| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2214) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 07 .10.2019 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Başkanım, tekrar olacak ama aynı noktaya geliyorum. Bir baba olarak siz eğer bu kanun teklifini gördükten sonra çocuğunuzu su ürünleri mühendisi yapar mısınız?
HASAN KALYONCU (İzmir) - İstiyorsa tabii ki.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ne iş yapacak su ürünleri mühendisi? Hiçbir yetkisi yok, yetkisiz.
HASAN KALYONCU (İzmir) - Kendisi istiyorsa olur, niye olmasın?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Zaten o isteyenler yüzünden şu anda işsiz sayımız 8 milyona gelmiş.
İBRAHİM HALİL YILDIZ (Şanlıurfa) - İşte genel müdür olmuş.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bir tane örnek var Sayın Vekilim, başka da yok herhâlde, o da nasıl oldu bilemiyoruz artık, onu da bilemiyoruz. İmamın, ilahiyatçının genel müdür olduğunu da biliyorduk, ben takdir ediyorum, ne mutlu. En azından su ürünleri ve balıkçılığın başına meslekten biri gelmiş. İfade ettim, belki tekrar olacak sayın milletvekilim, bitkisel üretimin başında veteriner hekim var. İşte, tartıştığımız, ülkenin ekonomisini zarar ettiren ve Genç Çiftçi Projesi'nde içeride olduğunu söylüyor Sayın Başkanımız, TİGEM'in başındaki kim, hangi meslekten? İşte, şeyler karıştırılırsa olacağımız bu.
Şimdi, buradaki yetki karmaşasında bu gençlere yön versek, yol versek suç mu işleriz arkadaşlar. Bakın, saat on ikiden beri havanda su dövüyoruz aslında, biz size bazı şeyleri anlatmaya çalışıyoruz. Bu kanun kırk sekiz seneden beri değişmemiş, değişiyor. Yani orada bazı maddelere ihtiyar heyetini dahi koymuşlar, gülüyoruz aslında; hükûmet tabibi kalmadı, gülüyoruz. Arkadaşlarımızın, kanun teklifini hazırlayanların ve önümüze getirenlerin de ciddiyetten ne kadar uzak olduğunu da ortaya koyuyor bu aslında, "check" edilmeden bir şekilde gelmiş. Yani buraya bir ilave yapmak o kadar zor mu? Yani bu eğitimi alan çocuklarımızı onore etmek bu kadar zor mu? Güç bir şey mi? Biz suç mu işliyoruz, ben merak ettim. Biz öyle bir duruma geldik ki su ürünleri mühendislerini anlattıkça suçlu konuma geldik. Burada kalktık, olmayacak kişilere yetki verdik, asıl bu işte eğitim almış... Ben şimdi sevgili hocalarımı da aslında kınıyorum. Genelde nasıldır biliyor musunuz? Yüksek lisansta da paylaşırlar, o ona gönderir, bu buna gönderir. Ben de doktora yaptım.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Birbirlerinin çocuklarını toparlarlar.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Evet, o şekilde; o onu derse gönderir, bu bunu derse gönderir. Suçu çocuklar çekiyor şu anda.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hocam, Değerli Müdürüm, sataşma var size.
HASAN KALYONCU (İzmir) - Burada bize de sataşma var, öyle kimseyi kimseye göndermedik.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Değerli arkadaşlar, lütfen, şu kanun teklifinde şu değişikliği yapalım, hep beraber, bu akşam eve gittiğinizde vicdanınız rahat etsin. Yani çok büyük bir şey istemiyoruz, sadece bir meslek kuruluşuna bir yetki istiyoruz. Ve bugün belki bu eğitimi almış olan sizin çocuğunuz da olabilirdi.
İBRAHİM HALİL YILDIZ (Şanlıurfa) - Daha Genel Kurul da var, onu değerlendiririz.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - İnşallah değerlendiririz.
Yani burada bu eğitim almış sizin çocuğunuz da olabilirdi, bu şekilde bakmanızı yeğliyorum.
HASAN KALYONCU (İzmir) - Şimdi, hastalığı belirleme kokmuş mu, kokmamış mı diye değil ya; sağlıklı görünen balıkta da ağır metal birikimi var, pestisit birikimi var, ondan sonra, bunun içerisindeki farklı biyolojik analizler var.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Hocam, onun üretimini almış bu adam.
HASAN KALYONCU (İzmir) - Ama bir bakın şimdi, bunları belirlemek için... "Balığı gördüm, ha, bu hastalıklı değil, bunu satın." diye değil ki bir sürü analize giriyor, bunların hepsini bilmek gerek. Yani bu hekimliktir diyoruz, diyorsun ki "Olur mu!" Ama bu analizler sonucu... Yani işi ehline vermek açısından. Benim dediğim açık ve net, ben diyorum ki...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bu adam balık hastalıklarıyla ilgili eğitim almış mı?
HASAN KALYONCU (İzmir) - Almamış.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Almış Hocam, okudunuz, kendinizle çelişiyorsunuz. Bakınız, bizi herhâlde aptal yerine koyuyorsunuz, siz okudunuz Ankara Üniversitesini.
HASAN KALYONCU (İzmir) - Su ürünleri mühendisi orada.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Hocam, sizin okuduğunuzu söylüyorum ben, siz bize okudunuz, aldınız, cep telefonundan... Anatomi almış, fizyoloji almış, balık yetiştiriciliğiyle ilgili her şeyi almış; diyorsunuz ki "Almamış." O zaman siz yanlış söylediniz veya ne söylediğinizi bilmiyorsunuz.
HASAN KALYONCU (İzmir) - Bakınız, lütfen...
ZAFER IŞIK (Bursa) - Bakanlığın laboratuvarlarında su ürünleri mühendisi yok mu?
HASAN KALYONCU (İzmir) - Doktora gittiğinizde gözünüze bakıp ilaç yazmıyor size ya, analiz yapıyor, kan tahlili yapıyor.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Değerli arkadaşlar, yönetmelikleri anlattım size ve Sevgili Vekilim, siz geçen dönem vardınız herhâlde.
ZAFER IŞIK (Bursa) - Yoktum.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Yoktunuz, o zaman siz de benim gibi... Dedim ki 14 defa Maden Kanunu değişmiş, 12'sinde yoktuk, 2'sinde biz de vardık. Ya, bu kısa süre içerisinde çıkan kanun 14 defa değişir mi? Bir yıl vekillik yapmadık, o dönem içerisinde, tatil öncesi 2 defa Maden Kanunu çıkardık; ayıptır ya, yazıktır ya! Yani buraya bir madde koyarken yarın keşke demememiz için biz burada yırtınıyoruz, keşke dememek için, pişman olmamak için. Çok mu zor diyorum ya! Yani buraya bir ibare koymak o kadar zor mu, merak ediyorum.
Teşekkür ederim.