| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Millî Eğitim Bakanlığı b)Yükseköğretim Kurulu c) Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü ç)Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı d)Yükseköğretim Kalite Kurulu e)Üniversiteler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 07 .11.2018 |
SUAT ÖZCAN (Muğla) - Sayın Başkan, Sayın Bakanım, bir televizyon programında "Taşımalı eğitimle ilgili meseleler beni çok rahatsız ediyor, tedbir alınması lazım." dediniz. 5-6 yaşındaki ana sınıfı öğrencileri, sabahın erken saatlerinde taşınmakta, ne kadar bu çocuklara sağlıklı bir eğitim verebiliriz, bunun gözden geçirilmesi lazım. Bu yaştaki çocukların kendi bulundukları mahalde, yerleşim biriminde, köyde eğitim görmesi herhâlde herkesçe daha uygun görülecektir.
Öğretmenlerimiz arasında ayrımcılık yapılıyor, sözleşmeli, kadrolu diye. Sözleşmeli öğretmenlerde ailelerin parçalanmış olması ve bana daha birkaç gün önce eşlerinden ayrılan öğretmenlerin iletileri geldi. Ayrıca, bu ailelerin çocuklarının hangi ruh hâliyle yetişeceği hepimizce malumdur. Bu konuda elbette yapabileceğimiz şeyler vardır. 110 bin öğretmene ihtiyaç olduğu söylenmekte. Hem bütçedeki bilgilere, verilere bakarak norm kadro fazlası ve aynı zamanda da açıkların olduğu görülmekte. Bu açıkların önce norm kadro olarak tamamlanıp her branşa göre, daha sonra da ihtiyaca göre, ihtiyacın giderilmesi daha uygun değil midir? Sözleşmeli öğretmenlerin de kadroya alınarak, öğretmenler arasındaki sıkıntının, ayrımcılığın giderilmesi talebimizdir.
Ayrıca, meslekî eğitim fakültelerinden mezun olan öğretmenlerimiz var. Özellikle de giysi alanındaki öğretmenlerimizin son on altı yıldır toplam 900 civarında bir atanma yapıldığı, hele hele son bir iki yılda da bir ya da iki atama yapıldığı, bu konuda da yine atanamayan öğretmenler her yıl sınava girmekte, her yıl ayrı bir stres yaşamakta ve üniversiteden, fakültelerden mezun olmaları hiçbir işe yaramamaktadır. Bunun yerine, yine usta öğreticiler görevlendirilmekte, üniversite bitirmiş öğretmen arkadaşlarımız açıkta kalmaktadır.
Ayrıca, Muğla ili Milas ilçemizde merkezdeki meslek okullarının daha şehir dışına taşınma kararı alındı ve bu amaçla birkaç bina tesisi yapıldı. Bu tesisler sadece bir okul olarak önümüzde, bunların kültürel, sosyal anlamda desteklenen şu ana kadar bir şey yapılmadı ve şehir merkezindeki bu taşınan ve taşınacak olan okulların arsalarının, binalarının akıbetleri ne olacak? Bu da Milas'ta yaşayan vatandaşlarımız için bir merak, ilgi konusu.
Ayrıca, bireyin yetişmesi için Bakanlığımız vakıflardan, derneklerden yararlanıyor. Peki, 200 civarında üniversitemiz ne işe yarıyor? Bireyin yetişmesine destek olarak, kültürel anlamda, meslekî anlamda, insan anlamında üniversitelerimizden niçin yararlanılmıyor? Ya da yeterince yararlanılmıyor? Ben bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.
18 tane cemaat vakfı ya da derneğiyle protokol imzalanmış, keşke üniversitelerimizle bu protokoller istenilir düzeyde yapılsaydı diyorum, teşekkür ediyorum, başarılar diliyorum.