| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun Teklifi (2/1988) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 04 .07.2019 |
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; şimdi ben bir örnek vereceğim teklif sahibi milletvekili arkadaşıma: Türkiye'de normalde 17 bin otel var değil mi? Bunun 14 bin tanesi belediyelere ait, belediye ruhsatlı, geriye kalan 3 bin otel de turizm belgeli, doğru mu? Şimdi biz diyoruz ki: Ben 17 bin otelin cirosunun yüzde 1'ini alacağım ama oraya 3 bin kişilik turizm belgesi olan da oraya adam gönderecek, oylamada 14 bin otelci oylamaya katılmayacak. Çoğulcu diyorsun ya oylamaya katılmayan bir otelden de o zaman niye yüzde 1 alıyorsun?
Şimdi bu yasa çıkıyor, şu an Ağrı'nın merkezinde veya ilçesinde bir otel var, acaba adamın haberi var mı? Yok ki. Ne olacak? Vergi dairesi "Kardeşim, böyle bir kanun var, sen şu kadar ciro yaptın, parayı ödemedin, ben sana icra getireceğim." diyecek. Bu işin gerçeği bu. Şimdi, çoğulcu istiyorsak o zaman hepsini katacağız, istemiyorsak o zaman 3 bin kişiden, turizm belgesi olan otellerden yüzde 1'ini alacağız ki yüzde 1 dünyanın hiçbir yerinde yok arkadaşlar. Ciro üzerinden yüzde 1'den bahsediyoruz. Yani o otelcinin, işletmecinin kâr marjı yüzde 7, yüzde 8'lerde şu an. Yani biz şöyle görüyoruz: Otelcileri sadece temmuz ve ağustosta görüyoruz. Otelcinin gerçek kazancı nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Nisan ve ekim arasındaki cirosuna bakacaksınız otelcilerin. Temmuz, ağustos cirosuna bakarak kazancı endeksleyemeyiz. Bu bir gerçek. Şu an zaten piyasa bozuk. Ben şimdi otelimi satmışım, dünyadan haberim yok, temmuz veya ağustosta benim kapımı çalacaksınız, diyeceksiniz ki: "Kazandığın cironun yüzde 1'ini bana vereceksin kardeşim." E, 2019'da bu adam kendi olanaklarıyla sattı, reklam parası verdi, eleman parası verdi, acenteyle iş birliği yaptı. Öyle değil mi? Hemen bu kanunu işleme koyup kapıya dayanıyorsun, diyorsun: "Kardeşim, yüzde 1'ini vereceksin cironun."
Değerli arkadaşlar, dünyanın her tarafına gidiyoruz, sayın bakanlar daha iyi bilir bizden. Gittiğinde zaten bu dünyanın her tarafında var, orada ayakbastı parası turist başına ya 2 dolar ödüyorsun ya 3 dolar, bazı yerlerde, İngiltere'de bazı bölgelerde 5 dolar ödemek zorundasın. O zaman bu yükü otelcilere koyacağımıza gelen turistlere 5 yıldızlı otelde 2,5 dolar alalım, 4 yıldızlılarda 2 dolar alalım, 3 yıldızlılarda 1,5 dolar alalım, 2 yıldız ve normal otellerde de 1'er dolar rakam koyalım, o daha garanti olur. Ama şu an biz işletmecilerden, üzülerek söylüyorum arkadaşlar, haraç alıyoruz. Böyle bir şey olamaz. Biz doğruları yapalım. Yüzde 1 korkunç bir rakam arkadaşlar, gerçekten korkunç bir rakam. E, o zaman ne yapacağız? Bundan sonra otelci satacak otelini, başka iş yapacak, başka alternatifi yok ki. Bu şartlarda adamın kazandığı parayı göreceksiniz, çoğu otelci bu işten vazgeçecek arkadaşlar, kolay bir iş değil bu. Yani 20 paundla her şey dâhil sistemi var adamın. Türkiye'de bugün bakalım, Sayın Bakana soralım, Antalya'ya gidelim, her şey dâhil sistemde 25-30 euro arkadaşlar ya. Bir gerçek var yani bu işin bir gerçeği var. Demin anlattım. Siz ulaşım sorununu halletmeden bu sorunu çözemezsiniz. Zaten ulaşımı hallederseniz bu sorun çözülür kendiliğinden ama şu an baktığım zaman, bu yasa çıkarsa, dürüstçe söyleyeyim, hiçbir otelci bu parayı ödemez arkadaşlar, ödeme şansı da olmaz. Yine takdir sizin. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak uyarımızı yapıyoruz, bu işin böyle yürümeyeceğini anlatıyoruz. Bu resmen bir vergidir, bu yükü otelcilerin başına yıkmamamız lazım, işletmecilerin başına yıkmamamız lazım.
Şimdi siz acentelerden binde 1 kâr alacağım diyorsunuz. Acenteler zaten dünyaya reklam veriyor arkadaşlar, yurt dışına gidiyor, broşür basıyor, eleman çalıştırıyor, yurt dışındaki, oradaki acentelerle iş birliği yapıyor, hatta hatta bunları da yaşadım, masada tur satan insanlara bile bir pay veriyorlar. Ben bunları yaşadım. Acenteyle anlaşma yaptım, gittim, acentede çalışan personele ekstradan para ödedim benim otelimi satsın diye, İspanya'yı satmasın diye. Bunları da yaptık. Şimdi, bir otelci bunu yaptığı zaman da ekstradan kendisi de masraf ödüyor. Yani gidiyor, oradaki tur operatörüyle anlaşma yapıyor. Kaç tane operatör? 100 tane. Diyorsun ki: "Kardeşim, her sattığında da 3 paund, 5 paund, euro veya dolar, neyse vereceğim." E, müşteri geliyor sana "Ben tatile çıkacağım, İspanya'ya gideceğim." diyor. "Ya, İspanya'yı boş ver. Türkiye'de ben bu otelde geçen sene kaldım, hayran kaldım, bir daha gideceğim, ben seni oraya göndereyim." İkna ediyor, gönderiyor. Aslında bunlarla ilgilenmemiz gerekiyor, işin gerçeği bu. O yüzden, bence bu yasa, turizmi geliştirecek bir yasa değil. Türkiye Cumhuriyeti zaten bütün vatandaşların da vergisini alıyor, otelci de vergisini ödüyor, turcular vergisini ödüyor. Zaten biz bu tanıtım bütçesini devlet olarak karşılayamıyorsak o zaman Türkiye Cumhuriyeti'nde oturup da düşünmemiz lazım arkadaşlar. Yani otelciler şu an vergisini veriyor mu? Veriyor. Tur operatörleri vergisini veriyor mu? Veriyor. Şu garaja gittiğin zaman, bilet kestiği zaman adam orada vergisini veriyor mu? Veriyor. Arkadaşlar, o tur operatörlerinin, acentelerin 2-3'ünün dışında adam kendini zor geçindiriyor, personel parasını ödeyemiyor. Yani sizin hayal ettiğiniz 3 bin, 5 bin, 10 bin tane acente bu işte deli para kazanıyor, deli gelir getiriyor; bu adamlar ayakta kalmak için mücadele ediyor, inanın ki 3-4 firmanın dışında. Anı Turu biliyorsunuz değil mi? Hepimiz biliyoruz. Anı Tur iflas etti arkadaşlar, ciddi bir kurumdu.
Şimdi, benim anlamadığım bir konu var: Sayın Bakanı ben bugün tanımıyorum, yirmi beş yıldır tanıyorum, beraber de bu işi yaptık, otelimize müşteri getiren bir acentenin sahibiydi o dönemde, bu işi de bilen bir arkadaşımız ama hangi vesileyle bu işi getirip daha yük bindirdi bu otelcilerin başına anlamış değilim, gerçekten anlamış değilim.
Bazılarını maddelere geldiğimizde görürsünüz arkadaşlar, neler yazıyor biliyor musunuz? "Bu toplanan paranın yüzde 70'ini reklam amacıyla, geri kalanını da yurt dışından gelen yatırımcılarına gerektiği destek vermek..." diyor. Bu ne demek, biliyor musunuz? Yarın bu bakan gider, başka bakan gelir; bu iktidar değişir, biz geliriz, başkaları gelir; ben o fonun başındayım, yetki bakanda, ben istersem o parayı x bir firmaya, yurt dışından gelen bir firmanın altyapısını, her şeyini cepten yaparım, adama veririm, bu kadar basit. Bu anlama geliyor bu. Yani doğru bir kanun yapmamız gerekiyor arkadaşlar.
Bakın, tekrar ediyorum, yurt dışına gittiğimiz zaman hepimiz para ödüyoruz. Otele yerleştiğin an 2 dolar, 3 dolar, bazı yerlerde 5 dolar senden ayakbastı parasını alıyorlar. O para zaten ya oradaki belediyelere gidiyor ya da hükûmete. Biz de bu şekilde uygulayalım, gelenlerde bu şekilde uygulama yapalım, bu paraya kimse dokunmasın, direkt fona gelsin, turizm tanıtımına gelsin, bu şekilde bu sorunu çözelim. Hele 2019'da hemen ben burada parayı alırım, 2020 yılında değerlendiririm dersek çok yanılmış oluruz. Sayın Bakanım, zaten tanıtım bütçeniz var, değil mi? Geçen sene de harcadığınız paralarınız var. O bütçe eksikse önümüzdeki bütçe görüşmesinde -sevgili başkanım burada- tanıtım için ekstra ilave bir bütçe yapılır. En azından 2019'u da bu şekilde atlatırız ve önümüzdeki döneme bakacağız gerçekte, bu işi kurtaracağız mı, kurtarmayacağız mı? Aksi takdirde, ben bu uygulamanın kötü olacağı inancını taşıyorum değerli arkadaşlar.
Hepinize teşekkür ediyorum.