| Komisyon Adı | : | (10 / 242, 349, 392, 394, 397, 401) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Millî Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı temsilcilerinin yaptıkları sunumlarına ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 29 .05.2019 |
METİN İLHAN (Kırşehir) - Başkanım, aslında benim az önce söylemeyi unuttuğum bir şey vardı. Şimdi, böyle bir sunum yapıldığında, bizim gittiğimiz bu rehabilitasyon merkezlerinde birkaç aile yanımızda olsa, o aileler gerçek anlamda düşüncelerini ortaya koysalar, sıkıntılarını ortaya koysalar, ne gibi sorunları olduğunu ortaya koysalar yani bu görüşmelerde onlar da olsa bizim için iyi olur aslında.
İkincisi, şimdi, bu özel eğitim merkezlerine devam ediyoruz. Çocuk gidiyor öğretmeniyle eğitim yapıyor, bir süre sonra bakıyorsunuz, öğretmen "Beyefendi, artık ben burada olmayacağım, tayinim çıktı, millî eğitime geçiyorum." ya da "Buradaki şartlar çok iyi değil, KPSS'ye çalışacağım." diyor.
Şimdi, gerçekten yetişmiş bir eleman oluyor orada, öğrenciye tam faydası olacak, bir şeyler yapacak, öğrenciyi belli bir seviyeye getirecek, gidiyor, bakıyorsunuz, daha önceden hiç eğitim almamış, o okuldan belki mezun olmuş belki olmamış -onu da bilmiyoruz- bir öğretmen oraya monte edilmeye çalışılıyor. Yani bunun önüne geçilmesi lazım.
Şimdi, tabii ki millî eğitimde şartlar daha iyi, özel eğitim merkezlerinde çalışma şartları biraz daha ağır, sürekli çalışma ortamındasınız, birileri sizi sürekli takip ediyor, iyi misiniz kötü müsünüz, patronunuz iyi çalışıyor mu çalışmıyor mu ona bakıyor ama bir taraftan da bakıyorsunuz, işi öğrenmiş, tam öğrenciye faydası olacak kişi "Benim tayinim çıktı, ben gidiyorum, bundan sonra arkadaşıma sizi devredeceğim." diyor. Yani bir ergoterapi hocamız vardı, gerçek anlamda... Hani, ben ergoterapinin ne olduğunu da bilmiyordum, ben tıp doktoruyum ama bilmiyordum. Gerçekten de ergoterapi hocamız vardı. Bunların sayısı Türkiye'de çok azmış herhâlde, şartların çok ağır olduğunu, bu şartlarda çalışmanın çok zor olduğunu söyledi, "Çalışmam zor, onun için ben KPSS'ye çalışacağım, Millî Eğitim Bakanlığına atanmak için elimden geleni yapacağım." dedi.
Aslında şunu söylemeye çalışıyorum: Bu insanlar gerçekten ne kadar maaş alıyorlar, özlük hakları ne kadar var, bu insanlar orada nasıl tutulabilir, öğrencilere nasıl faydası olabilir?
Tamam, devlete geçtim mi ben daha az öğrenci bakarım, daha az öğrenciyle muhatap olurum, çok fazla insanlarla muhatap olmam, ama o özel eğitim kuruluşlarının bir standardizasyonu yok.
Mesela bize önerdikleri özel eğitim okulu vardı, oraya gittik, şartları beğenmedik, öğretmenler bize çok yeterli gelmedi, çocuk altı ay kaybetti orada ama daha sonraki yere gittiğimizde ortamın çok iyi olduğunu gördük, öğretmenlerin çok kalifiye olduğunu gördük, işi bilen öğretmenlerin olduğunu gördük. Bu insanları da kaybetmemek lazım, bu öğretmenlerin özlük haklarını vermek lazım, bu öğretmenler orada tutulduğunda millî eğitimde çalışan öğretmenin rahatlığını vermek lazım bu insanlara ki giden ailelere ve çocuklara bir faydası olsun. Böyle düşünüyorum. Bu öğretmenlerin orada tutulması için böyle bir çalışmanız var mı ya da Millî Eğitim Bakanlığından daha iyi şartlar oluşturulabilir mi?