KOMİSYON KONUŞMASI

MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Çok Değerli Başkanım, değerli Komisyon üyesi arkadaşlarım, temsilciler; öncelikle, Komisyonumuzu tüm katılanlarla birlikte saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkanım, teklif sahibine sormak istiyorum öncelikle:

1) Bu teklifi yaparken, bu teklifin içerisinde neden bu kuruluşa ihtiyaç duyulmuştur?

2) Zaten bu Tanıtım Ajansına verilen yetkilerin tamamı Bakanlığın Tanıtma Genel Müdürlüğünün yetkisindedir. Bakanlık Genel Müdürlüğü yeterince tanıtamadı mı bugüne kadar? Niye o yetkileri alıyoruz, özelleştirilmiş bir şirkete veriyoruz?

3) Bu bir şirket midir, kamu yararına kurulmuş bir şirket midir? Eğer bir şirket ise bu, Bakanlığın "turizm" kısmı tasfiye mi ediliyor?

4) Rahatlıkla gelirini alabildiği gibi, giderlerini rahatlıkla veriyor ama denetlenemiyor yani kendi kendini denetliyor. Bu kendi kendini denetleme yerine, Sayıştay'ın denetlemesinden neden uzaklaştırıldı? Sayıştay denetiminin burada kaldırılmasını doğru bulmuyoruz, Anayasa'ya da aykırıdır.

5) İhale, Kamu İhale Kanunu'na tabi değil. Demin teklif sahibi konuşurken İtalya'dan örnek verdi. Biz ülkemizin turizmini tanıtırken, anlatırken, turistleri buraya çekecek tanıtımı kim üzerinden, nasıl yapağız? Bakanlık mı yapacak, ajans kendi mi yapacak yoksa ajans, bir şirkete yani bir acenteye veya başka şirketlere ihale mi edecek veya doğrudan verecek mi? Bu konuda ciddi tereddütlerimiz var. Eğer bu, kamu yararına kurulmuş bir kurumsa, kuruluşsa o zaman bu kuruluşun Kamu İhale Kanunu'na tabi olması gerekir yoksa burada bir art niyet aranır, gelenin denetlenemediği gibi, giderin de denetlenemeyeceği ortaya çıkar.

Burada gerekli, işte otelciler, restorancılar, turizm... Mesela, bu işin asıl muhatabı olan belediyeler niye yok bu işin içerisinde, neden yok, niye katılmamış? Belediyeler Birliği niye alınmadı? Şimdi, turist geldiği zaman nerede konaklayacak, nereyi gezecek, nerede duracak, nerede yiyip içecek? O kentin muhatabı dikkate alınmamış. Demin verdiğiniz örnek gibi, nasıl bir Aksaray Kebapçısını orada bulup aldıysanız, örnek Muğla'yı veriyorum, Muğla büyükşehir belediyesidir, Belediyeler Birliğine bağlıdır. Belediyeler Birliği neden dikkate alınmamıştır?

6) Burada denetlenebilir olmak çok önemli. Otelcilerden bize gelen telefonlar durmadı. Yüzde 1 almak çok doğru değil. Bu bir KDV gibi alınıyor ve bu yüzde 1'in alınmasını doğru bulmuyoruz.

Değerli arkadaşlar, turizmin gelişmesi için öncelikli o ülkenin, bir, ulaşımı doğru mudur, doğru yönetiliyor mu bakmak lazım. İki, kara taşıması doğru mudur, doğru yönetiliyor mu, bir sıkışıklık var mı, bakmak lazım. Hava ulaşımına bakmak lazım, deniz ulaşımına bakmak lazım, konaklama alanlarına bakmak lazım, yeme içme alanlarına bakmak lazım, sağlık alanlarına bakmak lazım. Turist öncelikle bunları arar. Üç, turist, o geldiği ülkede can güvenliğini arar. Eğer o ülkede terör varsa, o ülkede can güvenliği yoksa sokakta gezen insanın can güvenliği olmadığı sürece bu ülkeye turist, bedava da verseniz, zor gelir.

Bir, ülkeye turistin gelmesi için öncelikle demokrasinin hayatta olması lazım. İki, adaletin olması lazım. Üç, o ülkenin anayasasının ve hukukunun işliyor olabilmesi lazım. Bu, turizmi etkileyen en büyük nedenlerdendir.

Turistlerin geldiği yerler genelde doğal sit alanları, tarihî alanlar, denizler, kumun , güneşin olduğu alanlar olduğu gibi... Bizim ülkemizde ne yazık ki en çok yapılan ve yaygın hayata geçen orman yangınları vardır. Bunlar önlenebiliyor mu? Turist doğa yürüyüşüne geldi, orman içinde yürüyecekse -madem bu tanıtımın içerisinde o da olacak, doğa yürüyüşü- orada bir yangın çıkmayacağının garantisi verilecek mi? Bunları anlatabilecek miyiz biz yeterince? Nasıl tanıtacağız biz bunları?

Belediyelerin tamamının altyapısı var mı? Bir kere bunlara bakmak lazım. Turisti getireceğiz ama bir yerin denize lağımı sızıyorsa ve o yerin altyapısı, kanalizasyonu yoksa turist oraya gelmez, orada sinek üretiliyorsa, sivrisinek varsa, mikrop kapacaksa turist, turist oraya gelmez.

İçme suyu var mı? İçme suyu tamamen olacak mı? Şebeke suları tamamen yeterli mi, bakıldı mı? Bunlar altyapı ve üstyapı sorunları olarak çözülmedikçe turizmi tanıtmak çok da doğru bir şey değil. Öncelikle, turistlerin rahatlığını sağlamak lazım.

Değerli arkadaşlar, burada yapılan yasayla birlikte Turizm Bakanlığının "turizm" kısmı yani Bakanlık devre dışı bırakılıp özelleştirildiği gibi, buraya gelen gelirler yine tekelde birleşiyor, yürütmenin tamamı Cumhurbaşkanına veriliyor yani Bakanlıktan alınıp saraya veriliyor tekrar. Bu doğru bir anlayış değildir arkadaşlar. Biz eğer doğru düzgün bir turizm yasası çıkaracaksak, kanunu çıkaracaksak gelin, bu işi zamana yayalım, bütün turizmcilerin görüşünü alalım, bütün belediyelerin görüşünü alalım, bütün işletmecilerin görüşünü alalım, Parlamentoda grubu olmayan partilerin de görüşlerini alalım, doğru bir kanun teklifiyle ülkemizi tanıtalım.

Evet, ülkemiz turist gelsin, hiçbir zaman mağdur olsun istemiyoruz. Ülkemiz kalkınsın, muhakkak kalkınmalı, onun için buradayız. Bizim görevimiz ülkemizi kalkındırmak, tanıtmak, anlatmak ama alelacele getirilmiş kanun teklifleriyle değil, daha sağlıklı, daha düzgün, daha doğru, Anayasa'ya aykırı olmayan kanun tekliflerini getirerek biz ülkemizi tanıtalım, bunu da şirketler üzerinden değil, Bakanlık bünyesinde, Bakanlığa o yetkileri verelim, Bakanlık o harcamaları yapsın, o tanıtımları yapsın, bu birimleri Bakanlığın bünyesinde kursun. Bir ajans, bir şirket değil, Bakanlık tarafından yürütülsün diyoruz.

Bunun için de biz bu kanun teklifinin tamamının tüm maddeleriyle birlikte geri çekilerek yeniden görüşülmek üzere başka bir güne ertelenmesini arz ve talep ediyoruz.

Tüm arkadaşlarımıza saygılar sunuyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Mürsel Bey.

Bakanlık ve Ziya Bey en son, değerlendirmelerden sonra söz alsın diye arzu ediyorum.

Ama şu katkıyı yapmak istiyorum: Tabii, ilk defa bir ajans kuruluyor falan değil. Aslında, Türkiye'de zaman zaman gerek Türk dünyası kültür başkenti faaliyetlerinde, şimdi İslam oyunları gündeme geliyor, daha önce Mersin'le ilgili gündeme gelmiştir. Ajanslarla ya da ajans olmayan yerlerde vakıflarla, kamu kurumları-özel sektör iş birliğiyle kurulan vakıflarla tanıtım faaliyeti yapılmaya çalışıldı bugüne kadar. Mesela, Antalya'daki kurulu tanıtım vakfı çok başarılı çalıştı. Bir ara ben brifing almıştım. Konya'da bir tanıtım vakfı kurduk bu amaçla. Dünyadaki 100'den fazla önemli şehirde tanıtım günleri falan düzenleyerek biraz böyle ilgiyi oluşturmaya çalıştık. Sadece bilgi olarak bunları aktarıyorum.

MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Sayın Başkan, tabii ki söylediklerinize katılıyorum. Burada tanıtmak çok önemli. Turizm müdürlükleri tüm illerde var, bu işi yeterince tanıtamıyor mu, anlatamıyor mu? Turizm müdürlükleri sadece bir harita dağıtmakla mı görevli? Bunları daha güçlendirebiliriz, geliştirebiliriz. Tüm illerde, ilçelerde var bunlar.

Bu, Varlık Fonu gibi kurulan bir fon, bir şirket. Gelin, biz doğrusunu yapalım, bunu erteleyelim, daha geniş bir zamanda tartışarak doğru şeyleri getirelim. Biz "yapmayalım" demiyoruz ama zamana yayalım, en doğrusunu, ülkenin kalkınması için en doğru olan kanun hangisi ise birlikte tartışalım, bunu getirelim. İki günde tartışarak, burada üç saatte konuşarak biz bunları gerçekleştiremeyiz.