| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2214) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 07 .10.2019 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Özür dilerim Sayın Başkan, bu katıldığınız ve bizim olmadığımız iki toplantının bir analizini yapar mısınız; ne konuştunuz, ne önerdiniz, neler oldu? Bir yasanın hangi boyutuyla ilgiliydi, bu yasanın hangi maddelerini tarımla ilgili olan bakanla paylaştınız merak ediyorum gerçekten?
BAŞKAN - Yani onu keşke gelip orada görseydiniz. Gelip de fikriniz varsa söyleseydiniz Orhan Bey.
Şimdi, tabiri caizse herkesin kendi gündemi vardı. Şimdi bunu da çok şey bulmuyorum, neticede tabiri caizse yemekten ve kahvaltıdan ibaret bir toplantı olduğunu düşünemezsiniz değil mi? Her bölgeden sorumlu milletvekilleri var. Ülkenin kendi içerisinde bulunduğu sıkıntılarla, bölgelerin talepleriyle alakalı herkes dolu bir fihristle geliyor, onlar konuşuldu ama. Tabiri caizse herkes kendi söyledi, kendi cevabını aldı.
Şimdi, efendim, Aydın Milletvekilimiz...
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bir önerimiz vardı, oylamaya bile gerek duymadınız ama tekrar etmek istiyorum. Önerimizin gerekçesini bir kere daha yenilemek isterim.
Denizcilik politikaları ve denizcilik kanunu gerçekten çok önemli. Bununla ilgili birçok alt konu olduğunu ve tartışılması gerektiğini, olayın ve sürecin Türkiye'nin geleceğini etkileyen bir kanun olduğunu hepimiz biliyoruz, burada olan herkes bunun farkındadır. O yüzden, ısrarla bir alt komisyon talebimiz var. Neden bu talebimiz var, kısaca söylemek isteriz; kısa kısa. Bir, 18 metre-20 metre meselesi var. İki, yasaklı av mevsimi var. Yasaklı av mevsiminde balık türlerinin yumurta bırakma dönemleri var. Yani siz bir bölgede 1 Eylülden itibaren yasağı kaldırdığınızda ya da daha doğrusu mart ayında ya da nisan ayında ya da haziran ayında yasağı başlattığınızda, yasağı başlattığınız o genel süreden sonra çeşitli balıkların yavru bırakma ya da yumurta bırakma, en azından ilk yavru bırakma olanakları var. Mesela istavrit nisan ayında yavru bırakıyor, barbun haziranda. Bu şu demektir: Haziranda barbun yasağı olmalı demektir ya da istavrit nisanda yasak olmalı demektir.
Biz şunu biliyoruz ki denizlerin temizlenmesinde... Hep şu laf söylenir: Deniz kendini temizler. Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; denizin kendi kendini temizlediği falan yok, çünkü o kadar çok kirletiyoruz ki.
CİHAN PEKTAŞ (Gümüşhane) - Orhan Bey, onu kim söylemiş?
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hayır, geleneksel olarak böyle bir şey söylenir.
Böyle bir şey yok. Bilin, mesela bir tek örnek vereceğim. Deniz patlıcanı denilen bir ürün var su altında ve denizi en önemli temizleyen kavramlardan bir tanesidir. Süzgeç görevi görür ama ne yazık ki bu ciddi bir şekilde avlanıyor ve birilerinin çıkarı için yok ediliyor. Mesela bunun avlanma yasağının öyle kısa süreli değil, çok uzun süreli olması gerektiğine dair talepler var.
HASAN KALYONCU (İzmir) - Ama öyle bir şey yok, yasak. Serbest olan yerler var, yasak olan yerler var.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Tam da onu söylüyorum işte, bir yasa yaparken bunların tekrar tartışalım. Demek ki buradan doğru...
HASAN KALYONCU (İzmir) - Bu dediğiniz konu "kaçak avcılık" kısmında gündeme geliyor, cezalar artırılınca bunun önüne geçilebilir. Yani bu, mesela İzmir Körfezi'nde bu var, kaçak avcılık yapılıyor. Yasak, kaçakçılık yapıyor. Bunun düzenlenmesi aslında burada var, metinde var.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Tamam.
Yani demek istediğim konu geniş, büyük. O yüzden, ısrarla bu kanun tasarısının, teklifinin alt komisyona gönderilmesine dair talebimizi yenilemek istiyoruz Sayın Başkan, Komisyona eğer sunarsanız memnun olacağız.