KOMİSYON KONUŞMASI

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Arkadaşlar, şimdi, tabii, bu kanun teklifini ben iyi niyetli buluyorum ve bu konuda katkı verme noktasında biz de üstümüze düşen şeyi yapıcı olarak vereceğimizi taahhüt ediyoruz. Ancak, tabii ki bir muhalefet partisinin bakış açısıyla, değişik yönlerden bunun eksiklerini ve hatalarını göstermek de bizim görevimiz.

Şimdi, bizim 2 tane ana konuda itirazımız var aslında, bu itirazlardan biri de burası. Şimdi, mevcut hâlinde, şu anda uygulanan hâlinde buna benzer bir kurul var, 14 kişiden oluşuyor; bunun 10'u meslek birliği temsilcisi, 3'ü Bakanlık ataması, 1'i Genel Müdür. Bakın, 14'te 10 kişi meslekten geliyor ve 4 kişi sadece Bakanlıktan geliyor mevcut durumda. Şimdi siz bunun tamamını 7'ye indiriyorsunuz ve bunun 4'ünü Bakanlığın kontrolündeki bir yapıya kavuşturuyorsunuz.

Şimdi, bu anlayıştan vazgeçmemiz lazım. Şöyle: Yani hekimden fazla doktorluk bilmek, sanatçıdan çok sanatı bilmek falan gibi, böyle bir iddiamız oluyor. Şimdi, yürütmenin yargıya karıştığı bir tablonun içerisindeyiz bugün ama yani en azından sanatı ve sporu biraz rahat bırakalım diyorum çünkü insanların ekonomik sıkıntı içerisinde, siyasi münazaralarla altüst olmuş bir sosyal yaşamı var; burada sporla rahatlık buluyorlar, bir nefes alıyorlar, sanatla bir nefes alabiliyorlar. Yani en azından bu alanları ilgili kişilere bırakabilirsek, bunların üzerinde siyasi manevralar yapmazsak yani "bize göre bir sanat" "bize göre bir spor" demezsek daha iyi olur diye düşünüyorum. Dolayısıyla, sanatı sanatçıya bırakalım, tabii ki buna bir çerçeve çizmek için böyle özellikle çaba sarf etmeyelim. Bakın, bugün bu sizin uhdenizdedir, yarın bir başkasının uhdesine geçer. O yüzden yani bu nasıl iyi niyetle hazırlandıysa, öyle görüyorsak, iyi niyetli bir şekilde bu değişikliğin ben iyi bir girişim olacağını düşünüyorum.

Şimdi bir örnek vereceğim: Ortada bir RTÜK var. Şimdi, RTÜK'teki insanlar da belki kendi alanında ihtisas sahibi. Hani diyorsunuz ya oradan "Bunlar da sonuçta sanatçı olduğuna göre bunu Bakanlığın seçmesi neyi değiştirir?" Bakın orada neyi değiştiriyor? Erkan Tan diye bir provokatör çıkıyor, 6 milyon kişinin kafasının, kellesinin uçurulmasından bahsediyor; burada hiç devreye girmeyen bir RTÜK varken, bir yorum sayılabilecek şeyde bir haber kanalının spikeri hakkında derhâl soruşturma başlıyor.

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Kim diyor onu?

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - A Haber'in sunucusu -ismini yanlış okumuş olabilirim- Erkan Tan, evet.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Öbür yorum yapan kim?

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Diğer yorum neydi?

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Fatih Portakal Fox TV'de bir yorum yapıyor, bir sunum yapıyor ve bu hemen cezalandırılıyor ama bakın, Gezi'ye katılan 6 milyon kişinin kellesinin uçurulması talimatını, provokasyonunu yapan bir şahıs ve o kanal hakkında bugüne kadar hiçbir işlem yapılmadı. Şunu anlatıyorum: Kişiye göre bazı şeyler değişebilir, oradaki kişiler ne kadar bu işin erbabı olsalar da siyasi etki altında kalabilir. Biz de diyoruz ki: Sanat daha herkese aynı mesafede olması gereken şey, spor da öyle; bu alanlarda en azından biraz meslek erbaplarına bu işi bırakırsak... Sonuçta 1 kişidir buradaki şey, bizim önergemiz de zaten 4 kişi ilgili birimlerden gelsin, sektörden gelsin, 2 kişi de Bakanlığın gene sektörden seçtiği kişiler olsun, 1 de zaten Bakanlık temsilcisi; bunu daha makul görüyorum. Bu yasayı bu şekilde iyi niyetle hazırladığınızı düşünüyoruz, biz de bu iyi niyetin devam etmesini ve bu şekilde bunun kabul görmesini rica ediyoruz. Hepsi bu.