KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, burada, değişiklikte iki ayrı düzenleme var yani yukarıda, birinci kısımda diyor ki: "Tahsil edilen katılım payları tahsil edildiği anda Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına ödenir." Sonunda diyor ki: "Süresinde ödenmeyen katılım payı Bakanlığın bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. Bu madde kapsamında tahsil edilen tutarlar genel bütçeye gelir kaydedilir." Yani tahsil edemediğiniz tutarı tahsil ettiğinizde yine Bakanlığa gelmesi gerekirken genel bütçeye gidiyor. Bunun da Bakanlık bütçesine gelmesi lazım yani Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gelmesi lazım. Yani "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez saymanlık müdürlüğü hesabına yatırılmak üzere genel bütçeye gelir kaydedilir." derse sanki bu bizim kanunun bütünlüğü açısından da daha doğru olur, 6'ncı maddede 18'le ilgili yaptığımız tartışmaya da uygun bir şey olur. Bunu da bu şekliyle daha doğru bir şekilde geçirmiş oluruz. Çünkü genel bütçeye kaydedilirse siz bunu çevre altyapısının iyileştirilmesinde kullanamazsınız. Öyle olması gerekir yani orada önergeyi yazan arkadaşlar bu usulde eksiklik yapmışlar.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKAN YARDIMCISI MEHMET EMİN BİRPINAR - Efendim, tabii, önergeyi biz hazırlamadık.

MURAT BAKAN (İzmir) - Genel bütçeye yazıldı, burada bir anlayış var. O para yani niye genel bütçeye yazılır? Yine, genel bütçeye gelir kaydederseniz...

BAŞKAN - Ben uzman arkadaşa bir söz vereyim isterseniz.

Buyurun.

YASAMA UZMANI MUSTAFA BİÇER - Şimdi, efendim, Sayın Milletvekilim, bu usul bütçe ilkeleriyle örtüşen bir usuldür. 2000'lerde anımsarsanız sürekli bu özel gelirler ve fonlar genel bütçeye dâhil etmek için çalışıldı ve bunun için bir sürü kanun çıkarıldı. Sizin dediğiniz düzenleme onun dışında bir özel gelir yaratmaya matuf. Dolayısıyla bütçenin birliği ilkesinde, genelliği ilkesinde temel prensip bir gelirin bir gidere tahsil edilmemesidir, bir havuzda toplanıp o giderlerin paylaştırılmasıdır. Dolayısıyla bu yazım tekniği zaten Maliye Bakanlığından da gelen bir görüştür. Bu teknik uygun olduğu için bu düzenleme yapılıyor efendim.

MURAT BAKAN (İzmir) - Şimdi, Bakanlık bir ceza kesiyor. Katılım payını Bakanlık doğrudan tahsil ettiğinde problem yok, Bakanlık alıyor katılım payını. Tahsil edemediğini niye Bakanlık alamıyor? Yani bütçe birliğiyle alakası yok bunun.

YASAMA UZMANI MUSTAFA BİÇER - Hazine uzman avukatları tahsil ediyor, Maliye Bakanlığı tahsil ediyor.

MURAT BAKAN (İzmir) - Yani bakanlık bununla ilgili Amme Alacakları Usulü Hakkında... Ya tahsil etsin de Bakanlığın alacağını tahsil ediyor yani Bakanlık için o konulmuş bir şeyi. Bizim burada muradımız şu: Ödemedi yüzde 80'i, yüzde 80'i Maliye hazinesine gidecek, siz o parayı alamazsınız Bakanlık olarak. Yani burada biz "Genel bütçeye gelir kaydedilmesin." demiyoruz; "Bakanlığa ödenmek üzere genel bütçeye kaydedilsin." diyoruz yani merkez saymanlığa. Bu, kanun değil ki. Biz bunu böyle yazalım, bir şey olursa Genel Kurulda Maliye Bakanlığına sorarız, şey yaparız yani böyle yazılması gerekir.

BAŞKAN - Ben şöyle söyleyeyim Sayın Bakan: Bunlar Maliye Bakanlığıyla beraber ilgili bürokratlarla bürokratlarla beraber istişare edilmiş ve konsensüs sağlanarak bu hâle gelmiş.

MURAT BAKAN (İzmir) - Maliye Bakanlığı elinde keser, hep kendine doğru yontar.

BAŞKAN - Yok, yok, hayır, hayır.

MURAT BAKAN (İzmir) - Burada, bütçe kendisinde olsun ister. Dolayısıyla, burada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, ciddi anlamda, çevre alt yapısıyla ilgili bu kadar da paraya ihtiyacı olduğu -önümüzdeki dönemde yatırımlarla ilgili- bir noktada, ona tahsil yetkisi verdiğimiz şey ödenmediğinde diyoruz ki: "Maliye hazinesine aktarılsın bu."

BAŞKAN - Hassasiyetine katılıyorum. Ben de bu toplantıda vardım, onu söyleyeyim. Maliye Bakanlığının diğer, yani olumlu görüşü bu. Yani, bunu tekrar tartışmaya mahal vermeden, zaten aynı bakanlık o bakanlık bu bakanlık, verebilir yani.

MURAT BAKAN (İzmir) - Değil, aynı değil, aynı değil Sayın Başkan.

BAŞKAN - Zaten çevreyle alakalı, çevre alt yapısıyla alakalı şu anda, burada gelirleri artıyor.

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, bir cümle istiyoruz.

BAŞKAN - Estağfurullah.

MURAT BAKAN (İzmir) - Bu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığını ilgilendiren bir gelir, çok net, zaten yukarıda yazmışız, "Bakanlığa ödenir." demişiz. Diyor ki: "Tahsil edilen katılım payları, tahsil edildiği ayı takip eden ayın 15'ine kadar Bakanlığa beyan edilir ve aynı süre içinde Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına ödenir." Biz diyoruz ki: "Genel bütçeye ödenmek üzere genel bütçeye gelir kaydedilir." Ya da "Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına ödenir." diyelim direkt. Bakın arkadaşlar, şöyle düşünün: Amme alacaklarıyla... Maliye hazinesi yapmak zorunda, ilgili kurum da yapabilir, kurum avukatı var.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Amme alacaklarının tahsilatıyla ilgili...

MURAT BAKAN (İzmir) - Hayır, hayır, ondan hiçbir sıkıntı olmaz. Her kurumun...

MAHİR POLAT (İzmir) - Kurumda avukat varmış efendim.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Var, var, kurum avukatı var.

MAHİR POLAT (İzmir) - Kurumda avukat varmış.

MURAT BAKAN (İzmir) - Kurumun avukatı tahsil eder. Bunu buraya kim koydu, anlayamadım ben? "Süresinde ödenmeyen katılım payı Bakanlığın ilgili vergi dairesince tahsil edilir." diyor, onu bir vergi olarak değerlendirmiş. Bu vergi değil ki, katılım payı.

MEHMET GÖKER (Burdur) - Sonuçta kavram kargaşası var, biri "ceza" biri "vergi" diyorsunuz.

MURAT BAKAN (İzmir) - Yani, burada, bakın arkadaşlar "Bu listede belirtilen tutarda geri kazanım katılım payı tahsil edilir." diyoruz, daha sonra bunu bir vergi şeyi olarak değerlendirip "Vergi dairesince takip ve tahsil edilir." diyoruz. Vergi dairesince değil, bunu Bakanlık takip ve tahsil etse... Vergi dairesine Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanun'a göre takibe koydu ya, Bakanlığın, vergi dairesine bir yazı yazması yeterli, bir yazı yazması yeterli. Yazar, yine şey yapar.