| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi (2/1286) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 15 .11.2018 |
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ben, öncelikle bu kanun teklifinin bu şekilde getirilmesinin aslında çok da doğru olmadığı kanaatindeyim, onu belirtmek isterim. Zira, Meclisimizin her türlü kararı almaya, yasayı çıkarmaya muktedir olduğunu biliyoruz ancak Meclisin abonelik sözleşmesiyle işlem yapan büyük şirketlerin alacaklarının takipçisi gibi bir pozisyona düşmesinin de çok doğru olmayacağı kanaatindeyim. Bunu aslında şöyle yapmak daha doğru olur diye düşünüyorum: İcra İflas Kanunu içerisinde ilamsız takiplerin düzenlendiği maddeye ilave edilerek merkezî takip sistemiyle "ilamsız takip" başlığı altında böyle bir düzenleme yapmanın daha uygun olduğu kanaatindeyim. Yani İcra İflas Kanunu bizim icra takiplerimizin tamamını, usulü düzenleyen kanun, bu da orada olsun. Oradan ayrı bir kanunla bunu yapmanın çok doğru olmadığı kanaatindeyim, bunu belirtmek isterim.
Yine konuşuldu, uzatmadan söyleyeceğim, avukat mecburiyeti niye diye düşünüyorum, bir avukat olarak bunu düşünüyorum. Biz elbette hem avukat olarak meslektaşlarımızın hukukunu, aynı zamanda siyasetçi olarak da vatandaşın hukukun korumakla mükellefiz. Avukat zorunluluğu şöyle bir sakınca yaratacak diye düşünüyorum, bunu da gözden kaçırmayalım, avukatlık ücreti, maktu vekâlet ücretini -işte bugün zannedersem 360 lira- geçen alacaklarda maktu vekâlet ücreti tahsil edilecek yani 360 lirayı geçtiğimiz zaman avukata da işte itiraz süresi içerisinde öderseniz dörtte 3'ü gibi yani 270 lira avukatlık ücreti olacak. 361 liralık takip yapacaksınız, 270 lira avukatlık ücreti, takibi yapılan avukata yazılacak. Biraz önce bahsettik, tahsil harcında vatandaşı koruyoruz, "Tahsil harcını düşürdük, yüzde 2 yaptık." diye vatandaşı koruduğumuzu ifade ettik ama burada avukatlık ücretinden de vatandaşı korumamız lazım, burada insaflı bir ölçü koymamız lazım burada. Mesela takip şirketlerinin, telefon olduğunu düşünelim veya işte ufak tefek, doğal gaz, 360 liraya kadar faturayı biriktirdi, ondan sonra koydu, avukatı 270 lirayı aldı. Şirketlerin bu suistimaline de açık kapı bırakmamamız gerektiğini düşünüyorum. Orada vatandaşı avukatlık ücreti açısından da bir avukat olarak koruyalım. Tabii, vatandaşı korurken meslektaşlarımızı da korumamız gerekir. Böyle bir düzenleme -benden önce konuşan vekil arkadaşlarımız da kısmen bahsettiler- taşradaki avukatlığı tamamen bitirecek. Yani büyükşehirlerde avukatlık şirketleri ve ortaklıklarıyla veya bu şirketlerin kendi bünyelerinde oluşturdukları hukuk büroları vasıtasıyla bu takipleri yaparak ve oradan tahsil imkânına kavuşarak taşradaki avukatlığı, bu firmaların taşralarda yaptığı küçük, kendilerini geçindirebilen avukatların işlerini tamamen elinden alacak. Buna nasıl bir çare bulabiliriz? Biz hepimiz işte meslektaşları, avukatlar olarak burada da bir çare üretmenin gayretinde olalım diye düşünüyorum.
Yine hem alacaklı, bu sistemin sadece abonelik sözleşmesiyle hizmet veren şirketlerin alacaklarına yönelik oluşturulan bir...
Herhâlde teklif sahiplerinin söylenenle bir ilgisi yok, biz yine anlatalım.
BAŞKAN - Başka şeyler peşindeler orada.
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Herhâlde yani, biz yine anlatmaya devam edelim.
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Halil Bey az önce önergeleri getirdi de kusura bakmayın.
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Bu sistem, Anayasa'nın eşitlik ilkesiyle de bağdaştırarak söyleyelim, alacaklı, borçlu ve alacaklı avukatı yönünden bir farklılık yaratıyor tüm icra takipleri açısından. Devlet haklı olarak kişinin kişiden alacağı konusunda özel hukuk ilişkisidir diyerek kayıtsız kalırken, burada, bu şirketlerin alacağı noktasında bu kadar gayretkeş olması biraz farklılık yaratıyor. Bu sistemi sadece abonelik sözleşmeleriyle değil, bu sistemden yararlanmak isteyen herkesi kapsayacak şekilde bir hâle de büründürmek gerektiğini düşünüyorum. Yani, bu farklılığın nedeni evet, bir yandan da kamunun yaptığı birtakım hizmetlerin veya özelleştirme neticesinde kamudan aldığı hizmetlerin devamı niteliğinde bu işleri yürütüyorlar ama icra hukuku ve takip hukuku açısından yaratılan bu farklılığı da gidermenin doğru olacağını düşünüyorum. Elbet bu firmalar, büyük firmalar yapacaklar bunu ama bundan faydalanmak isteyen şahısların da belli oranda buna entegre edilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Belge konusunda, özellikle belgenin olmaması itiraz vuku bulduğunda biliyoruz ki icra inkâr tazminatı söz konusu olacak. İtiraz ediyorsanız, icra inkâr tazminatına da yükümlü olmalısınız, doğru. Ancak, bu, diğer alacaklardan farklı olarak, mesela bir ticari ilişkide kişi bir borcu ödeyip ödemediğini hatırlayabilir, bilebilir, unutmaz ama bu her ay gelen onlarca fatura arasında biriken, geriye yönelik belki bir yıllık, iki yıllık süreç içerisinde gelen onlarca fatura arasında hangi faturayı ödeyip ödemediğimizi bizim takipte, ödeme emrinde bildirilen fatura tarihi ve sayısıyla vatandaşın anlamasını veya oradan bulmasını bekliyoruz. Bu, vatandaş üzerine bence gereksiz bir külfet. Belge eklensin, vatandaş onun üzerinden takip etsin gibi bir sonuca çıkmalıyız. Eğer icra inkâr tazminatıyla mutlaka sorumlu tutacaksak, o zaman belgeyi de göndermemiz gerekir diye düşünüyorum.
Teşekkür ederim.