| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2018 Yılı Raporu hakkında hazırlanan alt komisyon raporu üzerine görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 31 .10.2019 |
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Şimdi, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı maalesef işini yapmıyor; bu, açık bir gerçek. Ben şahsen İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığına en çok başvuru yapan milletvekiliyim sanırım ama başvurularımızdan bir tek ihlal neticesi bile alamadık. Onlarca, yüzlerce ihlal bildirdik ama ihlalle ilgili bir açıklama gelmedi.
Şimdi, mesela Pınar Birkoç -ismini de vereyim, ezberimde çünkü- cezaevinde bir genç öğrenci. Cezaevinde kendisine yapılan kötü muamelelerle ilgili bir dilekçe vermişti, bize gelen cevap "Bu, yargıya intikal etmiştir, bunun için bir şey yapamayız." Bunun gibi birçok vakayı biz bildiriyoruz "Yargıya intikal etmiştir, bir şey yapamayız." diyorlar. Ya, cezaevindeki işkence, kötü muamele olayı... Yani bunun yargıya intikal etmesi Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bunu araştırmayacaksa neyi araştıracak? Yani zaten birçok dilekçemizi de böyle geri gönderdiler. Biz daha sonra kendilerine ispatlayarak bunun yargı konusu olmadığını, insan haklarının en önemli konusu olan cezaevlerindeki insan hakları ihlaliyle ilgili bir durum olduğunu belirttik ve kimisi tekrar incelemeye alındı. Şimdi, bu çok açık. Onlarca, belki yüzlerce de dilekçemiz böyle oldu. "Yargıya intikal etmiştir." dendi ama biz yargı konusu olmadığını, çeşitli devlet kurumlarında idarenin ihlalleri olduğunu da ispatladık, bir kısmı belki tekrar incelendi ama yine de sonuç alamadık. Belki Komisyona giden dilekçelerin yarısı benden gitti ama tek bir ihlal tespit edilemedi. Bize gönderilen cevaplarda... Bakanlıkların cevapları bize gönderiliyor. Yani çeşitli devlet kurumlarının avukatlığını yapmak değil ki İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığının görevi. Biz İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığıyız, bağımsız bir kuruluşuz, değişik partilerden vekillerin oluşturduğu bağımsız bir kuruluşuz ve devlet kurumlarındaki ihlalleri araştırıyoruz.
Şimdi, bakıyorsunuz Halfeti'de, Ankara Emniyetinde işkence oldu, bununla ilgili İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tek bir araştırma yapmadı. Ankara'da ve diğer illerde kaçırılan birçok insan oldu, defalarca Başkanlığa "Bu konuyu araştıralım." dedim, şu ana kadar, şubattan beri 7-8 kişi kaçırıldı ve "Ya, işte, belki kaçıp gitmiştir sağa sola." falan gibi gayriciddi cevaplar aldık ama sonradan bunlardan 5'i aniden, ışınlanmış gibi Ankara Emniyetinde ortaya çıkıverdiler. Bunlar hakkında tek bir araştırma yapılmadı. Yani insan hakları alanında, bu kadar önemli bir konu, durup dururken insanların sekiz ay kaybolması ve sonra aniden Emniyet Müdürlüğünde çıkması İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığını ilgilendirmiyorsa başka neyi ilgilendirecek?
Bakın, OHAL Komisyonuna gittik, OHAL Komisyonuna çok skandal belgeler sundum. OHAL Komisyonu Başkanı bize yalan ifadelerde bulundu ve orada güya bu ifadeleri kabul edildi. Daha sonra biz belgelerin aslını Komisyon Başkanı Sayın Çavuşoğlu'na da götürdük, kendisi de tetkik etti, şu anda ilgili birim, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bu konuda soruşturma yürütüyor, kendisi de bunu çok iyi biliyor. Yani birtakım şeylere böyle ön yargıyla "Efendim, bu yalandır, bu şöyledir, bu böyledir." diye yaklaşırsanız insan hakları ihlallerini inceleyemezsiniz. Ben İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda bulunmadan önce de insan hakları savunucusuydum. İnsan hakları ihlalleri böyle incelenmez. İhlali yapan kurumun verdiği cevabı bana göndererek insan hakları ihlali araştırılmaz. İnsan hakları ihlali için raporlar oluşturursunuz, karakollara aniden baskınlar yaparsınız. Buraya İçişleri Bakan Yardımcısı gelmişti, Ankara Emniyet Müdürlüğündeki bir ihlali bildirmiştik, bu kaçıranlarla ilgili... İdeolojisi şu bu, benim için hiç önemli değil, her kesimden insan kaçırılıyor Türkiye'de. Zamanında beyaz Toroslarla kaçırıldı, şimdi de siyah Transporterlerle kaçırılıyor. İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce buraya geldi ve bize açıklama yaptı -bakın, bunların hepsi tutanaklarda var- dedi ki: "Bu kaçırılanlar hakkında herhangi bir şekilde bizim bilgimiz yok. Bizim bu insanlar hakkında arama kararımız var, nerede olduğunu bilmiyoruz." Çarşamba günü bunu demişti bize Komisyonda, ben de cuma günü Ankara'da bu insanların kaçırıldığı yere gittim. Ankara'da Çamlık Mahallesi'nde, sizi de götürebilirim.
BAŞKAN - Siz kaçırıldıkları yeri de biliyorsunuz?
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Evet, biliyorum, araştırdım.
OYA ERONAT (Diyarbakır) - Siz kaçırdınız o zaman.
BAŞKAN - Güzel, her yeri biliyorsunuz!
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Ve mahalleye gittim Sayın Başkan, araştırdım, tüm mahalleliye de sordum, tüm mahallelinin gözü önünde beş saat süren bir operasyonla, 50-60 kişilik bir polis ekibi 13 Şubat günü bu insanları alıp götürmüş ama ta temmuz ayında Emniyet Müdürlüğünden sorumlu İçişleri Bakan Yardımcısı bize "Bu kişilerden haberim yok." diyor. Bakın, o kadar çarpıcı ki, çarşamba günü bana İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce diyor ki: "Bizim bu kişilerden haberimiz yok." Ben iki gün sonra gidiyorum, Ankara Çamlık Mahallesi'nde tüm mahalleliyle, bakın...
BAŞKAN - O zaman kaçırılmamış yani siz bunların bulundukları yeri biliyorsunuz Sayın Vekilim, demek ki kaçırılmamış bunlar.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Hayır, kaçırılmışlar.
OYA ERONAT (Diyarbakır) - Siz kaçırdınız o zaman!
BAŞKAN - Olayın özelinde...
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Sayın Başkanım, bir dakika dinleyin de ön yargılı davranmayın.
BAŞKAN - Hayır, ön yargılı davranmıyorum ama...
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Bir saniye müsaade edin, size ne yaşadığımı anlatayım.
BAŞKAN - Ama, şimdi, bakın, böyle...
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Ama bir dakika, Sayın Başkan, bu kadar önemli bir konu hakkında ön yargıyla davranmayın.
BAŞKAN - Bakın, her şey çok önemli, bugünkü toplantımızın önemi budur.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Bakın, ben size ne yaşadığımı anlatayım.
BAŞKAN - Ben bir şey sorabilir miyim?
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Tamam, iki dakikada bitiriyorum.
BAŞKAN - Bu raporla ilgili görüşünüzü almak istiyorum, bunu okudunuz mu?
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Onunla ilgili de bir iki cümle söyleyeceğim, bitiriyorum.
BAŞKAN - Şimdi, bu kadar bizim dâhil olmadığımız, gerçekliği tartışılan konularda bu kadar çok uzatmayalım.
Buyurunuz.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - İki dakika konuşayım da susayım sonra.
BAŞKAN - İki dakika değil, kaç dakika oldu?
Buyurun, toparlarsanız sevinirim Sayın Vekilim.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Buyurun gidin siz de Ankara Çamlık Mahallesi'ne, İçişleri Bakan Yardımcısını sadece 1-2 kişinin değil, tüm mahallelinin nasıl yalanladığını göreceksiniz. 50-60 kişilik bir polis ekibinin gelip bu 2 kişiyi alıp götürdüğünü tüm mahalleli görmüş, beş saat süren bir operasyon. 13 Şubatta olmuş bu olay, tüm mahalleli bunu bana anlatıyor.
METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Niye götürmüşler?
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Ben de niye götürüldüklerini bilmiyorum.
MEHMET TAYTAK (Afyonkarahisar) - Bırakıldığında sorulmadı mı?
HÜDA KAYA (İstanbul) - Emniyette çıktı zaten bunlar.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Emniyette çıktı adamlar, adamlar Emniyette çıktı zaten. Sekiz ay sonra, bu adamlar bir şekilde kaçırılmış ve sonra...
BAŞKAN - Sayın Vekilim, bakın, değerli vekil arkadaşlar diyor ki: "10'uncu kez dinledik bunu." Lütfen biraz da bizim hukukumuza saygı duyun ve bunu toparlayalım.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Hayır ama bakın, 10'uncu kez dinlenildi ama İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bununla ilgili hiçbir şey yapmadı.
Kamu Denetçiliği Kurumuyla da ilgili 2 cümle söyleyeyim.
BAŞKAN - Evet, lütfen.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Kamu Denetçiliği Kurumuna da çok başvurumuz oldu, maalesef oradan da çok bariz ihlaller konusunda bile tek bir devlet kurumunu uyaran bir cevap alamadık. Hepsi örnek olarak var bende, hepsini de kendilerine sunarım. Birçok ihlal vardı ve tek bir cevap bile alınmadı, hepsini ayrı ayrı da size sunarım ama Kamu Denetçiliği Kurumu halkın değil, bence devletin, iktidarın avukatlığını yapıyor.
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz.
Sayın Vekilim, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve biz Dilekçe Komisyonu Meclisin denetim faaliyeti yapan Komisyonuyuz. Biraz evvel söylediğiniz konular zabıtlara geçti ama tabii ki tamamen size ait konuşmalar ve zabıtlarda da öyle yerini alacaktır. Bunun benzeri çok konuşmaları hem Genel Kurulda hem muhtelif Komisyonlarda yapıyorsunuz, zabıtlarda yerini alıyor. Belki de amacınız bunların zabıtlarda sıklıkla bulunmasını sağlamak.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Tabii, gerçekler zabıtlarda olsun zaten
BAŞKAN - Şunu söylemek istiyorum: Bugünkü toplantımızın amacı alt komisyon raporunu değerlendirmek. Biz bilgiyle ve gerçeklikle hareket etmek zorundayız. Şu raporu okuyup "Şu konuda eksiklik var." veya "Şu konuda şu düzenlenmeli." deseydiniz bizim için çok daha makbul olurdu ama buradan çıkıp dışarıda "Komisyon raporu yeterli değil." diyorsunuz, neticede de bu böyle bir sarmal şeklinde devam ediyor. Onun için bilgiyle ve gerçekliklerle konuşalım diyorum.
Tekrar Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkanıma söz veriyorum.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Bizim bulgularımızın hepsi gerçek Sayın Başkanım, hepsini de ayrıca takdim ederim size; öyle afaki konuşmuyoruz.