildikten sonra Anayasa Mahkemesine başvuruyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

BURAK ERBAY (Devamla) - Anayasa Mahkemesinde de bunun hak ihlali olduğu belirtiliyor ve 6 bin lira manevi tazminata hükmediliyor. Maalesef, o anne, üç yıl boyunca çocuklarıyla görüşemiyor. Bu şekilde bir Anayasa Mahkemesi kararı çıkıyor.

Yine benzer bir konuda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İtalyan bir başbakanla ilgili verdiği bir karar var. Özel hayatla ilgili telefon görüşmelerinin daha sonra bir yargılamada kullanıldığı tespit edilmiş ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8'inci maddesi ihlal edildiği gerekçesiyle de burada İtalya hükûmeti aleyhine bir karar verilmiş. İşte, bakın, burada gerekli düzenlemeler yapılmadığı için, ülkemizin de benzer tehlikelerle karşı karşıya kalması mümkündür ama maalesef, bu hususlar gerekli şekilde düzenlenmemiştir.

Yine, Süleyman Vekilimizin hazırladığı bu raporda 3 tane cezaevinin açıldığından, 39 yeni cezaevinin yapılmakta olduğundan bahsediliyor. Bu da aklımıza şunu getirdi: "Son zamanlardaki bu kamera ve tripot kullanılarak yapılan yayınlardaki sorumlular için yer mi hazırlanıyor acaba?" diye soru aklımıza geliyor.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)