KOMİSYON KONUŞMASI

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, öncelikle şunu söyleyeyim ki İç Tüzük'e göre hareket etmemiz gerekiyor ve İç Tüzük'te komisyon üyesi milletvekili ile komisyon üyesi olmayan milletvekili arasındaki tek fark oy kullanma ve önerge verme üzerinedir; onun için süre şartının konulmasını ve milletvekillerimizin -ben milletvekillerimize de bakıyorum- bu hâle düşürülmesini doğru bulmuyorum yani bu, İç Tüzük'e aykırı bir durum, ayrıca milletvekillerini de zedeleyen bir yaklaşım. Ben yine de nezaketle bu süre içerisinde bitirmeye çalışacağım.

Sayın Bakan, İstanbul üçüncü havalimanında kotun düşürülmesi dolayısıyla bizim hesaplarımıza göre, hafriyat hesabımıza göre 2,5 milyar avro, Sayıştaya göre 1 milyar 360 milyon avro müteahhitlerin proje maliyetinden fark eden bir kazançları var; bunlar nasıl tahsil edilecek?

Ayrıca 1 Mayıs 2013'te yapılan ihale sonucunda 1 Ocak 2017'de teslim edilmesi gereken proje, anlaşıldığı kadarıyla 1 Ocak 2019'da teslim edilecek fiilen; aradaki iki yıl boyunca ödenmesi gereken 2 milyar 90 milyon avro kirayı nasıl ve hangi koşullarda almayı düşünüyorsunuz?

Bir de Fatih Altaylı'nın yazısından öğrendiğimiz kadarıyla 1 Ocak 2019'dan sonra iki yıl boyunca kiranın 1 milyar 45 milyon avro değil, 350 milyon avro olarak alınacağı bilgisi var. Bunu teyit eder misiniz, doğru mudur? Eğer doğruysa iki yıllık kira için yine yaklaşık 1 milyar 300 küsur milyar avroyu neden müteahhitlerde bırakıyoruz.

Elimizde bir Atatürk Havalimanı var, bunu kabaca 1 milyarlık avroluk bir yatırımla tesviye edebilir ve geleceğe hazırlayabilirdik ama yapılmadı ama biz orayı özelleştirdik, özelleştirirken de söz verdik 2021 yılına kadar işletecekler diye. Şu an 2019 yılı itibarıyla da yeni bir havalimanı açılacağı için fiilen kapatılacak. Eğer bu işletmeci bize dava açarsa "EBITDA"sı kadar yani kârı kadar bizden tazminat alma hakkı doğabilir. Eğer böyle bir şeye de sebebiyet verirsek korkunç bir kamu zararıyla karşı karşıya kalırız çünkü inkâr tazminatlarını da üzerine koyduğunuzda büyük bir yükle karşı karşıya kalabiliriz. Mevcut havalimanı işletmecisiyle ilgili durum nedir, bütçeye bir ödenek koyuldu mu, bu ödemeler yapılacak mı?

Son sözü de hemşehrime söyleyeyim: Birincisi, hiçbir şeyi siz yapmıyorsunuz, biz yapmıyoruz; 81 milyon insan yapıyor. Onun için teşekkür etmemiz gereken, vergilerini veren, geçiş ücretlerini veren bu milletimizdir. Burada bir yanlış anlaşılma oluyor ağırlıklı olarak bu projelerin yapılmasında; bize düşen düzgün, dürüst, doğru, temiz bir şekilde yapmak. Şimdi, benim anlattığım bütün bu şeyleri üst üste koyduğunuzda 6 milyar avro ediyor arkadaşlar. Emeklilikte yaşa takılanların parası ödenebilir, başka şeyler yapılabilir. 5 kişilik bir müteahhit grubu var, normalde şu anlattığım iş edimin ifasına fesat karıştırma suçu ve ne yazık ki dava açılmıyor. Bakın, şimdi siz bunları öteleyebilirsiniz ama Türkiye'nin makro dengesini sarsacak bir olay üzerine konuşuyoruz. Mesela Sayın Bakana soruyorum: Üçüncü havalimanıyla ilgili hem finansman hem talep garantisi verildi; 6,3 milyar avro talep ve 4,5 milyar avro da finansman garantisi. Neden hazine hesaplarında yok? Çünkü Devlet Hava Meydanlarının üzerinde görünüyor bu ama makro olarak 10 milyar avroyu biz hazine hesaplarında göremiyoruz. Diğer yap-işlet-devret projelerine baktım, bütçedeki toplam bizim riskimizi muhasebe edebilmemiz gerekiyor, sadece bir yıllık yazmış Sayıştaycılar ama toplam riski bilemezsek ne beş yıllık kalkınma planı ne orta vadeli plan ne uzun vadeli plan yapabiliriz. KÖİ projelerindeki toplam yatırım tutarını da bize bildirebilirseniz, toplam garanti tutarını yıllara sari olmak üzere bildirebilirseniz Türkiye'de daha doğru makroekonomik hesap yapılabilir.

Saygılar sunuyorum.