KOMİSYON KONUŞMASI

NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle ben de şunu belirtmek istiyorum: Tabii, geldiğimiz noktada önergenin tamamen tasarıdan çıkarılması sevindirici çocuklarımız için, geleceğimiz için, hepimiz için, insanlık adına ama buradaki konuşmalardan şunu çıkardım bundan da üzüldüm: Yani, "Bu aslında doğru bir şeydi ama..." ya da "Bu önerge dediğiniz gibi tecavüzcüleri kapsamıyordu ama..." gibi cümleler de rahatsız etti. Bunun içselleştirilerek, bunun yanlış olduğu, bu önergenin yanlış olduğu kabul edilerek değil, işte birtakım baskılar neticesinde... Baskılar derken sadece muhalefeti kastetmiyorum, işte KADEM'in de açıklamasını biliyoruz, sizlerin içinden de vicdanlı insanların buna karşı çıktığını biliyoruz, hepsini kastediyorum. Bunlar neticesinde geri çekildiği izlenimi tabii üzücü. İsterdik ki keşke, evet bu yanlış olmuş okuduğumuz kadarıyla. Hepimiz hukuk fakültesi diploması almışız, diplomayı başka yerden almadıysak, okuduğumuzu çok iyi anlıyoruz ki bu herkesi kapsıyor, kastedildiği gibi sadece küçük yaşta evlenenler de şöyledir, rızası olanlar da... Hiçbir ilgisi yok o söylenenlerin okuduğumuz metinle. Bir de şu vurgulanıyor her defasında: Cebir, hile, iradeyi sakatlayan hallerle ilgili durumu kesinlikle kapsamıyor. Gerçek hayatta böyle bir şey yok, defalarca örnekler verildi, ben de örnek vereyim: Şu önergenin verildiği ve tartışmaya başladığımız geceden itibaren duyduğumuz somut şeyleri söyleyeyim, Bursa'da bazı arkadaşlarımızın tanık olduğu konuşmalar var, insanlar -bazı sapık zihniyet diyeyim- kendi aralarında şöyle konuşuyor: "Bu önerge geçtiğine göre 14 yaşındaki Suriyelilerle evlenebiliriz." vesaire gibi hemen insanların kafasında birtakım şeyler oluşmuş. Bu af artık 14 yaşında, 13 yaşında kızlarla evlenilebileceğini, meşrulaştırıldığını bu durumun böyle bir yaratmış oldu anında. Yaşanan olayları biliyoruz. Örneğin 15 yaşında bir kıza -bir avukat arkadaşımın yaşadığı bir şey- üç gün boyunca yalvarıldığı ve gerçeğin ancak bu şekilde ortaya çıkarıldığını... Çünkü 15 yaşında kız günlerce "Seviyorum, rızayla birlikte oldum." diyor. Fakat, işin öyle olmadığı ve cinsel istismara maruz kaldığı, bunun da işte birtakım tehditle "Annene de tecavüz ederim, teyzene de tecavüz ederim, öldürürüm aileni..." Ki bu sanıkların çok iyi baskı, tehdit uyguladığını biliyoruz, kanunları çok iyi bildiğini biliyoruz. Bu yöntemlerle, bu kız çocuklarının baskı altı tutulacağını, gerçek hayatta böyle olacağını, zorla evlendirileceğini biliyoruz, hepimizin bilmesi lazım, hepimiz sonuçta pratikten geliyoruz, işin nerelere vardığını biliyoruz.

Şimdi, bir de şöyle bir şey var, Komisyonla ilgili, evet, cinsel istismar komisyonunda çalışmalar yaptık, uzun zaman harcadık ama bunun çoğu... Dün de Yılmaz Bey Genel Kurulda da söylediniz, sadece eleştiri sundunuz. Evet, yani Komisyon çalışmaları boyunca da öyle yapmak zorunda kaldık. Neden? Sahaya çıkamadık. Çünkü sahaya çıkmayınca sorunun nereden kaynaklandığını, nasıl çözüleceğini ortaya koyamadık. Şimdi, raporu arkadaşlarımız inceleyecekler, yani 87, 88 tane öneri var, önerilerin hepsini ben şimdi burada okuyayım ya da siz sonra okuyun neredeyse hepsi önleyici değil, olay yaşandıktan sonraki kısmı içeriyor yani cezai yaptırım, sosyal hizmet, ÇİM'ler, cezaevlerinin nasıl olması gerekir, işte artırılması gerekir. Tamam, kabul ediyorum, artırılsın, doğru söylüyorsunuz ama nasıl önleyeceğiz, onlara nasıl ihtiyaç duymayacağız yani ÇİM'lere? Veya, işte mesela önerimizde var, 4'üncü öneri mesela, diyor ki "Tedbirler alınması gerekir." Şimdi, onunla ilgili niye bunu düzenlerken koyamadık? 4'üncüsü şeydi, istismarın tanımıyla ilgili, bu madde düzenlenirken sadece dokunma değil...

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Onu koyduk, keşke buraya da koysaydık.

NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) - Koyduk ama şimdi keşke bu kanunu değiştirirken koysaydık. Sahaya çıkmadan göremiyoruz gerçekleri dedik ya, araştırırken uzmanlar bize söylemişti -özür dilerim çok iğrenç bir örnek ama vermek zorundayım çünkü bunları konuşmak zorundayız ne olduğunu anlamak için ve çözüm üretmek için- "Öyle şeyler yaşanıyor ki kesinlikle dokunmadan daha beter çocuğun psikolojisini bozan olaylar var. Hani, belki dokunsa çocuğun psikolojisi bu kadar etkilenmeyecek." Bir anne babanın çocuğuna kendilerini izlettikleri yönünde... Bir örnek mesela, çocuğun psikolojisi altüst oluyor.

Şimdi, bunu bu kanuna koymadığımız zaman bu araştırmanın, raporların bir anlamı yok ya da cinsel istismar vakalarının ya da bu faillerin bu işi sürekli yaptıkları ve mutlaka başka tedbirlerin de alınması gerektiğini defalarca konuştuk Komisyonda, burada öneri olarak var ama burada yok. Yani, nedir? İşte servis şoförüyse ehliyeti iptal edilsin, kırtasiyeciyse vergi levhası iptal edilsin. Sonuçta amacımız burada af çıkarmak ya da bu cezayı artırmak değil, asıl amacımız -tabii ki bunlar olacak yani ceza artırma kısmını söylüyorum, af çıkarmayı tabii ki kabul etmiyoruz- önleyici olmalıydı ve mesela burada da bunu koyabilmeliydik yani hâkime bu anlamda takdir marjı, hani Anayasa Mahkemesinin de söylediği bu anlamda da takdir marjı tanımalıydık. Bir öğretmense işte meslekten ihraç edilmesi... Bütün bunları koymamız gerekiyordu.

Çocuk komisyonu kurulması gerektiğini söyledik, bunda mutabıkız, bu önemli bir gelişme ama birçok olayın Millî Eğitim kapsamında yaşandığını biliyoruz. Buralarda da sahaya çıkamadık. Yurtlarla ilgili yani sadece bir cümleyle geçiştirilmesi yeterli değil, yurtlarla ilgili cezai tedbirler de keşke önerebilsek ve buraya koyabilseydik mesela bu değişikliğe, bu torba yasanın içine koyabilseydik bunu. Yani, yasa dışı eğitim kurumu açanlara o 2014'te kaldırdığınız cezayı yeniden koyabilseydik keşke ve yasa dışı eğitim kurumu açma bu kadar kolay olmasın, Karaman'daki vakalar da bir daha yaşanmasın isterdik diyorum. Şimdilik özetle bunları söylemek istiyorum.

Teşekkür ediyorum, iyi günler.