| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278 ) ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/277) ve Sayıştay tezkereleri a) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı b)Karayolları Genel Müdürlüğü c)Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ç)Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü d)Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 28 .11.2019 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Bakan, değerli Komisyon üyeleri, sevgili bürokratlar, Meclisimizin ve basınımızın değerli emekçileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakan, ben doğrudan sorulara girmek istiyorum, bir teşekkürüm de var ama onu en sona bırakayım müsaadenizle.
Geçtiğimiz aylarda Ankara'nın merkezi konumunda yer alan tarihî Ankara Gar binası hiçbir şekilde ihaleye çıkılmadan Sağlık Bakanının şirketine yirmi dokuz yıllığına tahsis edildi. Bu kadar önemli bir konumda yer alan tarihî özelliklere sahip bir bina neden ihalesiz olarak Sağlık Bakanının şirketine devredilmiştir? Devlet Demiryolları neden bu firmaya tahsis yapma kararı almıştır?
Diğer soru: 2018 yılı Temmuz ayında Çorlu'da meydana gelen elim olayda 25 vatandaşımız, aralık ayında Ankara'nın göbeğinde 2 trenin çarpışması sonucu 9 vatandaşımız, iki ay önce ise Bilecik'in Bozüyük ilçesinde yüksek hızlı tren hattını kontrol eden kılavuz trenin tünel içinde raydan çıkması sonucu da 2 makinistimiz hayatını kaybetti. Güvenilir bir seyahat aracı olarak bilinen trenler özellikle son aylarda neden insanlarımızın ölümüne sebep olmaktadır? Çorlu'da yaşanan olay neden hâlâ tam olarak aydınlatılamamıştır? Konu hakkında bilirkişi olarak seçilen kişilerin Devlet Demiryollarıyla ticari ilişkilerinin olduğu söyleniyor, bu iddialar doğru mudur?
Diğer bir sorumuz: Muğla Milletvekilimiz Sayın Suat Özcan Milas-Bodrum Havalimanı ana pistinin ne zaman açılacağını sorduğunda "Önümüzdeki günlerde ihalesi yapılacaktır." şeklinde cevap verdiniz. "Önümüzdeki günlerde" diyerek ihale süreci takvimi hakkında bilgi vermediniz ancak turizm bölgesi olan ilimizin bu büyük sorununun acilen çözülmesini hemşehrilerimiz adına bir kez daha iletmek istiyoruz. Bu konuda bir tarih verebilir misiniz?
Sayın Bakan, Türk Telekomun özelleştirilmesi tam anlamıyla fiyaskodur. Özellikle Telekomu konuşmak istiyorum. OGER Telekomun verimliliğini düşürmüş ve finansal yapısını oldukça kırılgan hâle getirmiştir. Hisse değerini 12 milyar dolardan 3,3 milyar dolara geriletmiş ve bu yüzden Hazinenin ve Varlık Fonu'nun elindeki hisseleri yaklaşık 4 milyar dolar erozyona uğratmıştır. 3 Türk bankasından alınan 4,5 milyar dolarlık krediye karşı rehnedilen hisselerin değeri bugün sadece 1,8 milyar dolardır. Bu vesileyle bankalar da önemli bir zararla karşı karşıya kalmışlardır. Türk Telekom OGER eliyle verimsizleştirilirken, borca batırılırken ve varlıkları satılırken yönetimdeki Hazine temsilcileri bunu izlemişlerdir. Bu Hazine temsilcilerinin karşılaşılan bu durum nedeniyle sorumlulukları vardır. Türk Telekom OGER yönetiminde yeni yatırımlarda verdiği sözleri tutmayarak tüketicileri eski teknolojilere mahkûm etmiştir, keza sesli sabit ücret ve internetteki yüksek tarifeler nedeniyle tüketiciler soyulurken hem yönetimdeki Hazine üyeleri hem de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gözlerini yummuşlar ve hatta bu konularda Türk Telekomun önünü açacak önemli kararlar alarak suça ortak olmuşlardır. Konuyla ilgili Bakanlığınızın yeni yol haritası nedir Sayın Bakan?
Sayın Bakan, taşımacılık iş kolu çalışma hayatında yaygınlaşan esnek çalışma ilişkilerinden fazlasıyla nasibini almaktadır. Özelleştirmelerle birlikte yaygınlaşan taşeronlaştırma, kayıt dışı çalışma gibi farklı esnek çalışma biçimleri diğer pek çok sektöre göre daha sık görülmektedir. TÜİK verilerine göre sektörde kayıt dışı çalışan işçilerin oranı yüzde 20'dir. Diğer yandan, kargo ve lojistik sektöründe asıl işlerin alt işverene verildiği de bilinmektedir. Asıl işler sadece bir taşerona değil, birçok taşerona verilerek örgütlenme de engellenmektedir. İş Kanunu'na aykırı bir şekilde asıl işlerin alt işverenlere verilmesinin önlenmesi için taşımacılık iş kolu ve diğer iş kollarında bir denetim yapılmakta mıdır Sayın Bakan? 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve ilgili yönetmelikte uluslararası norm ve standartlar da göz önünde bulundurularak taşıma hizmetleri esasları belirlenmiştir. Ancak bu esaslara uyulmaması ve bu konuda yeterli denetimlerin yapılmaması önemli sorunları beraberinde getirmektedir. Örneğin, şoförlere uluslararası standartların üzerinde araç kullandırılmakta, dinlenme ve yolda geçen süreleri gibi çalışma koşullarına ilişkin denetimler yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle bu iş kolu iş kazalarının yaşandığı sektörlerin başında gelmektedir. Bu konuda takometre uygulaması getirilmiştir ancak bu uygulamanın sağlıklı yapılabilmesi için altyapıdaki eksikliklerin giderilmesi ve denetimlerin muhakkak yapılması gerekmektedir. TÜMTİS sendikasının da talebi de bu noktadadır. Bu yönde yapılan bir çalışmanız var mıdır?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ŞİRİN ÜNAL - Tamamlayalım Sayın Vekilim.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tabii.
Sayın Bakan, değerli Komisyon üyeleri; biliyorsunuz, ülkemizde emekçilerin en sık yaşadığı sorunlardan biri ücretlerini alamamaları. Bu durum krizle birlikte daha da artmış durumda. Krizin etkileri her ne kadar iktidar tarafından reddediliyor olsa da gerçekler çuvala sığmıyor. Başta inşaat sektöründe olmak üzere pek çok iş kolunda işçiler alın terinin karşılığı olan ücretleri alamıyor. En son örnek GENTES firmasının işçilerinin yaşadığı örnek. GENTES şirketler grubunun Cezayir'deki otel projesinde çalışmaya giden inşaat işçileri büyük bir inşaatı tamamladılar ve birikmiş ücretlerinin ödeneceği sözü verilerek Cezayir'den memleketlerine altı ay önce döndüler. Ancak ne yazık ki işçilerimiz aylarca maaşlarını alamadılar, seslerini her yere duyurmak isteyen bu işçiler şimdi İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikasının öncülüğünde GENTES şirketler grubunun genel merkezi önünde direnişteler. İşçiler mağduriyetlerinin giderilmesi için GENTES iş verenine çağrıda bulunuyorum ve konuyu Komisyon üyelerimizin dikkatine sunuyorum.
Son bir teşekkür için söz istiyorum Sayın Başkan.
Sayın Bakan, biraz önce de size ilettim. Sabahtan beri hemen hemen bütün vekillerimiz de bunu söylüyor. Özellikle sorulara, yazılı soru önergelerimize sanırım en kısa sürede cevap veren bir bakanlıksınız. Bu konuda çünkü çok mağduruz biz. Muğla'yla ilgili 3 soru önergesi vermiştik iki ay önce, hemen hemen hepsinin cevabı geldi. Birincisi, orta refüjlerin bakımları, biliyorsunuz Karayollarına ait, turizm bölgesi Muğla bu konuyla ilgili daha dikkatli olalım şeklinde bir yazılı soru önergemiz vardı...
OTURUM BAŞKANI ŞİRİN ÜNAL - Sayın Girgin, tamamlayalım lütfen.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tamamlıyorum.
Bu konuda gerekli çalışmaları başlattığınızı söylediniz.
Diğer bir konu, uzun zamandır bitmeyen Denizli-Kale-Muğla yolu vardı turizm sektörümüz açısından çok önemli, bu konuda çalışmalar devam etmekte. Ne zaman biteceği şeklinde bir tarih verebilir misiniz?
Üçüncü de, Sayın Bakan, Menteş'e dönel kavşak... Kışın öğrenci yoğunluğu, kış nüfusu, yazın da turizm bölgesi olması nedeniyle biz, AK PARTİ'li Muğla milletvekillerimizle de görüştük, hepimiz bu konuda dertliyiz.
OTURUM BAŞKANI ŞİRİN ÜNAL - Teşekkür ederim Sayın Vekilim.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bitiriyorum, son cümlem Başkanım.
Hem Aydın yolu hem de Denizli yolu hem üniversitenin orada olması hem de hastanenin orada olması nedeniyle mutlaka ve mutlaka katlı kavşak tasarlanması gerekmektedir. Bu konuda desteğinizi istiyorum.
Teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum.