KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri, Sayın Genel Müdür, değerli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Genel Müdür, Varlık Fonu'nun ne olmadığıyla ilgili birtakım açıklamalar yaptı. Ben şöyle bir soru sordum kendime: Bu Varlık Fonu'nun içerisinde işçiyi, emekçiyi, emekliyi, küçük esnafı, çiftçiyi ilgilendiren ne var? Onların derdine derman olacak ne var? diye sorduğumda o alana yönelik hiçbir şey bulamadım. Dolayısıyla, Varlık Fonu, kuruluş amacı itibarıyla -biraz önce de gösterdim- Varlık Fonu değil hayırsız evlat fonudur bu Fonun adı. Bu Fonun adı Varlık Fonu değil sarayın ipotek fonudur. Öncelikle bu notu düşmek istiyorum.

Şimdi, torunlarımızın geleceğini karartan bir Fon'dur aynı zamanda, gelecek kuşaklara gelir değil borç aktaran bir Fon'dur. Bir kere aynı Türk tipi başkanlık sistemi gibi bu da ucube bir sistemdir. Özelleştirme gelirleri, kamu kuruluşlarının ihtiyaç fazlası kaynakları, finansal sistemden bulunacak kaynaklar, Hazinenin Türkiye Varlık Fonu adına borçlanması, aldığı borcun Türkiye Varlık Fonu'na devri gibi gelirlerden fon oluşturulmaya çalışılıyor.

Türkiye Varlık Fonu, başka ülkelerdeki gibi bütçe fazlası veya cari fazlanın kullanımı suretiyle gelecek kuşaklara gelir transferinin aksine, bugünden borçlanmak suretiyle gelecek kuşaklara borç transferi yapmayı öngörmektedir. Bu Fon'un, batan şirketleri kurtarma amacıyla kurulduğu, denetimi zayıf, paralel bir bütçe ve paralel bir hazine oluşturulduğunu ve bütçe dışı fon uygulamasının yeni bir versiyonu olduğunu söyleyen iktisatçılar var. Yine bir iktisatçımız "Denetimden ve düzenlemelerden muaf tutulan ve devletin tamamına sahip olduğu Türkiye Varlık Fonu'nun devasa borçları, devletin resmî mali tablolarında ve borç istatistiklerinde gösterilmeyeceği için Türkiye'nin resmî kamu borcu düşecek ve özel borcu artacaktır. Ancak mali disiplinsizlik de zirve yapacaktır." demektedir.

Ayrıca Türkiye Varlık Fonu uygulamasında Sayıştay denetimi yok. Türkiye Varlık Fonu uygulamasında -biraz önce de değinildi- tablo denetimine dayanan bir denetim yapısı tasarlanmış. Kullanılacak kamu kaynağına ilişkin bir hesap verebilirlik mekanizması öngörülmemiş. Dünyada varlık fonları, uluslararası yatırım araçlarına da yatırım yaptıklarından dolayı daha şeffaf ve uygun, uluslararası bağımsız denetime tabii. Türkiye Varlık Fonu ise her türlü denetimin dışında tutuluyor. Bu hâliyle ne kadar güven duyulabilir?

Devletin sahip olduğu her varlıkta o ülkenin yurttaşlarının hakkı vardır. Bu yüzden, Sayıştay denetiminin olması ve vatandaşların Fon'un işlemleri hakkında detaylı bilgi almaları gerekir. Ancak bu Fon ne yapar ne eder kimse bilmiyor, sadece basından izler hâlde vatandaşımız.

Sayın Genel Müdürümüz, Varlık Fonu hakkında bazı sorularım olacak: Türkiye Varlık Fonu Kanunu madde 4 fıkra üç diyor ki: "Finansman sağlanırken Türkiye Varlık Fonu portföyü üzerinde teminat, rehin, kefalet ve ipotek tesis edilebilir. " Şu ana kadar portföydeki varlıklar veya bunların hisse senetleriyle ilgili teminat, rehin, kefalet ve ipotek tesis edilmiş midir?

Bakanlar Kurulu kararı madde 11'de "Şirket bünyesinde tespit edilen risklerin de izlenmesine imkân verecek şekilde bir iç kontrol sistemi oluşturulur." denmektedir. İç kontrol sistemi oluşturulmuş mudur? Şirketin iç kontrol ve denetimine ilişkin şu ana kadar bir rapor hazırlanmış mıdır? Şirketin iç denetçisi ve iç kontrol birimi var mıdır?

Bakanlar Kurulu kararı madde 18'de: "Şirket, kendisine ve Varlık Fonu'na ait yıllık faaliyet raporlarını şirket internet sitesinde ilan eder. Faaliyet raporlarının içeriği yönetim kurulu tarafından belirlenir." denmektedir. Şirket şu ana kadar faaliyet raporu yayınlamış mıdır?

Fonun yönetim kurulunda Cumhurbaşkanı ve Hazine Bakanı gibi siyasi kişilerin yer alması diğer ülke örneklerinde görülen bir durum mudur? Sayın Genel Müdür, siz konuşmanızın başında dediniz ki: "Biz Malezya örneğini ele aldık." Biliyorsunuz, Malezya Başbakanı geçen yıl, oluşturdukları fondan 4,5 milyar dolar aldığı iddiasıyla yargılanmıştı ve tutuklanmıştı ve Başbakan Necip Rezak "Aldatıldım." demişti. Cumhurbaşkanlığı ve Hazineye bağlı merkezî denetim elemanlarının Türkiye Varlık Fonu'nu denetlemeleri ne kadar sağlıklıdır ve tarafsız bir şekilde ne kadar sağlanacaktır?

Kendi idare amirlerinin yönetim kurulunda olduğu bir şirketi hakkaniyetle nasıl denetleyebileceklerdir bu siyasiler?

Şirketin şu anki portföy değeri toplamı ne kadardır ve portföydeki varlıklar nasıl değerlendirmeye tabi tutulmaktadır?

Ulusal Varlık Fonu Enstitüsü (SWFI) isimli uluslararası bir kurumun internet sayfasında, Varlık Fonu'nun toplam portföy değeri 40 milyar dolar olarak gözükmektedir; bu rakam doğru mudur?

Kuruluşundan itibaren kaç adet alt fon oluşturulmuştur? Bunların performans durumları, getiri/zarar durumları nedir? Bu alt fonlarda kaç profesyonel portföy yöneticisi çalışmaktadır?

Fon Borsa İstanbul'da, yurt dışı borsalarda işlem yapmakta mıdır?

Türkiye'deki döviz piyasasına yönelik dolar, euro, yurt içi ve yurt dışında işlem yapılmakta mıdır? Varsa bunların miktarları nedir?

Şu ana kadar yurt içi ve yurt dışı piyasalardan ne kadar borçlanma yapılmıştır? Faiz oranları ve vadeleri nedir? Bunların ne kadarında Hazine garantisi vardır? 2019, 2020, 2021 yıllarında ödenecek borçların anapara ve faiz ödemeleri ne kadardır?

Fonun bir borçlanma üst limiti var mıdır?

Sınırsız bir borçlanma yetkisine sahip olduğu ileri sürülüyor, bu doğru mudur?

Fon dışarıdan danışmanlık hizmeti almakta mıdır?

Fonla ilgili bilgiler şirket dışından birileriyle, örneğin McKinsey'le paylaşılmakta mıdır?

Fon, İstanbul Finans Merkezi inşaatını üstlenen Ağaoğlu, YDA ve İntaş'ın taahhütlerini yerine getirememesi üzerine projenin yaklaşık 465 bin metrekarelik kısmının proje, hafriyat, arsa bedelleri ve bugüne kadar tamamlanan inşaat maliyetleri dâhil olmak üzere 1,67 milyar TL karşılığında devralındığı açıklandı. Bu devralmanın Fon'a ne gibi bir getirisi olacaktır?

Fonun, sorunlu şirketlerin kurtarılmaya çalışılması gibi bir görevi var mıdır?

Belirtilen 1,67 milyar TL değer nasıl bulunmuştur? Bağımsız değerleme yaptırılmış mıdır? Bu kadar yüksek bir meblağ Fon tarafından nasıl karşılanmıştır?

Kamu Borç Yönetimi Raporu'na göre Türkiye Varlık Fonu Hazine garantisi kapsamında 1 milyar euro borçlanmış. Türkiye Varlık Fonu hangi amaçla bu kadar yüksek tutarda borçlanmıştır? Bu tutar iddia edildiği gibi YDA, Ağaoğlu ve İntaş gibi şirketlere olan borcun ödenmesinde mi kullanılmıştır?

Fonun 2020'nin ilk yarısında tahvil ihraç etmeyi planladığı iddia edilmektedir. İhraçtan gelen tutar enerji ve inşaat şirketlerini kurtarmada mı kullanılacaktır?

Fonun, Sabah gazetesinin ortaklarından olan Kalyon grubunun zor durumdaki enerji yatırımlarına da ortak olacağı iddiası medyada yazılmıştır. Bu iddia hakkındaki açıklamalarınız nelerdir?

Türkiye Varlık Fonu bünyesine giren kamu sermayeli şirket ve kurumların dönem sonu gelirleri ve dönem sonu kârları genel bütçeye aktarılmaktaydı. Şimdi ise bu dönem sonu kârları Fon bütçesinde harcanacağından genel bütçedeki bu kadar azalış nereden karşılanacaktır?

BAŞKAN - Evet Sayın Girgin...

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Ya vatandaşın sırtına bu yeni vergiler konacak ya da genel bütçede açık kadar devlet daha çok borçlanacak.

"Borçlanmanın büyümeyi hızlandıran bir özelliği var." diye bir açıklamanızı okudum Sayın Genel Müdürüm eylül ayı içerisinde. Başka ülkelerde varlık fonu gelecek kuşaklara bütçe fazlası ve gelir aktarmak için kurulurken bizdeki Varlık Fonu gelecek kuşaklara borç aktarmak için mi kurulmuştur?

Teşekkür ediyorum.