| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı b)Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı c)Karayolları Genel Müdürlüğü ç)Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu d)Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 05 .11.2018 |
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi'nin ilk etabı olan Ankara-Afyonkarahisar kesiminin altyapı inşaat sözleşmesi 11 Haziran 2012 tarihinde imzalandı. Projenin toplam maliyetinin 4 milyar lira olacağı açıklandı. Afyon-Ankara etabının ise maliyetinin 700 milyon lira olduğu belirtildi. Yapım işi için sözleşmede bin seksen gün verildi, hatta yüklenici firma Sigma-Burkay-Makimsan-YDA temsilcisi Hüseyin Arslan altı ay erken bitirme sözü dahi verdi.
Şimdi, sözleşmedeki bu taahhütlere baktığımızda bin seksen gün yani üç yıl içinde bitirilmesi gereken Ankara-Afyon hızlı tren hattı 2018'in şu son günlerine geldiğimizde hâlâ daha bitirilememiştir. Süresinde bitirilemeyen bu işle ilgili yüklenici firmaya herhangi bir cezai şart verilmiş midir? Bu projeye şu ana kadar ne kadar harcama yapılmıştır? Ve âdeta yılan hikâyesine dönen bu Afyonkarahisar-Ankara hızlı tren hattı inşaatı da durdurulmuştur. Burkay firmasının yani yüklenici firmanın konkordato ilan ettiği bilgisi verilmiştir.
Şimdi, bu inşaat durdurulduğu hâlde kamuoyuna 2019 Martta bu hızlı tren hattının açılacağı bilgisi neden verilmiştir? Sayın Bakan, inşaatı bile devam ettirilmeyen bu tren hattı gerçekten Mart 2019'da açılacak mıdır, yoksa Afyonlu hemşehrilerimin ağzına yine bir kaşık bal mı sürülecektir?
Yine, 2019 yılından beri Afyon kamuoyunu meşgul eden Afyon-İzmir otoyolu Afyonkarahisar'dan geçmiyor. Çevresel etki değerlendirme raporunda da bu husus yer almıştır. Ancak, 2009 yılında dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım "Afyon'u ihmal etmeyeceğiz, mutlaka Afyon'dan geçecek." demiştir. Yine 2015 yılında Afyonkarahisar'ı ziyaret eden dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan da bu projeyle ilgili otoyolun Afyon'dan uzak bir mesafeden geçeceği şeklindeki serzenişlere "Afyonlu hemşehrilerimizin taleplerine, isteklerine, ısrarlarına, sözlerine kulak vereceğiz." diyerek projenin mutlaka Afyon'dan geçirileceğini beyan etmiştir. 2009 yılında Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odasında konu masaya yatırılmış ve Afyon'dan otoyolun geçmemesi durumunda Afyon ekonomisinin ciddi anlamda zarar göreceği belirtilmiştir. Şu anda bütün Afyonlu hemşehrilerimiz, iş insanları, sanayiciler, küçük ve orta ölçekli işletmeler, esnaflarımız, kısacası Afyonkarahisar'da yaşayan bütün hemşehrilerimiz bu otoyolun Afyonkarahisar'dan geçmesini ve dönemin bakanlarının vermiş oldukları sözlerin tutulmasını bekliyor. Planlanan bu otoyola ulaşmak için ayrıca Afyonlu hemşehrilerimizin 70 kilometre daha fazla yol gideceği gibi bir durum da ortada varken neden Afyonkarahisar'a verilen bu söz tutulmamıştır? Her seçim döneminde "Bütün yollar Afyonkarahisar'a çıkar." denildiği hâlde bu sözler niçin yerine getirilmemiştir?
Yine, başka bir husus: Kara yolları ihaleleri davetli ihale yöntemiyle yapılıyor. Bakın, sadece Ocak-Haziran 2017 döneminde yollar için müteahhitlere 5 milyar lira ödendi. Eğer kara yolu ihaleleri sürekli davet yöntemiyle değil de rekabete dayalı olarak yapılsaydı biz devlet olarak daha kârlı çıkacaktık, daha az para harcayacaktık. Dolayısıyla davet yöntemiyle ihale yapılmasındaki ısrar, gerekçe nedir, bunu merak ediyoruz.
Daha önceki konuşmacılar belirtti ama bölgemi ilgilendirdiği için özellikle bir şeyler eklemek istiyorum. Afyonkarahisar'a müjde olarak duyurulan ama sonrasında Kütahya Altıntaş'a yapılan Kütahya Zafer Havalimanı'nın maliyeti 50 milyon euroya mal olmuşken işletici firmaya niçin 190 milyon euro garanti verilmiştir ve bakın, bu havalimanından faydalanması düşünülen Afyonkarahisar, Uşak ve Kütahya illerinin toplam nüfusu 1 milyon 600 bin iken onuncu yıl garantisinde iç hatlarda 775.137, dış hatlarda 542.596 yolcu garantisi neden verilmiştir? Yani ilkokul birinci sınıfa giden bir çocuk bile bu kadar yolcunun o havalimanından uçmayacağını bildiği hâlde neden bu öngörü bilinmemiş ve bile bile bu şekilde zarara uğratılmıştır?
Teşekkür ediyoruz.