| Komisyon Adı | : | ÇEVRE KOMİSYONU |
| Konu | : | Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1285) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 15 .11.2018 |
MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; yürürlükte olan ÇED Yönetmeliği uyarınca belli değerler altında kalan projelere hazırlanan proje tanıtım dosyası üzerinden "ÇED Gerekli Değildir." kararı verilmektedir ve ÇED raporu hazırlanmamaktadır. ÇED'in gerekli olduğu durumlarda da değerlendirmenin yapılması ve ÇED raporunun hazırlanması sonucunda "ÇED olumlu" ya da "ÇED olumsuz" kararı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilmektedir. İlgili değişiklik talebi, içerik ve yöntemlerde hiçbir değişiklik yapılmaksızın "ÇED Gerekli Değildir." kararının ismini "A Sınıfı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı" olarak değiştirmektedir. Gerekçe bölümünde faaliyet sahiplerinin çevresel açıdan hiçbir sorumluluklarının olmadığı yanılgısının kamuoyunda yaratıldığı belirtilmiştir. Ancak faaliyet sahibinin diğer kanunlar çerçevesinde sorumlulukları olmakla beraber ilgili süreçte çevresel etki değerlendirilmesi yapılmamaktadır. Bu karar sadece proje tanıtım dosyası üzerinden verilmektedir. Dolayısıyla değerlendirme yapılmadan, ÇED raporu hazırlanmadan verilecek kararın "A Sınıfı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı" olarak adlandırılması, etki değerlendirilmesinin tamamlanıp akabinde olumlu kararı verildiği yönünde bir yanlış algı ortaya çıkaracaktır. Kanun değişikliği talebinin gerekçe bölümünde aynı zamanda faaliyet sahiplerinin verdikleri taahhütlere uymakta daha dikkatli ve duyarlı olmalarını sağlamak için bu değişikliğin yapılmasının önerildiği belirtilmiş ancak "ÇED Gerekli Değildir." kararının adının değiştirilmesiyle bu amacın sağlanması arasında bir bağlantı yoktur.
Değerli arkadaşlar, biz geçen toplantıda bununla ilgili bir şey anlattık yaşadığımız. İzmir'de Menemen'in Alaniçi ve Göktepe köylerinde proje miktarı düşürülerek, "ÇED Gerekli Değildir." raporu alınarak dava süreci sürerken iki yüz yıllık, yüz elli yıllık çam ağaçlarının bulunduğu ormanın katledildiğini yaşadık, hepimizin içi sızladı. Daha sonra yürütmeyi durdurma kararı alındı ama yürütmeyi durdurma kararı alınıncaya kadar yüz yıllık, yüz elli yıllık binlerce çam kesildi değerli arkadaşlar. Dolayısıyla burada "Yatırımcı açısından kamuoyunun tepkisini çekmesin." derken aslında sanki bir çevre etki değerlendirilmesi yapılmış gibi... Elbette sorumlulukları var ama bu mevcut durum o sorumluluklarını yerine getirmelerine engel değil. Yani bu kamuoyu tepkisine karşı alınmış bir karar gibi duruyor. Sayın Bakan Yardımcısının yaklaşımına da uymuyor bu tavır. Dolayısıyla biz diyoruz ki: Bu şekliyle kalsın. Yani şöyle de denebilir orada, yönetmeliğe atıfla da bir şey yapılabilir ama kanun tekniği açısından yönetmeliğe atıf yapmak doğru değil. Dolayısıyla o yüzden mevcut şekliyle kalması... Eğer bunu bir pozitif düzenlemeye dönüştürmeyecek bir başka ara formül bulamazsak bu ve eskisi gibi kalsın. Çünkü bu şekliyle çevre etki değerlendirilmesi yapılmış izlenimi veriyor.