| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a)Sağlık Bakanlığı b)Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü c)Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ç)Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı d)Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu e)Türkiye Halk Sağlığı Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 13 .11.2018 |
MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim.
Sayın Bakan, değerli hazırun; herkesi saygıyla selamlarım.
Şimdi, şu cepten harcama meselesine bir gelelim, bir defa bu büyük bir yalan. Bu yalanı hep beraber ortadan kaldırmak mümkün, bu yalana ihtiyacımız yok arkadaşlar. Sayın Bakan, siz de sektörden gelen birisisiniz. Ben geçen yıl bu konuyla ilgili sordum: TÜİK çalışıyor, TÜİK buluyor ne kadar harcandığını oysa bu rakamlara ihtiyaç yok. Gerçek rakam ne? Bakın, SGK'nin belirlediği fiyatın yüzde 200 katını alabiliyor özel hastaneler. Oysa bunun gerçekte çok daha fazlası olduğunu hepimiz biliyoruz. Ne gerek var buna? Mesela İsmail Bey biraz önce AKP'nin sağlık politikalarını yere göğe sığdıramadı. Kayseri Acıbadem'in ortağıdır. Alırsınız Kayseri Acıbadem'i, aylık cirosuna bakarsınız, vergi tahsilatı, faturasına bakarsınız, girer hastaya bakarsınız, farkı görürsünüz ve oradan da İsmail Bey'in AKP'yi ve bu düzeni niye bu kadar yağlı ballı anlattığını hemen çözebilirsiniz. Dolayısıyla bu cepten harcama rakamlarını hiç boşuna oraya koymayın, bunlar gerçekçi değil, Türkiye'nin gerçeğini karşılamıyor ve yüzde 200'e hiçbir özel hastane uymuyor. Buradan ihbar ediyorum, herkesi ihbar ediyorum ve gereğini yapmaya davet ediyorum sizi. Bunu yapmayacaksınız da bu yüzde 200'ü kaldırın herkes rahat etsin ama benim tercihim doğru dürüst denetleme yapılmasıdır.
Şimdi, yine sunumla ilgili bir şey söyleyeceğim: Bakınız, birçok rakamı dolarla vermişsiniz, mesela kişi başı toplam sağlık harcamasını, vesaire dolarla vermişsiniz.
SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA - TL/dolar.
MURAT EMİR (Ankara) - Evet, TL/dolar.
Oysa koruyucu temel sağlık hizmetleri için ayrılan bütçeyi geçen yıl da bu yıl da reel fiyat bularak yapmışsınız. Reel fiyat işte enflasyona göre yeniden değerleme.
Bakın, 2017'de bakmışız, 3,5 kat arttı diye böyle çok güzel gösterilmiş, şimdi bu sefer de 3 kat arttı diye. Ben bu dolar bazında hesapladım. Bakın, 2002'deki dolar karşılığı 2.897 dolarken 2018'deki -eğer doları 5.500'den alırsanız- 2.538 dolar yani düşmüş. Yani şu 3 kat bir palavra, bunu da bir tutanaklara geçirmekte fayda var, bu da yanlış, hiç şey değil.
Bir diğer nokta Sayın Bakan, bürokrasi arkanızda, bizi ciddiye alsınlar. Ben bir hekim olarak sürekli soru soruyorum, öğrenmek istiyorum -biraz yerim kalırsa şehir hastanelerine geleceğim- ama sonuç alamıyorum. Bana soru mekanizması işletilmiyor. Ve biz burada boşuna soru soran insanlar durumundayız, bizim sorularımıza cevap verilmiyor.
Mesela ben sormuşum, demişim ki... Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş demiş ki: "Türkiye'de bin kadar önemli hekim var. 145 bin hekim var." Bunların 1.500'ü kendini geliştirmiş, Alex'miş bunlar. Kimmiş bu Alex? Ben Alex miyim? Alex'i neye göre belirlediniz diye sordum, cevap yok. Bu nasıl bir açıklamadır Allah aşkınıza. Yani bu kabul edilebilir mi? Burada birçok hekim var. Mesela bu cevap gelmemiş.
Devam edelim, sağlık turizmini büyütmek istiyorsunuz, çok yerinde, dövize ihtiyacımız var, yani iktidarınız döneminde hamdolsun dolara muhtaç kalmış bir ekonomiye dönüştük.
Bakın, USAŞ'ı kurmuşsunuz, USAŞ'ın ne olduğu, ne olacağı, nasıl olacağı hiç belli değil. Ben bunu çok merak ediyorum, gerçekten merak ediyorum. Ne bir veri alabiliyorum, ne bir data alabiliyorum, ne bir soruma cevap veriliyor. Mesela USAŞ'ı Kamu İhale Kanunu'ndan azade tutmuşsunuz. Ne bu ihtiyaç? Ya zaten "Kamu İhale Kanunu" dediğiniz kanun artık kevgire dönmüş, kaç defa değiştirilmiş. Orasından burasından... Bütün kurumlar onun dışında. Denetlenmesi olanaksız. Kim denetleyecek USAŞ'ı? Ya, böyle denetimden kaçan, yani burada sadece gelip burada sekiz saat oturan... Sekiz saate beş dakika bakın, ne kadar acele ettiğimi görüyorsunuz. Yani böyle olmaz bu işler.
Devam ediyoruz, mesela atamayan doktorlar. "Soruşturma yaptım bu adam tehlikeli, bu adam terörist olabilir." diyorsunuz. Kaç doktor atanmadı ben bilemiyorum, bulamıyorum, soruyorum, cevap alamıyorum. Ölçüleri ne, kriterleri ne, bu insanları kim değerlendiriyor, hangi ölçütlerle değerlendiriyor? Üstelik de şimdi, eğer çekmezseniz gideceğiz, konuşacağız, bu insanların yıllarca ihtisas yapma hakkını elinden alacaksınız, kamuda çalışma hakkını elinden alacaksınız. Siz de iyi bilirsiniz, bir doktorun, yeni mezun bir doktorun iki yıl, üç yıl atanmadan çalışması, ihtisas yapamamasının aslında onu mesleki açıdan katletmek olduğu ortada değil mi?
Bakın, elimde biriktirmişim, birçok hastaneden yazılmış yazılar var, "Elzem olmadıkça ameliyat yapmayın, şunu yapmayın, bunu yapmayın..." Bir çok hastane, yani sonradan yalanlanır gibi oldu ama bu gerçek, bu gerçek. Türkiye'de şu anda sağlık sisteminde bu ekonomik krizden kaynaklı ağır bir sorun yaşanıyor ve maalesef bu da devam ediyor.
Bir diğer konu, tabii, aslında sağlık alanı politikanın biraz daha kenarında yani Türkiye'nin sağlık kalitesinin yükseltilmesi hepimizin ortak derdi, inanıyorum siz de bu konuda çok samimisiniz ama burada şunu...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çakırözer, buyurun lütfen.
MURAT EMİR (Ankara) - Şehir hastanelerini bitiremedik.