KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN - Ben de burada birkaç şey söylemek isterim, bir şeyi vuzuha kavuşturmak için özellikle.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Sayın Zana'nın bizim Komisyonumuza, Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden teşekkül eden Karma Komisyona Başkanlık Divanınca dosyasının sevki devamsızlık sebebiyledir. Burada bağlantılı bir nokta var ama yeminle ilgili bir husus yok. Bizim Komisyonumuzun, yemin edip etmemesi veya yeminin içeriğiyle ilgili bir değerlendirme yapması... Elbette konuşurken bunu yapabiliriz ama karar vereceğimiz konu bu değil. Başkanlık Divanından gelen tezkerede de yemin sebebiyle değil, yemin etmemesi veya geçerli bir yemin etmemesi sebebiyle milletvekilliğinin düşürülmesi değil, devamsızlık sebebiyle milletvekilliğinin düşürülmesi yönünde bir karar var. Dolayısıyla biz daha önceki 2 toplantımızda olduğu gibi, yine devamsızlık sebebiyle Sayın Zana'nın vekilliğinin düşürülmesini tartışıyoruz.

Yeminle ilgili husus, bunu açıklığa kavuşturmak isterim, yani yemin edip etmeme meselesi, bunun geçerliliği meselesi, tabii oturumu yöneten Başkan ve Başkanlık Divanının kararıyla ilgilidir, o ayrı bir konu.

Şimdi, burada biz daha önce 2 kez devamsızlık sebebiyle 2 milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi yönünde karar almıştık. Şimdi, Sayın Zana'nın onlarla mukayese edildiğinde çok daha uzun süre bir devamsızlığı var, aslında milletvekili seçildiği tarihten, ilk oturumdan, Meclisin ilk toplandığı birleşimden ve ilk oturumdan itibaren devamsızlığı var. Bu devamsızlığı diğerlerinden farklı kılan bir husus var, Hazırlık Komisyonu Raporu'nda uzunca tartışılmış olan konu da o. Yani yemin etmediği için devamsızlık yapmıştır, diğerleri yemin ettikleri hâlde devamsızlık yapmıştı. Şimdi, burada yemin etmemek, devamsızlık açısından baktığımızda bir milletvekiline bir avantaj sağlar gibi bir durum ortaya çıkıyor. Dolayısıyla yemin ettiğiniz zaman 5 birleşime katılmadığınızda milletvekilliğiniz düşüyor ama yemin etmezseniz 212 birleşime katılmamışsanız milletvekilliğinizin düşmemesi gerekecek. E, bu, hukuken ve mantıken kabul edilebilir bir durum değil. Buradaki tartışma devamsızlık. Fakat burada "Acaba -bu devamsızlık için özürsüz ve mazeretsiz..." diyor- bu da bir özür olarak kabul edilebilir mi, yemin etmemiş olması?" tartışması bu Hazırlık Komisyonunda yapılmış bir tartışma zaten.

Şimdi, burada, yemin etmeme veya usulüne uygun yemin etmeme milletvekilinin kendi tercihidir. Onun değiştiremeyeceği bir dış şart veya etkiyle ortaya çıkan bir durum değil bu, yemin edebilirdi. Gelse ne olurdu? Gelse tabii ki ilk oturumda Meclis çalışmalarına katılabilmesi için yemin etmesi gerekiyordu. Yemin ettikten sonra Meclis çalışmalarına devam etme imkânı vardı, böylece devamsızlık söz konusu olmayacaktı. Bu kendi tercihidir, yemin edip etmeme meselesi. Dolayısıyla bunun özürlü olarak devamsızlık anlamında bir özür olarak kabul edilmesi mümkün değil. Yoksa yemin ettiği hâlde devamsızlık yapanlara göre farklı bir durum, özel bir ayrıcalıklı statü üretmiş oluruz.

Yeminin içeriğiyle ilgili konu ise ayrı bir tartışma konusu, bir Anayasa hükmüdür bu sonuç itibarıyla. Gerek içeriğiyle ilgili, gerek dizaynıyla ilgili itirazı olan birçok milletvekili arkadaşımız olabilir ama sonuç itibarıyla şu anda Anayasa'da öngörülen yemin odur ve Anayasa da Meclis çalışmalarına katılabilmek için bu yeminin orada yazdığı şekliyle okunmasını öngörüyor. Bunun değiştirilmesi için teklif verilebilir Meclise, müzakere edilebilir, değiştirilebilir. Değiştirildikten sonra bu sefer o yemine göre, onu okumak üzere bir yemin tartışması yapılabilir

Bu bakımdan, son olarak ifade edeyim, Sayın Zana'nın milletvekilliğinin düşürülmesi konusu yemin etmemesi, geçerli bir şekilde yemin etmemesi sebebiyle değil, devamsızlığı sebebiyledir. Yeminin geçerli olup olmaması konusunda Meclisin, Başkanlık Divanının bir kararı o zaman için olabilir; o ayrı bir konu. Bu bir özür sayılabilir mi? Hayır, o zaman haksız bir durum oluştururuz yemin etmeyen kişi açısından.

Bir başka husus da yeminin içeriği de bizim Komisyonumuzun şu anda tartışılan, gündeminde olan bir konu değil. Bu ancak bir Anayasa değişiklik teklifiyle düşünülebilecek, tartışılabilecek bir konu.

Ben de böylece açıklığa kavuşturmak için bunları ifade etmiş olayım.Sayın Parsak ifade ettiler, ben de Komisyon Başkanı olarak Komisyon üyemiz, Karma Komisyonumuzun, Anayasa Komisyonumuzun üyesi Sayın Cengiz Aydoğdu'nun annesi vefat etmişti evvelki gün akşam, pazar günü, dün cenaze vardı, kendisine burada başsağlığı, annesine de Allah'tan rahmet diliyoruz.

Bir şeyi de ifade edeyim, Sayın Zana'yla ilgili olarak da biz bundan önceki toplantımızda, Karma Komisyonumuzun toplantısından önce kendisine, yapacağımız çalışmayı, Başkanlık Divanının kararını Komisyonun görüşmesini içeren bir yazıyla tebliğde bulunduk. Kendisinin, arzu ettiği takdirde gerek Karma Komisyonda gerekse Genel Kurulda savunma için bir söz hakkının bulunduğunu, isterse yazılı olarak savunma yapabileceğini belirttik. Bu, kendisine ulaştı. Yine Hazırlık Komisyonu Raporu'nu da bugünkü toplantı tarihi ve saatiyle beraber kendisine ulaştırdık. Şu ana kadar Komisyonumuza kendisinin gerek sözlü savunma için müracaatı olmadı gerekse de yazılı savunma ulaştırması gibi bir durum söz konusu olmadı, birisinin de savunma için yetkilendirildiğine dair bir yazısı da gelmedi; bunu da belirtmek isterim.