GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:104
Tarih:16.07.2021

OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bir torba yasayla karşı karşıyayız; yine ilgisiz birçok madde bir torbaya konulmuş, önümüze gelmiş. Aslında siz rantı bir şekilde yandaşlarınıza ulaştırıyorsunuz. Bu da tam bir rant yasası yani 4'üncü maddede bu var, bir de Anayasa'ya aykırı. Anayasa'yı hiç okumuyor musunuz siz? Anayasa'nın 169'uncu maddesine aykırı yani 4'üncü madde, benim üzerinde konuştuğum 4'üncü madde Anayasa'ya aykırı. Ne diyor Anayasa'nın 169'uncu maddesinin üçüncü fıkrası? "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." diyor ama siz bu maddede fabrikaların endüstriyel gaz ihtiyacını karşılayacak olan ham madde, oksijen, azot ve argon ayrıştırma işlemlerini gören hava ayrıştırma tesislerinin devlet ormanları üzerine kurulmasına Tarım Bakanlığının izin vermesini sağlıyorsunuz. Ya, böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Ormanlar anayasal olarak güvence altındadır. Meralar köylünündür. Size bunları anlata anlata dilimizde tüy bitti, hâlâ anlamak istemiyorsunuz. Yani ormanların üzerine... "Ormana zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." diyor Anayasa'mız ama siz ormana zarar vermek için her şeyi yapmaya çalışıyorsunuz. Ormanlar anayasal olarak koruma altındadır ama siz katliamda sınır tanımıyorsunuz. Bakın, orman vasfını kaybetmiş bazı araziler var 2/B arazileri gibi. Buraları "Ceviz ve badem ihtiyacımız var." diye özel ağaçlandırmaya açtınız, köylüye verseniz iyi ama yandaşlarınıza veriyorsunuz. Kaç kere yakaladık, ihalesiz bir şekilde, kimsenin görmediği zamanlarda köylere yazı yazıyorsunuz, ilanlar astırıyorsunuz "Şu şirkete kiralanacaktır." diyorsunuz, köylünün haberi yok; bereket, biz bazılarında uyandırdık. Ya, niye böyle işlerle uğraşıyorsunuz arkadaşlar, niye doğru dürüst işler yapmıyorsunuz?

Son zamanlarda da petrol aramasına girdiniz, her yerde petrol ve doğal gaz araması yapıyorsunuz. "Ne ilgisi var?" diyeceksiniz. Bizim Keşan'da acayip derecede petrol ve doğal gaz arıyorsunuz. Galiba bulamadınız bir yerlerde. Yani, hani, Karadeniz'de gaz bulmuştunuz, çıkmadı mı? Şimdi, bizim oralarda ne işiniz var? Bir şey demiyoruz, arayın tabii ki ama buğdaylar hasat edilirken tarlalara girmeyin arkadaşlar; buğdaylar hasat ediliyor, tarlalara giriyorsunuz. Ya, on gün daha bekleyemiyor musunuz, nedir bu acele, müjde mi verecek AKP Genel Başkanı? Böyle bir şey olabilir mi? Bir de bunun parasını çiftçiye geçen seneki buğday parasıyla vermeye çalışıyorsunuz, geçen seneki verim düzeyleriyle vermeye çalışıyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz. FSRU doğal gaz hattı döşediniz, borular var, çevre talanı yapıyorsunuz, hâlbuki buna karşılar. Kimler karşı? 170 bin imza toplandı. Geçen hafta Saros'ta bir eylem yaptık, bütün dünya âlem duydu, siz duymuyorsunuz. Ya, hukuku niye işletmiyorsunuz? Hep Anayasa'yı çiğniyorsunuz, yasaları çiğniyorsunuz. Yani o doğal gaz araması, petrol araması yaparken çiftçiye zarar veriyorsunuz, zaten çiftçimiz perişan.

Peki, ben bu torba yasada ne görmek isterdim, biliyor musunuz? Keşke, böyle bir madde getireceğinize şu Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası borçlarını yeniden yapılandırsaydınız, faizlerini silseydiniz, o zaman çıkardık alkışlardık, teşekkür de ederdik. Yani çiftçimiz gerçekten perişan, mazota yüzde 50 zam yapıldı, gübreye yüzde 120 zam yapıldı, ya bu kadar da görmezden gelemezsiniz. Yem fiyatları durmuyor arkadaşlar, yem fiyatları yüzde 80, yüzde 100 zamlandı yani Tarım Kredi, burada yasalaştırdık, "İcraya düşenlerin oranı çok az." dediniz ama yüzde 30 peşinatı ödeyebilen çiftçi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor arkadaşlar yani birazcık takip edin, birazcık insanlar ne yapıyor, köylere gittiğinizde -ki gittiğinizi sanmıyorum- sorun, "Nasıl ödüyorsunuz borçlarınızı, nasıl çevirdiniz?" Hangi bankalardan kredi aldıklarını hepiniz biliyorsunuz. Yani internete girdiğinizde, BDDK'nın sitesine girdiğinizde çiftçinin kaç tane kredi kartı borcu olduğu var, kaç tane bankaya borcu olduğunu biliyorsunuz, bunu bildiğiniz hâlde hâlâ ne çiftçi var işin içerisinde ne ormanı koruyorsunuz ne merayı koruyorsunuz, meraları talan ettiniz. Bundan otuz sene önce Türkiye'nin 40 milyon hektar mera varlığı vardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Son, bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - TÜİK verilerine baktığınızda meralarla ilgili bir veri yok ama biz çok iyi biliyoruz, 8 milyon hektarlara geriledi arkadaşlar. Meralara saldırıyorsunuz, su kaynaklarını batırıyorsunuz, ormanları talan ediyorsunuz sonra bir de Katar'la su yönetimi anlaşması yapıyorsunuz. Ya arkadaşlar, bizde su kıt anlatamadık herhâlde, toprak kıt yani dünyanın en güzel ülkesiyiz, en güzel coğrafyasında bulunuyoruz, üretmemiz gerek, üretebilecek potansiyelimiz çok fazla, güzel nehirlerimiz var ama bu nehirlerin kenarlarına siz barajlar yapma yerine nedense elektriği çiftçi yerden alsın diye, yerin dibinden alsın diye, suyu yerden alsın diye, sizin yandaş şirketlerinize para ödesin diye maliyetleri sürekli arttırıyorsunuz, ondan sonra da çözümü ithalatta arıyorsunuz. Hani üreten Türkiye nerede, hani bir karış toprak boş kalmayacaktı, hani her şey yerli ve millî olacaktı? Sizinkiler hep lafta arkadaşlar.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)