KOMİSYON KONUŞMASI

METİN İLHAN (Kırşehir) - Öncelikle ben de her iki bakanlığımıza teşekkür ediyorum.

Şimdi, benim de 6,5 yaşında bir çocuğum var, yaygın gelişimsel bozukluk tanısı aldı, iki yıldır da özel eğitim görüyor. Şimdi, özel eğitim gördüğü süre içerisinde, tabii ki orada benim gözlemlediğim, aileler çok sıkıntılı durumda, ailelerin psikolojisi çok bozuk. Yani bozuk olması da normal çünkü her türden sıkıntılı çocuklar var; ağır zekâ özürlüsünden hafif zekâ özürlüsüne kadar sıkıntıları olan aileler var. Ailelerin en çok istediği şey şu: Şimdi, tabii, anne çocuğuyla ilgileniyor ama evde bu çocuğun derslerini yapabilecek ya da yapmasına yardımcı olabilecek bir öğretmen olabilir mi? Yani Millî Eğitim Bakanlığı eve bir öğretmen görevlendirebilir mi ya da görevlendirilmesi için neler yapılabilir?

İkincisi: Özel eğitim kuruluşundan devlet okullarına geçişte yani bu çocuklar kaynaştırma sınıflarına verildikleri zaman hangi kriterlere göre okullara veriliyor ya da öğretmen neye göre seçiliyor, o öğretmen daha önce özel eğitimle ilgili herhangi bir eğitim almış mı, sertifikası var mı, o çocuğa faydalı olabilir mi? Çünkü benim gördüğüm şu: Bu teşhis konulduğu zaman ailelerin büyük bir kısmı kendini bırakıyor, psikolojik olarak sorunlar yaşıyor. Çocuk okula gidiyor geliyor ama ne kadar ilerliyor, ne kadar faydası var; buna aile çok da karar veremiyor çünkü ailenin o psikolojik sorunu atlatabilmesi için bayağı bir süreye ihtiyacı var, bayağı bir tedaviye ihtiyacı var. Yani bizim istediğim şu: Bu tür ailelere biraz daha önem verilmesi, çocuklarına önem verilmesi.

Şimdi, tabii, Türkiye'de öğrenci sayısı bir sınıfta 30, 40, hatta Doğu illerinde 50'yi bulan öğrenci sayısı var. Şimdi, bu, özel eğitime tabi tutulmuş ve destek almış öğrencilerin 20 kişilik, 25 kişilik sınıflarda olması çok büyük bir sıkıntı bence. Özel eğitime ihtiyaç duymuş bu öğrencileri kabul eden sınıfların bence sınırlandırılması lazım. 15 kişiyle sınırlandırılması uygun olacaktır diye düşünüyorum çünkü 30 kişinin arasına bu öğrenciyi attığınız zaman bu öğrenci orada kaybolacaktır yani hiçbir yeteneğini ortaya koyamayacaktır, sıkıntısını öğretmenine rahat anlatamayacaktır. Öğretmenin zaten 30 kişiyle uğraşması çok büyük bir sıkıntı. Millî Eğitim Bakanlığının böyle bir çalışması var mı? Özellikle özel eğitim görmüş öğrenciyi kabul eden sınıflarda, kaynaştırma sınıflarında öğrenci sayısını azaltma konusunda böyle bir çalışması var mı? Çünkü bunun gerçekten ciddiye alınması gerekiyor.

Ben çocuğumu özel bir okula verdim, maddi olarak her türlü gereksinimini karşıladık fakat özel okullarda bile bu öğrencilerin sıkıntıları aşılamıyor. Yani öğrenci ilerliyor mu, ilerlemiyor mu? Diğer öğrencilere daha fazla zaman harcanıp bu özel eğitime tabi tutulan çocuklara daha az sanki böyle zaman harcanıyor. Öğretmen çok fazla uğraşmak istemiyor çünkü diğer çocuklarla uğraştığı zaman buna çok fazla zaman kalmıyor. Yani böyle bir çalışması var mı Millî Eğitim Bakanlığının, öğrenci sayısını sınırlandırmayla ilgili böyle bir çalışması var mı?

Bir de ailelerin istediği şu: Maddi durumu çok çok kötü olan aileler var benim gittiğim yerde. Bu ailelere, özellikle bu çocukların annelerine maddi olarak devletin ciddi anlamda destek olması lazım. Bu aileler zaten kendini bırakmış durumda; baba ya çalışıyor ya çalışmıyor, eve para getiriyor mu getirmiyor mu o da belli değil ama annenin en azından o çocuğu ayakta tutabilmesi için... Tabii ki herhâlde bir destek veriliyor, 700-800 lira civarında bir destek veriliyor ama Türkiye şartlarında, asgari ücretin 2 bin lira olduğu bir dönemde böyle bir çocuğunuz varsa -böyle bir çocuğun ihtiyaçlarının çok fazla olduğunu düşünüyorum, ben kendi çocuğumda da görüyorum bunu- ihtiyaçlarının çok fazla olduğunu düşünüyorum, bu tür ailelere biraz maddi destek, özellikle asgari ücretin üzerinde bir destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu da en insani durum olur çünkü ailelerin en büyük sorunu, böyle bir çocuk dünyaya geldiğinde maddi sıkıntılarının olup da bu çocuğu tedavi ettirememesi, en iyi yerlerde tedavi görmemesi. Onun da zaten en büyük sıkıntısı ekonomik sorunlar. Yani ekonomisi iyi olan aileler bir şekilde araştırıyorlar, defalarca özel eğitim kurumlarını beğeniyorlar beğenmiyorlar, oradaki ortamı beğeniyorlar beğenmiyorlar ama maddi durumu kötü olan insanlar bir şekilde bir yer gösterdiğin zaman orada sabit kalıyorlar, çocuğa faydası var mı yok mu, bunun da farkında değiller. Ben istiyorum ki o ailelere biraz yardımcı olsun devletimiz. Millî Eğitim Bakanlığının böyle bir çalışması var mı?

Teşekkür ediyorum.