GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:101
Tarih:08.07.2021

BURAK ERBAY (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Yine, hukuk fakültelerinde okutulmayan, çağdaş devletlerde örneği olmayan bir paket yöntemiyle yasa yapmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili sakıncaları anlattık, defalarca anlattık. Uygulamadan gelen, avukatlık yapmış bir milletvekili olarak bunun avukat meslektaşları ne kadar zorladığını, müvekkillerine ne kadar zarar verdiğini, zarar verme ihtimali olduğunu anlattık ama aynı yöntemle yasa yapmaya çalışıyoruz. İşte, bu son paketle ilgili de basında "Dördüncü yargı paketi Mecliste." "Yargı paketi TBMM Genel Kurulunda." gibi haberler çıktı. Bakın, bunun devamında da "Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" deniliyor. Şimdi, ofislerin de son zamanlarda artık belli konularda çalışma yaptığını düşündüğümüzde, genç meslektaşların, bunu açtığında, duyduğunda Ceza Muhakemesiyle ve Ceza Yasası'yla ilgili değişiklik yapıldığını zannetmesi çok doğal. Ancak teklifin daha 1'inci maddesine baktığımızda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'yla yani idari yargılamayla ilgili değişiklik yapıldığını görüyoruz. Yani manavdan bir sepet elma alıyoruz, eve geldiğimizde armutla karşılaşıyoruz. Bu doğru bir yöntem değil, bundan bir an önce vazgeçmemiz lazım. Hem, dediğim gibi, uygulamada avukat meslektaşları, dolayısıyla müvekkilleri zarara uğratma ihtimali olan bir uygulamadır.

Gelen paketi de incelediğimizde, evet, desteklediğimiz maddeler var; birtakım dijital ortamların kullanılmasını sağlayan, eski eşe karşı işlenen suçlarla ilgili düzenlemeler içeren... Mesai saati dışında ifadelerin alınmasıyla ilgili gerçekten mağduriyetler oluşuyor. Özellikle ilim Muğla'da havaalanlarında insanlar, iş adamları yolculuğa çıkarken gözaltına alınıp... Hâlbuki, işte muhtarın getirmediği bir tebligattan dolayı mağduriyetlere yol açıyor. Bunların olumlu olduğunu düşünüyoruz, daha önce arkadaşlarımız da bununla ilgili ifadelerde bulundular.

Konuştuğum maddede de mesela çağrı kâğıdına iddianamenin eklenmesi önemli aslında. Ne kadar basit gibi gözükse de vatandaşlara yapılan tebligatlarda yeterli açıklama olmadığı için mağduriyetlere sebep olmakta, telaşa sebep olmakta. O yüzden, bu ve benzer düzenlemeleri desteklediğimizi diğer arkadaşlarımız da belirtmişti. Ama yeterli değil, söylediğimiz gibi, konunun özüne inerek yapılan düzenlemeler değil, bizim de rahatsızlıklarımız bu yüzden. Gerçek adaleti tesis etmek için mevcut uygulamalara, düzenlemelere baktığımızda bu rahatsızlıkları görüyoruz.

Bakın, bugün, yaşanan bir acı, Çorlu tren kazasının yıl dönümü. Şöyle bir baktım, 8 Temmuz 2018'de gerçekleşmiş, 7'si çocuk 25 kişi vefat etmiş. 16 Mart 2021'de duruşması yapılmış, 7'nci duruşması. 7 Eylül 2021 tarihine duruşması bırakılmış, hâlâ karar çıkmamış aradan onca süre geçmesine rağmen.

Soma davası: 13 Mayıs 2014'te olmuş, 16 Haziran 2021'de karar okundu, hâlâ Yargıtay süreci var, devam ediyor. Gene, haklarını aramak için Ankara kapısına dayanan Somalı işçiler, hukuksuz bir şekilde Ankara'nın girişinde durduruluyor.

Daha bunun gibi vicdanları yaralayan birçok olay var. Bir Bakanınız kendi şirketine mal sattığı için görevden alındı, hâlâ o kişiyle ilgili bir soruşturma açılıp açılmadığını bilmiyoruz.

Kendi ilim Muğla'da Bodrum Yalıkavak'taki o marinalara çökme hikâyelerini hepimiz dinledik. Tanklarla girilen otelleri biliyoruz. Bunlarla ilgili soruşturma açılıp açılmadığı hâlâ belli değil. Bu otellerde kalan bürokratlarla ilgili ne yapıldı, maalesef hâlâ bilmiyoruz.

Yine, bir meslektaşımız, Avukat Sertuğ Sürenoğlu, bundan iki sene evvel İstanbul'da bir düğünle ilgili aşırı bir tedbir alınmış, ona tepki gösterdiği için Cumhurbaşkanı korumaları tarafından bu hâle getirildi. Verilen ifadelerde "Kendi kafasını sağa sola vurdu." denerek yakın bir zamanda takipsizlik kararı verildi Cumhurbaşkanının bu korumalarıyla ilgili.

Bakın, işte bu ortamda bu yasaları yapıyoruz. Hani söylüyorsunuz ya: "Adalet var." "Hukuk var." Değil işte, bu somut uygulamalarda bunun böyle olmadığını görüyoruz.

Bakın, avukat meslektaşlarımız öldürülüyor. Daha geçenlerde Gebze'de hacze gittiği sırada öldürülen bir avukat meslektaşımız var, İzmir'de haciz sırasında kafasına silah sıkılan bir avukat meslektaşımız var. Bu yüzden Komisyona defalarca önergeler getiriyoruz, burada gündeme getiriyoruz, bu konuda bir yasa teklifini daha yeni Meclise sundum. Bu ekonomik koşulların geldiği ortamda haciz sırasında muhakkak Emniyet görevlisinin, jandarmaysa jandarmanın, polisse polisin orada bulunması lazım. O yüzden "Ben biliyorum." anlayışını bırakıp gelin, bunları detaylı bir şekilde gerçekten sorunları yaşayan uygulamadaki meslektaşlardan dinleyelim ve olması gereken o adalet reformlarını hep beraber yapalım diyorum.

Konuşmamın sonunda da bölgemde yaşanan, son günlerde gündemde olan 2 konuyu da gündeme getirmek istiyorum. Bakın, buralar Köyceğiz ilçesi Toparlar'da bulunan 40-50 yaşında zeytinliklerin bulunduğu yerler. Burayla ilgili ne yapmışlar biliyor musunuz? Şu şekilde arsalar oluşturmuşlar. Buralar kırk elli yıllık zeytinlikler ve TOKİ eliyle ihaleye çıktı Başkanım geçenlerde, TOKİ eliyle. Ya, bu mümkün değil dedim. Buralar tarım arazisi, bakın, Tarımdan gelen görüşe...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

BURAK ERBAY (Devamla) - Bu alanlarla ilgili "Tarım dışı kullanıma uygun olduğu belirtilen alanlardır." diyor. Bakın, bu alanlar "tarım dışı" alanlarmış. Vatandaşın kırk elli yıllık zeytin arazileri şimdi arsaya dönüştürüldü ve birkaç milyon liraya -tabii ki o vatandaşın alma şansı yok- TOKİ eliyle internetten satıldı. Bu yüzden bunun yargı süreci devam ediyor; yetkililere buradan sesleniyoruz: Bu kararın tekrar gözden geçirilmesi lazım.

Yine, duyduğumuzda kulaklarımıza inanamadığımız bir olay: Akköprü Barajı; Köyceğiz ilçesi sınırları içinde, Dalaman Barajı üzerinde, bunun inşaatı yirmi yıla yakın sürdü, bitti ve geçenlerde Özelleştirme İdaresi tarafından ihaleye çıkıldığını duyduk. Ve şöyle yazıyor ihalede: "Enerji sektörüne yatırım yapmak isteyenler için gelecek vadeden bir yatırım." Bakın, gerçekten akıl almaz. Türkiye'nin 6'ncı büyük barajı, gerçekten sulama anlamında önemli, bölgeye katkısı olan bir yatırım. Bunun da kesinlikle gözden geçirilmesi lazım. Geçenlerde Genel Başkan Yardımcımız Ali Öztunç'la birlikte hem Toparlar'da hem Akköprü'de vatandaşlarımızın yanındaydık. Bu kararın da gözden geçirilmesini talep ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)