| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 30 .10.2018 |
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Plan ve Bütçe Komisyonunun değerli üyeleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, değerli basın mensupları; konuşmama başlarken hepinize saygılar sunuyorum.
Arkadaşlarımız bütçeyle ilgili tespitlerini yapıyorlar. Şu beş dakikalık süre içerisinde izin verirseniz ben de oldukça tehlikeli bulduğum bir duruma dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
Saray yönetimi rahibi Amerika Birleşik Devletlerine iade edince ve dolar kuru da 5,5 liranın altına inince bir rahatlama görüyorum. Yeniden şu söylem ortaya çıkmaya başladı, bu popülist ve gerçek ötesi söylem, kibirli söylem: "Terör örgütleriyle diz çöktüremeyenlerin ekonomi kozunu da boşuna çıkardık."
Şimdi, rahibi Amerika Birleşik Devletlerine vererek ülkenin ekonomisinin, meselelerin çözüldüğünü sanmak çok büyük yanlış, çok büyük hata. Ekonomi gemisi hâlâ çok tehlikeli sularda yüzüyor ve çok da yıpranmış bir durumda. Bizi emir alacak duruma getiren borçlar hâlâ orada duruyor, herhangi bir azalma yok. Sene başına göre dolar Türk lirası karşısında hâlâ yüzde 45 değerli. Arjantin'den sonra parası en fazla değer kaybeden ekonomi bizimki.
Sene başında yüzde 13,3 olan iki yıllık devlet tahvili faizi şu an yüzde 25'te. Rahibin iadesinin hemen ardından yapılan yurt dışından borçlanmada hazine sene başında aldığı borcun yarısı kadar vadeye neredeyse 1,5 kat fazla faiz ödedi. İktidar görmezden gelse de, "Yok." dese de ekonomide ciddi bir kriz var. Çevrenize bir bakın arkadaşlar, esnaf veresiye defterini kapatmış durumda, peşin satış yapmaya çabalıyor ama vatandaşın da peşin ödeyecek takati yok. Onlar da kredi kartlarına, tüketici kredilerine yüklenmeye başladılar.
Bu arada küçük esnaf ve KOBİ'ler de bankadan kredi almak yerine kredi kartı limitlerini yükseltmeye çabalıyorlar çünkü kredi faizleri almış başını gidiyor. Ama kredi kartlarının faizlerine Merkez Bankası üst limit koyuyor, krediden daha ucuza geliyor.
Enflasyon rekorlar kırıyor. Eylül ayında aylık enflasyon yüzde 6,3. Dünyadaki 188 ülkenin 153'ünde bir yıllık enflasyon bizim bir aylık enflasyonumuzun altında. Vatandaşın yaşadığı, çarşıdaki, pazardaki, bakkaldaki, marketteki enflasyon bunun çok daha üstünde. İşsizlik oranı yüzde 11'e dayanmış, güven endeksleri dibe vurmuş. Sene başında 150 olan ülkenin krize karşı sigorta primi 380 puanlarda.
Ama korkarım turpun büyüğü de heybede. Uluslararası Para Fonu'na göre sadece 2019'da Türkiye'nin geri ödeyeceği veya çevirmek zorunda olduğu dış borç 225 milyar dolar. Yani IMF rakamlarına göre gelecek yıl millî gelirimizin yüzde 35'i kadar bir dış borcu ya ödeyeceğiz ya da yurt dışından yeniden borçlanarak çevireceğiz.
Bu korkunç bir rakam. Uluslararası Finans Enstitüsü "Gelecek yıl Çin dışarıda bırakıldığında gelişen ve yükselen ekonomilerden net sermaye çıkışı olacak." diyor.
Yine IMF, 2019'da, bize benzer ekonomilere net yabancı sermaye girişinin kuruyacağını öngörüyor. Biz gelecek yıl kuruyan bir havuzdan olağanüstü büyüklükte bir finansmanı çekmeye çalışacağız.
Hazine Müsteşarlığı yapmış biri olarak ben bu rakamları görünce uykularım kaçıyor. Sarayı çok rahat görüyorum.
İktidar "Gelecek yıl yüzde 2,3 büyüyeceğiz." diyor. IMF ise "2019'da ancak yüzde 0,4 büyüme olur." diyor. Uluslararası Finans Enstitüsü Türkiye ekonomisinin 2019'da yüzde 0,9 daralacağını öngörüyor.
Tüm bunlar ekonomide artık yumuşak iniş ihtimalinin kalmadığını, inişin oldukça sert olacağını gösteriyor ve saray, dolar kuru 5 lira 50 kuruş olunca "İşi savuşturduk." diyor.
Ekonomi yönetiminde hâlâ Türkiye'nin
dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi olduğu zannediliyor. Ama Türkiye 2019'da Uluslararası Para Fonu'nun 631 milyar dolarlık millî gelir tahminiyle, dünyanın en büyük 20 ekonomisi liginde 20'nciliğe yani son sıraya geriliyor. Bu ligden düşmesine bir tık kalıyor.
Saray yaşananlar için kriz değil, dışarıdan saldırı, o da bitti diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Öztrak, son cümlelerinizi alayım.
Buyurun.
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
Ama millet krizde perişan. Krizin ortaya çıkardığı insan manzaralarını görmemek için kalp gözünün kör olması lazım.
Kasada aldıkları malı iade etmek zorunda kalan emekliler, çocuğuna okul pantolonu alamadığı için intihar eden baba, iş bulamadığı için kendini yakan genç; bunları duymuyor musunuz? Gençlerimiz ülkeyi terk ediyor, konkordatolar, borç ertelemeleri, fabrika yangınları aldı başını gidiyor.
Ben şunu açıkça söyleyeyim: Bu rahatlığın, bu gayriciddiliğin sonu IMF kapısıdır. Ben uyarıyorum, artık bir an önce ciddileşelim. Artık oyunun kurallarını değiştirecek ve dünya piyasalarına ülkenin yeni bir hikâye yazmakta olduğunu gösteren demokratikleşme ve ekonomik reform hamlesini başlatın. Bunu yapamıyorsanız bu işi bırakın çünkü bıçak artık kemiğe dayanmakla kalmadı, kemiği deldi geçiyor.
Teşekkür ederim.