GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:30.06.2021

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşlar, yasanın aleyhine söz alan neredeyse tüm arkadaşlar Kurumun özelleştirilmeye hazırlandığını haklı olarak söylediler. Ancak özelleştirme Makine ve Kimya Endüstrisinin başına gelebilecek tek felaket değil, burada hepinizin dikkatini rica ediyorum.

Ben, başka bir açıdan değerlendirme yapacağım, başka bir tehlikeye dikkat çekmek istiyorum. Zaten AKP temsilcileri de özelleştirme olmayacağını söyleyip buna dair görüştüğümüz 8'inci maddeye bir fıkra ekleyerek bunu ispat etmeye çalıştılar. Her ne kadar inandırıcılığınız olmasa da en azından kayıtlara geçmiş oldu. Kurumun başına gelebilecek en büyük felaket, bu köklü cumhuriyet Kurumunun Varlık Fonuna devredilmesi arkadaşlar. Hangi kurum Varlık Fonuna devredilse hemen bir arpalığa dönüştürülüyor ve o kurum bir daha belini doğrultamıyor. Buradan çok net soruyorum: Varlık Fonunun yeni arpalığı Makine ve Kimya Endüstrisi mi olacak?

Değerli arkadaşlar, sizlere örnekler vererek konuyu biraz daha açayım. ÇAYKUR, 24 Ocak 2017 tarihinde Varlık Fonuna devredildi. 2016 yılında 82 milyon lira kâr eden ÇAYKUR fona devredilir devredilmez zarar etmeye başlıyor. 2017 yılında 267 milyon lira, 2018 yılında 657 milyon lira, 2019 yılında 635 milyon lira, 2020 yılında ise tam 547 milyon lira zarar ediyor. Bir başka örnek daha vereyim: BOTAŞ. 2016 yılında BOTAŞ 8,9 milyar lira kâr ediyor, 8,9 milyar yani eski parayla katrilyon. Sonra 24 Ocak 2017'de Varlık Fonuna devrediliyor, BOTAŞ'ın 2017 yılındaki kârı 3,3 milyar lira. 2018 yılında 2,5 milyar lira, 2019 yılında ise 5,6 milyar lira zarar ediyor, 2020 yılının zararı daha belli değil. BOTAŞ nasıl zarar eder arkadaşlar? Biliyorsunuz, bu, kamunun en değerli şirketlerinden bir tanesi.

Değerli arkadaşlar, Makine ve Kimya 2019 yılında 695 milyon lira, 2020 yılında da 926 milyon lira kâr elde etmiş, 2021 hedefi ise 1,2 milyar lira; bütçeye koymuş ve muhtemelen de tutturulacak. İktidarın aslında ağzını sulandıran, bu rakamlar, aynı zamanda da 26 bin dönümlük Makine ve Kimyanın -Antalya'daki kupon arazisi de dâhil olmak üzere- elindeki araziler. Şimdi, ülkemizin güvenliğine yönelik sıkıntıları da düşündüğümüz zaman -ki çok tartışıldı, çok yazıldı arkadaşlar, çok üstünde durmayacağım- bu anonim şirkete dönüşün gerekçelerini bir şekilde anlıyoruz.

Değerli arkadaşlar, iktidarın birçok döneminde tutarsız dış politikalar nedeniyle hem S-400'ler için hem de F-35'ler için bu ülkenin 4 milyar doları çöpe atıldı, ne olacağını da bilmiyoruz. Ve bunlar yetmiyor, şimdi de Makine ve Kimyanın içinin boşaltılmasını, denetimsiz duruma getirilmesini -ki Varlık Fonuna geçtiği zaman tamamen özel denetime geçiyor- bir anlamda sağlıyorsunuz. S-400'ler ve F-35'lerin rakamını, 4 milyar doları düşündüğünüz zaman -ben hesapladım- Makine ve Kimya Endüstrisinin elde ettiği kârın tamamı otuz sekiz yılda değerlendirilebiliyor yani otuz sekiz yıl boyunca Makine ve Kimya üretimine devam edecek ve sadece S-400 ve F-35'lerin çöpe atılan paralarını oradan elde edeceğiz, bu kadar net. AK PARTİ temsilcileri, Komisyonda ve burada "Hiçbir çalışanın işinden atılması söz konusu değil." diyorlar. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Biz bu masalları defalarca dinledik. 2005 yılında SEKA özelleştirilirken de aynı sözler verildi ama özelleştirme sonrası 800 işçi işten kovuldu, ekmeklerinden oldular. Aynı şekilde, 2010 yılında TEKEL işçileri, 8 binden fazla TEKEL işçisi işlerinden oldu özelleştirme esnasında.

Değerli arkadaşlar -burada çok tartıştık- şeker fabrikalarında da hiç işçi çıkarılmayacaktı, hele şu son bir buçuk yıl içinde 800 şeker fabrikası çalışanı maalesef işlerinden oldular.

Ben burada bunları dikkatinize sunuyorum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)