| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı b)Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu c) Nükleer Düzenleme Kurumu ç)Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü d)Türkiye Atom Enerjisi Kurumu e)Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü f)Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü g)Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 02 .11.2018 |
ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Tabii, Sayın Gürer'e de teşekkür ediyorum.
Öncelikle, 2019 bütçesinin hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Daha sonra da Sayın Bakanın sunuşlarını dikkatlice izledik, dinledik. Şimdi, sunuş konuşmasının başında "Ülkeler için güvenli, yeterli miktarda, ucuz ve temiz enerji arzı sağlamak, ekonomik ve sosyal hayatın temel problemleri arasında yerini almaktadır." demiş ve bunun çözümleriyle ilgili de devamında sunuşlarını yaptı.Şimdi, temiz, ucuz, ekonomik enerjinin başında hepimiz biliyoruz ki nükleer enerji gelmiyor. Şimdi, bu doğanın bizden sonraki nesillere de lazım olduğunu ve sadece insanlara değil bütün canlılara lazım olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Einstein'ın çok meşhur bir lafı var "Eğer yeryüzünden arılar yok olursa dört yıl içerisinde dünyada yaşam sona erer." diyor. Dolayısıyla, bunları yaparken daha sonraki kuşakları ve aynı zamanda, yaşayan bütün canlıları düşünmemiz gerekiyor. Mersin Akkuyu'da temelini attınız "4 Nisan 2018" diye burada da yazmışsınız. Oraları görenler bilir, gerçekten tam doğa cenneti olan yerlerin göbeğine temel attınız, bunun maliyetini, bunun aynı zamanda, bir nükleer bomba gibi ülkenin kalbine saplanabileceğini, kontrolünün tamamen Ruslarda olacağını, yarın aramız bozulduğunda nereye gidebileceğini zaten sizler de mutlaka analiz etmişsinizdir. Yine, Sinop'ta yapmayı planladığınız yer -ki orayı da gezdik- gerçekten cennet gibi bir yer. Özellikle böyle cennet gibi yerler mi olsun isteniyor bu nükleer santral planlayıcılarından? Ve İğneada bir diğer düşündüğünüz nokta, yeryüzünde belki olmayan bir yer longozlarıyla, güzellikleriyle. Dolayısıyla, sizin sunuşta, girişte yaptığınız bu temiz, yenilenebilir, doğaya zarar vermeyen enerji şekli ile uygulamalarınız çelişiyor. Bu çelişkiler de umarım sizin Bakanlığınız döneminde değişir. Tabii, farklı taahhütler, işte, biraz önce Bekaroğlu'nun da söylediği, gelecekte ve öbür dünyada da yap-işlet-devret ya da işte, yap-işlet-kırışalım modelleri hepimize yarın zararlar verecektir diye düşünüyorum.
Şimdi, tabii, bu yap-işlet-devret modelleri yapılırken de kamu-özel iş birliğinin ekonomimiz açısından finansman olarak da çok büyük sıkıntılar yarattığını ve torunlarımızın torunlarının dahi bunları ödemek için çalışacağını ama ne kadar başarılı olabileceğini de aslında bugünden görmek çok zor değil. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, bu topraklar bunları zamanında kapitülasyonlarla yaşadı ve yeni Türkiye Cumhuriyeti de Osmanlı'dan kalma o borçları ödemekle uğraştı. Hani, iktidarın deyimiyle "Borç alan yönetilmeyi kabul eder." mantığı aslında tam bu yap-işlet-devret modellerinde de ortaya çıkıyor.
Biraz da bölgemden bahsedeyim. Biyokütle atık enerji tesisiyle ilgili Büyükorhan Karaağız köyünde bir ruhsat vermişsiniz, muhtemelen Ankara'dan, hiç yerine gidilip bakılmadan, bir günde sizin belediyelerinizden ruhsat alarak. Oradaki kendi kendine yeten, tarım ve hayvancılık yapan köylüye -ki 10 bin küçükbaş hayvanın olduğu bir köyden bahsediyorum, 200 haneli- halka sorulmadan "Köylü istiyor mu, istemiyor mu?" denilmeden ÇED raporu alınmış ama kâğıt üstünde alınarak yapılmış ve tümülüs yolu ile bir antik kentin kalıntıları üzerinde yapılan kazılarla ki Kültür ve Tabiat Kurulunun burada kazı yapılması, sonucuna göre de karar verilmesi konusunda kararı olmasına rağmen şirket hiçbir şey dinlemeden tam gaz devam ediyor. Valimiz gitti, sağ olsun, o konuda yargı kararlarını bekleyeceğini söylemişti. Onun da bundan sonra takipçisi olursanız Sayın Bakanım, bu çok önemli çünkü size yüzde 92 oy veren bir köyden bahsediyoruz, benim kendi memleketim ve gerçekten bütün o Uludağ'ın ormanlarını... "Ağaç yakarak biz burada enerji üreteceğiz." İki sene sonra dağda bir ağaç kalmaz. "Ağaç vereceğiz, fidan vereceğiz, dallarını keseceğiz, orada yakacağız." Ama 10 milyon dolarlık bir yatırımın da ağaçla gitmeyeceğini hepimiz az çok tahmin edebiliyoruz. Bununla da özel olarak ilgilenirseniz Sayın Bakan çok memnun kalırız.
Son olarak da herkesi ilgilendiren, 81 milyonu ilgilendiren şu elektrik faturası. Burada 24 TL'lik bir kullanım olmuş, gelen fatura 43 lira. Eklemiş işte, dağıtım bedeli demiş, hizmet bedeli demiş, ÖTV, KDV, bir de TRT payı. Bu TRT payı neden sadece iktidara yandaşlık yapan, sadece iktidarın bir yayın organı gibi program yapan bir kanala veriliyor, bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Bunun da oradan kaldırılması talep ediyoruz. Hatta, TRT'yi kapatsanız da olur çünkü 200 tane araç aldılar bu paralarla; yazık günah diyorum.
Teşekkür ediyorum.